İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) İran aleyhine kabul ettiği kararı "adaletsiz ve hukuksuz" olarak nitelendirerek tanımadıklarını açıkladı.
YDH - İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, Güvenlik Konseyi'nin ABD-İsrail saldırganlığına ilişkin İslam Cumhuriyeti aleyhinde aldığı karardan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Press TV'nin aktardığına göre İrevani, çarşamba günü düzenlenen ve İran karşıtı kararın kabul edildiği BMGK toplantısında yaptığı konuşmada, ülkesinin bu "adaletsiz ve hukuksuz" belgeyi tanımadığını belirtti.
Kararın kabul edilmesini Güvenlik Konseyi'nin güvenilirliği açısından ciddi bir gerileme olarak niteleyen İrevani, bu adımın dünya örgütünün sicilinde kalıcı bir leke bırakacağını kaydetti.
Dün BMGK'da, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlayan haydutluk eylemine karşılık bu iki ülkeye üslerini kullandıran Körfez ülkelerini füzelerle vuran Tahran'ın kınanmasına ilişkin karar tasarısı kabul edilmişti.
Karar taslağı Bahreyn tarafından sunmuştu. İran'ın Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerine yönelik saldırılarını derhal durdurmasını öngören bu karar taslağının oylamasında Rusya ve Çin'in çekimser kalması dikkat çekmişti.
Siyasi ajandalar gerçeklerin önüne geçti
İrevani, söz konusu hamlenin belirli üyelerin siyasi ajandaları doğrultusunda BMGK yetkisinin açık bir suistimali olduğunu vurguladı. Belgenin sahadaki gerçekleri çarpıttığını ve mevcut krizin temel nedenlerini kasten görmezden geldiğini ekleyen İrevani, "taraflı ve siyasi amaçlı" olarak nitelendirdiği dokümanın mağdur ile saldırganın rollerini tersine çevirdiğini ifade etti.
Bu durumun ABD ve İsrail rejimlerini daha fazla suç işlemeye teşvik ettiğini belirten İrevani, "Bu doğrultuda, Konseyin bugün attığı adımı tanımıyoruz. Bunu adaletsiz, hukuksuz, BM Şartı ve uluslararası hukukla uyumsuz; ayrıca barışın ihlali ve saldırı eylemlerinin belirlenmesine ilişkin yerleşik ilkeleri tamamen hiçe sayan bir eylem olarak görüyoruz" dedi.
Avrupalı üyelere ikiyüzlülük suçlaması
İran Temsilcisi, karar lehinde oy kullanan BMGK üyelerini, özellikle de Avrupalı olanları sert bir dille eleştirdi. Bu ülkelerin BM Şartı'nı ve uluslararası hukuku savunma iddialarının boş sözlerden ibaret olduğunu belirten İrevani, "İkiyüzlü ve sorumsuz tutumları, siyasi mülahazaların uluslararası hukuka ve BM Şartı'na olan bağlılıklarından önce geldiğini bir kez daha kanıtlıyor" diye konuştu.
İrevani, bu ülkelerin bağımsız bir yargı ve karar mekanizması işletmek yerine yalnızca Washington'dan gelen siyasi talimatları uyguladıklarını ifade etti.
İrevani, bazı BMGK üyelerine ABD ve İsrail'in işlediği ağır suçları, özellikle de Minab şehrinde 170 kız öğrencinin katledilmesini aklarken, suçu İran'a atma yönündeki art niyetli ve bariz girişimleri nedeniyle tepki gösterdi.
ABD ve İsrail rejiminin 28 Şubat'ta İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamenei ve bir dizi üst düzey yetkiliye yönelik "korkakça bir terörist suikastla" İran'a karşı "yasa dışı, gayrimeşru ve kışkırtılmamış" bir askeri saldırı başlattığını hatırlattı.
Bu haksız saldırganlığa; okullar, hastaneler, konutlar, spor tesisleri ve kamu hizmet merkezleri dahil olmak üzere ülke genelindeki askeri ve sivil altyapıya yönelik koordineli saldırıların eşlik ettiğini belirtti.
Söz konusu saldırganlık nedeniyle kadın ve çocuklar dahil 1.348'den fazla sivilin hayatını kaybettiğini, 17 binden fazla kişinin yaralandığını ve 19 bin 734 sivil alanın yıkıldığını veya hasar gördüğünü kaydeden İrevani, BMGK'nın görevlerini yerine getirememesi üzerine İran'ın, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca doğal meşru müdafaa hakkını kullandığını vurguladı.
Ayrıca saldırganların, uluslararası hukukun temel ilkeleri uyarınca yasaklanmış bir eylem olan bölgedeki bazı üçüncü devletlerin topraklarını kullanarak yasa dışı askeri saldırılar gerçekleştirdiğine dikkat çekti.
İran haklarından vazgeçmeyecek
İran'ın Batı Asya'daki saldırganların üslerine ve tesislerine karşı gerekli ve orantılı savunma harekatları yürüttüğünü belirten İrevani, bu misilleme saldırılarının bölge ülkelerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne hiçbir şekilde karşı olmadığını vurguladı.
"İran; egemenliğini, toprak bütünlüğünü, ulusal ve hayati çıkarlarını korumak için uluslararası hukuktan doğan haklarından asla vazgeçmeyecektir" diyen elçi, son olarak Güvenlik Konseyi'ne, ABD ve İsrail'i İran'a yönelik tüm askeri saldırıları derhal durdurmaya zorlaması ve uluslararası insani hukukun ağır ihlalleri konusunda tam sorumluluk almalarını sağlaması çağrısında bulundu.