Hizbullah'ın stratejik sürprizi İsrail güvenlik doktrinini sarstı

img
Hizbullah'ın stratejik sürprizi İsrail güvenlik doktrinini sarstı YDH

Hizbullah, son operasyonlarıyla savaşın başından bu yana en kapsamlı füze saldırılarını başlatarak İsrail'in "kapasite aşınması" iddiasını sahada çürüttü.




YDH - Lübnan direnişi ile İsrail arasındaki savaş, Hizbullah'ın dün operasyonlarına başlatmasıyla stratejik bir dönüm noktasına ulaştı.

Bu askeri hamle, İsrail'in Lübnan'ın güneyi ve Beyrut'un güney mahallelerindeki (Dahiye) halkı yerinden etme politikasına karşılık, kuzeydeki yerleşimcileri yoğun füze ateşi altında bölgeyi terk etmeye zorlayan askeri ve siyasi bir kararın yansıması olarak değerlendiriliyor.

Dün akşamdan bu yana artan füze saldırılarının yanı sıra kamikaze insansız hava araçlarının (İHA) İsrail askerlerinin yeni konuşlanma noktalarını hedef alması, işgalci rejimin askeri ve siyasi komuta kademesinde büyük bir karmaşaya yol açtı.

İsrail tarafı ise bu gelişmelere Dahiye ve diğer bölgelerdeki yıkımı artırarak ve geniş çaplı bir kara harekatı tehdidiyle karşılık verdi.

Ayrıca İsrail kaynaklarından sızan bilgiler, Tel Aviv'in Bekaa bölgesindeki operasyonlar için ABD'den yardım isteyeceğine ve Lübnan hükümetine ait stratejik altyapı tesislerini vurma tehdidinin masada tutulduğuna işaret ediyor.

İsrail istihbaratının "kapasite" tahmini çöktü

İsrail'in Kanal 12 televizyonu, operasyonun ilk dalgasını Hizbullah'ın savaşa dahil olmasından bu yana gerçekleştirdiği en kapsamlı saldırı olarak nitelendirdi.

Kısa süre içinde 100'den fazla füzenin fırlatıldığı belirtilen haberde, İsrail'in tüm senaryolara hazırlandığını iddia etmesine rağmen Hizbullah'ın doğrudan derinlikteki hedefleri vurmasıyla "sürprizle karşılaştığı" kaydedildi.

Üst düzey bir İsrail güvenlik yetkilisi, son füze salvolarının Hizbullah ve İran arasında tam bir koordinasyonla gerçekleştirildiğini vurguladı.

Aynı yayın organı, iki yıl geçmesine rağmen Hizbullah'ın kapasitesine dair istihbarat verilerinin küçümsendiğini belirterek; Rıdvan Birliği ve diğer birimlere bağlı gerilla hücrelerinin, bir yılı aşkın süren yoğun hava saldırılarına rağmen Litani nehrinin güneyinde mühimmat depolarına erişim sağlayarak mevzilenmeyi başardığını aktardı.

İsrail ordusunun "yok edildiğini" öngördüğü bazı yeteneklerin sahada hala aktif olduğu görüldü.

Sahadaki bu tablo karşısında Tel Aviv'de, saldırıların Lübnan devletini ve ulusal altyapısını kapsayacak şekilde genişletilmesi yönündeki sesler yükselmeye başladı. İsrail basınında yer alan habere göre bir güvenlik yetkilisi, "Bize seçenek bırakmadılar, Lübnan'daki kampanya genişlemeli; karşı tarafta konuşulacak kimse yok" dedi.

Bir diğer yetkili ise eğilimin operasyonu büyük ölçüde genişletmek yönünde olduğunu ancak bunun kara harekatını kapsayıp kapsamayacağının henüz netleşmediğini ifade etti.

Kan televizyonu, İsrail hükümetinin aracılar vasıtasıyla Lübnan hükümetiyle dolaylı bir diyalog yürüttüğünü ve "Lübnan ordusu Hizbullah'a karşı harekete geçmezse Lübnan'ın ulusal stratejik tesislerinin hedef alınacağı" yönündeki tehdidini yinelediğini bildirdi.

İsrail hükümetine yakınlığıyla bilinen Amit Segal, sahadaki gerçeklerin resmi açıklamalarla çelişmesi üzerine iki kritik soru yöneltti: "Hizbullah'ın savaşın en şiddetli bombardımanını yapacağını biliyorduysak neden daha güçlü saldırmadık? Neden önleyici bir sürpriz darbe indirmedik?"

Segal, güvenlik yetkililerinin beklenen saldırı konusunda uyarmasına rağmen ordunun neden "sakinleştirici mesajlar yayımlayarak kamuoyunu uyuttuğunu" sorguladı. 7 Ekim olaylarından sonra ordunun halkın güvenini kazanmaya çalıştığını ancak dünkü olaylarla birkaç adım daha geriye gidildiğini belirterek "Yazıklar olsun" ifadesini kullandı.

"Hizbullah düşündüğümüzden çok daha iyi durumda"

Askeri analist Avi Issacharoff, "Hizbullah maalesef düşündüğümüzden çok daha iyi bir durumda ve dağılma belirtisi göstermiyor" değerlendirmesinde bulundu. Issacharoff, daha önce alay konusu edilen Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım'ın örgütü kararlılıkla yönettiğini ve Ayetullah Hamanei'ye suikastın ardından İsrail'e karşı topyekun bir savaş kararı aldığını belirtti.

Öte yandan Kanal 12'ye konuşan bir askeri yetkili, Knesset Dışişleri ve Savunma Komisyonu üyelerine verdiği brifingde, Hizbullah'ın ağır darbeler almasına rağmen kapasitesini onardığını, komuta kontrol mekanizmalarının tamamen işlevsel olduğunu ve boşalan komuta kademelerinin yeniden doldurulduğunu bildirdi.

Komisyon üyelerinin, bu durumun daha önceki "darbe vuruldu" raporlarıyla nasıl bağdaştığına dair soruları ise yanıtsız kaldı.

Kuzeyde panik: "Bu durumda daha fazla dayanamayız"

İsrail Genelkurmay Başkanı'nın kuzey komutanlığını güçlendirme ve Golani Tugayı'nı bölgeye sevk etme kararına rağmen, yerleşim birimlerindeki endişe tırmanıyor.

Calcalist gazetesi, hükümetin "güvenli dönüş" çağrılarına rağmen Lübnan'dan gelen ateşin yoğunluğunun, Hizbullah'ın gücünü koruduğunu kanıtladığını yazdı.

Netanya belediyesi tüm resmi olmayan faaliyetleri durdurup halka sığınaklara yakın durma çağrısı yaparken; Kiryat Shmona Belediye Başkanı Avichai Stern, "Kuzeyde bu durumda daha fazla dayanamayız" dedi.

Nehariye ve Mateh Asher yerel yetkilileri de benzer şekilde halkın evlerinden çıkmamasını ve korunaklı alanlarda kalmasını istedi.