Hizbullah sahada yeni bir denklem kurdu

img
Hizbullah sahada yeni bir denklem kurdu YDH

İsrail’den gelen itiraflar, Hizbullah’ın askeri kapasitelerinin yok edilmediğini, aksine yeniden inşa edilip geliştirildiğini ortaya koyuyor.




YDH- Hizbullah liderliğinin çizdiği "günler, geceler ve saha" denklemi, bugün İsrail'in itiraflarıyla birlikte tarihi bir nitelik kazandı.

El-Meyadin'in derlediği bilgilere göre, İsrail tarafından yapılan açıklamalar, Hizbullah'ın kapasitelerinin hâlâ mevcut olduğunu, hatta yeniden inşa edilip geliştirildiğini ve savaş meydanında birkaç gün, sayılı geceler içinde yeni denklemler çizdiğini ortaya koyuyor.

Lübnan cephesinde sahadaki gerçekler

El-Meyadin, Lübnan cephesinin bu ayın 2 Mart'ında, "Hizbullah'ın kapasitelerinin felç edildiği" yönündeki İsrail iddialarının, sahadaki gerçekler karşısında silindiğini gösterdiğini belirtti.

İster füzelerin niteliği, ister sınırdaki konuşlanmanın doğası, isterse de işgal altındaki topraklardaki saldırıların derinliği açısından, 15 ay boyunca Lübnan topraklarına yönelik günlük saldırılarla desteklenen iddiaların, sahadaki gerçekler karşısında çöktüğü kaydedildi.

İsrail itirafları: Hizbullah bizi şaşırttı

İsrailli yetkililerin "Hizbullah'ın askeri stokunun sınırlı olduğunu" düşündükleri, ancak örgütün geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği hassas operasyonların bu anlatının zayıflığını ortaya çıkardığı belirtildi.

"Haaretz" gazetesi daha önce 2024 savaşından sonra, 7 Ekim'den bu yana Hizbullah'ın havan topları ve füzelerin yanı sıra İsrail ordusunun ön mevzilerine sürekli topçu mermileri ateşlediğini aktarmıştı. Gazete, mevcut çatışma sürecinde özellikle öne çıkanın ise "Lübnan'dan ateşlenen tanksavar füzelerinin yüksek oranı" olduğunu belirtmişti.

El-Meyadin'in aktardığına göre, bugün "bu kapasitelerin yok edildiği" iddialarının ardından, İsrail kanalı i24'ün muhabiri, "Hizbullah'ın atışların yoğunluğunu artırdığını" itiraf ederek, "Hizbullah'ın kapasiteleri yok edilmedi, bu yüzden yakın ve uzun menzillerde atışlar görüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Eşi benzeri görülmemiş" füzeler yeniden sahada

El-Meyadin belirttiğine göre, direniş daha önce İsrail içinde "İsrail'de ve hatta belki dünyada eşi benzeri görülmemiş" olarak nitelendirilen füzeler kullanmıştı.

Bu kapasiteler yeniden inşa edildi. Bir yılı aşkın süredir "eşi benzeri görülmemiş" olarak sınıflandırılan bu füzeler, bugün hâlâ İsrail güçlerini -kendi itiraflarıyla- aynı ölçüde, hatta daha fazla şaşırtıyor.

"30 bin füze bile tehdit oluşturmaya yeter"

El-Meyadin'in bildirdiğine göre, "İsrail Hayom" muhabiri, İsrail’deki belirsizlikten duyduğu endişeyi dile getirerek, örgütün “karmaşık gerçekliğe uyum sağladığını ve kendini yeniden inşa ettiğini” söyledi.

Muhabir, Hizbullah'ın tehdit oluşturmak için 150 bin füzeye ihtiyacı olmadığını, “30 bin füzenin bile tehdit oluşturmaya yettiğini” ifade etti.

El-Meyadin'in analizine göre, İsrail'in "30 bin füze tehdit oluşturmaya yeter" şeklindeki bu değerlendirmesi, açıklanan güven ile İsrail içinde Direniş’in kapasitelerine yönelik “fiili gizli korku” arasında açık bir çelişkiye işaret ediyor.

Savunma sistemleriyle övünen işgal ordusu, "sınırlı füzeleri" bile büyük bir endişe kaynağı olarak görüyor. Zira “tehlike yalnızca büyük sayıyla değil, örgütün cephaneliğini akıllı ve sürekli kullanma kabiliyetiyle” ölçülüyor.

İsrail basınından çarpıcı itiraflar

El-Meyadin'in aktardığına göre, bu bağlamda "Yediot Ahronot", İsrail ordusunun “tehdit düzeyini” doğru değerlendirmediğini, Rıdvan Gücü'nün tehdidine atıfta bulunarak kabul etti. "Kanal 13" ise "Tel Aviv"in değerlendirmelerinin başarısızlığını kabul eden bir İsrailli yetkilinin şu sözlerini aktardı: "Hizbullah'ın gücünü değerlendirirken hata yaptık, bu taktiklere başvuracaklarını düşünmemiştik."

"Ağır ve hassas füzeler... Hizbullah'ın yüzlerce var"

El-Meyadin belirttiğine göre, "Kanal 12" internet sitesi, İsrail’in ortasını hedef alan füze hakkında konuşarak onu "ağır ve hassas" olarak nitelendirdi.

Direniş’in işgal altındaki toprakların ortasına yönelik füze salvosu sırasında kullandığı "Fatih-110" tipi füze, ağır ve büyük savaş başlığına sahip, yüzlerce kilometre menzile ulaşabilen ve İsrail itirafına göre 4 kişiyi yaralayan bir füze olarak kaydedildi.

Eski hava savunma sistemi komutanı Tzvika Haimovich, füzeleri şöyle tanımladı: "Çok ağır ve hassas, Hizbullah'ın bunlardan yüzlerce var."

Ayrıca, örgütün füzeleri "Litani'nin kuzeyindeki bölgelerden" ateşlediğinde, "tehdit etme kabiliyetine sahip olduklarını anlıyoruz" diye ekledi.

Uluslararası medyadan Hizbullah değerlendirmeleri

El-Meyadin'in bildirdiğine göre, İsrail içinden gelen itiraflar, işgalin iddialarını çürüten uluslararası sitelere de yansıyor.

"Devdiscourse" sitesi, Hizbullah'ın 2024 savaşından sonra füze ve insansız hava aracı cephaneliğini yeniden stoklamak için çalıştığını ve bu savaşın onu yeni bir çatışma turu beklemeye ittiğini kabul etti.

Site, İsrail'in "Hizbullah'ın silah birikimini" engelleme girişimlerine rağmen, örgütün stoklarını doldurma ve yeni unsurlar toplama çabalarının devam etmesinin, İsrail ile herhangi bir çatışmaya girmek için “stratejik hazırlığına” işaret ettiğini ekledi.

"The Express Tribune" gazetesi ise haberini, "İsrail, Hizbullah'ın insansız hava araçlarını düşürmekte zorlanıyor ve yetkililer uzun bir savaş konusunda uyarıyor" başlığıyla duyurdu. Bu, işgal ordusunun önleme çabalarının hâlâ sınırlı olduğunu ve bunun da "kuzey topluluklarının tahliyesine" yol açacağını söylediği bir dönemde geldi.

Güney sahasında operasyonlar: Kuzeyin korkusu

El-Meyadin'in aktardığına göre, işgal rejimi Lübnan, işgal altındaki Filistin ve İran İslam Cumhuriyeti'nde katliam üçlemesine devam ederken, Hizbullah da halkını savunmaya devam ediyor. Direniş, işgal altındaki toprakları her bombaladığında operasyonlarının ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşıyor.

Direniş, saldırıya karşı koymaya, Devrim Lideri Seyyid Ali Hamenei'nin kanının intikamını almak, Lübnan'ı ve halkını savunmak ve tekrarlanan İsrail saldırılarına yanıt vermek amacıyla başladı. Bu kapsamda, işgal altındaki Hayfa kentinin güneyinde bulunan işgal ordusuna ait "Mişmar HaKarmel" füze savunma sistemini özel füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı.

Operasyonlar artan tempoda devam ediyor

El-Meyadin'in bildirdiğine göre, Direniş bu ayın 2 Mart'tan itibaren operasyonlarını sürdürdü. İsrail işgalindeki radar mevzileri, kontrol odaları, üs ve kışlalar, rejimin hava sanayii şirketinin merkezi hedef alındı. Lübnan hava sahasını ihlal eden İsrail insansız hava araçları düşürüldü ve Merkava tanklarının "efsanesi" yok edildi.

Direniş pusu ve doğrudan çatışmalarla yetinmedi, işgal ordusunun iletişim ve siber savunma birimine bağlı uydu iletişim istasyonunu da vurdu ki, bu, "iletişim sistemlerinin kalbi" olarak tanımlandı.

Ayrıca, hassas bir füzeyle "Beyt Şemiş"teki stratejik bir tesisi yok ederek, işgal altındaki toprakların ortasında hassas başlıklı karadan karaya füzeler kullanarak iki hassas noktayı vurdu.

İsrail'in Lübnan halkına yönelik tehditlerine karşılık Direniş, İsrail yerleşimlerini uyardı, füze saldırıları düzenledi ve askerleri hedef aldı.

Önümüzdeki günlerde neler olacak?

El-Meyadin'in belirttiğine göre, önümüzdeki gün ve gecelerde Direniş, hassas füze ve insansız hava aracı kapasitelerinden ve radar, kontrol odaları ve stratejik merkezleri vurma taktiklerinden yararlanarak İsrail işgalindeki hedefleri vurmaya devam edecek.

Son operasyonlar, güney Hayfa'nın bombalanmasından "Beyt Şemiş"teki hassas tesislerin imhasına kadar, tehditlere karşılığın artan bir tempoda devam ettiğine işaret ediyor ve direnişin, işgali sahada şaşırtan caydırıcılık dengesini koruma kabiliyetini teyit ediyor.

Bekaa sahasında düşman girişimleri boşa çıkarıldı

El-Meyadin'in bildirdiğine göre, Güney Lübnan'dan Bekaa'ya kadar Direniş, İsrail’e, uygun gördüğü her yerde nitelikli operasyonların süreceğini hatırlatıyor.

Aynı bağlamda Direniş günler önce, savaşçılarının ülkenin doğusundaki Bekaa bölgesinde bir İsrail çıkarma girişimine engel olduğunu, Nebi Şit beldesi kırsalındaki boşaltma bölgesini yoğun roket salvolarıyla hedef aldıklarını duyurdu.

İki gün sonra Direniş, işgalin Nebi Şit beldesindeki çıkarmasının başarısızlıkla sonuçlandığını ve bölgede yeniden çıkarma girişiminde bulunduğunu, ancak savaşçıların gözleri ve silahlarının onları gözlemlediğini açıkladı.

Gözler önümüzdeki günlerde

El-Meyadin'in değerlendirmesine göre, bugün tüm bu İsrail itiraflarından sonra, Hizbullah’ın nitelikli operasyonlarla işgale saldırılarının acısını tattırdığı konusunda hiçbir şüphe yok.

Ancak üzerinde tartışılan ve konuşulan konu, Direniş'in önümüzdeki gün ve gecelerde savaş ve çatışma meydanlarında neler hazırladığıdır. Suikastlara, darbelere ve istihbarat sızma girişimlerine rağmen Direniş, operasyonlarıyla İsrail’i şaşırttıysa, bugün işgali endişelendiren soru, Hizbullah'ın ortaya çıkan kapasiteleri değil, önümüzdeki gün ve gecelerin henüz göstermedikleridir.