ABD'nin İran'daki haydutluk eyleminde yapay zekanın rolü ne?

img
ABD'nin İran'daki haydutluk eyleminde yapay zekanın rolü ne? YDH

Amerikalı gazeteci Max Blumenthal, eski yargıç Andrew Napolitano’ya verdiği mülakatta ABD’nin İran’a yönelik haydutluk eylemlerini ve bu süreçte yapay zekâ destekli hedefleme sistemlerinin rolünü ele aldı.




YDH - ABD’li gazeteci ve araştırmacı Max Blumenthal, eski New Jersey Yüksek Mahkemesi yargıcı ve hukuk yorumcusu Andrew Napolitano’nun sunduğu programda ABD’nin İran’a yönelik haydutluk eylemini değerlendirdi.

Napolitano, programın başında ABD’de sık sık savaş ilanı yapılmadan yürütülen askeri operasyonların artık sıradan hale geldiğini belirterek, “Hükümetler önleyici savaş adı altında saldırganlık yürütüyor ve toplum buna alışmış görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Mülakatta tartışmanın odağı, İran’ın güneyindeki Minab kentinde bulunan bir kız okulunun vurulması oldu. Napolitano, ABD Başkanı Donald Trump’ın olayla ilgili sorumluluk üstlenmemesine dikkat çekerek Blumenthal’a görüşünü sordu.

Blumenthal, ABD askeri soruşturmasının saldırıyı doğruladığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Trump bir basın toplantısında İran’ın bir şekilde ABD’ye ait bir Tomahawk füzesini ele geçirip kendi okulunu bombalamış olabileceğini söyledi. Bu tamamen akıl dışı bir iddia. Çünkü ABD ordusunun kendi soruşturması, okulun ABD tarafından vurulduğunu doğruladı.”

Gazeteci, Washington Post’un askeri kaynaklara dayandırdığı haberine atıf yaparak, söz konusu okulun ABD hedef listesinde bulunduğunu da aktardı.

Blumenthal, “Minab’daki kız okulunun ABD hedef listesinde olduğu bildiriliyor. Bu da şu soruyu doğuruyor: Bir kız okulu nasıl askeri hedef listesine girdi?” diye konuştu.

“Bu hedefleri bilgisayarlar üretiyor”

Blumenthal’a göre söz konusu saldırının arkasında yapay zekâ tabanlı hedefleme sistemleri bulunuyor. ABD ordusunun Palantir şirketinin geliştirdiği “Maven” sistemi ve Anthropic’in Claude yapay zekâ modelini birlikte kullandığını öne sürdü.

Blumenthal, bu sistemlerin askeri hedefleri “yaşam modeli analizi” gibi yöntemlerle belirlediğini söyledi.

Blumenthal, “Bu hedef bilgisayar tarafından üretildi mi ve ABD askerleri sadece emirleri yerine getirerek çağımızın en büyük vahşetlerinden birini mi gerçekleştirdi? Bana göre cevap evet” dedi.

Gazeteci, bazı hedeflerin mantık dışı olduğunu savunarak Tahran’daki bir parkın bombalanmasını örnek gösterdi:

“Polis Parkı adlı bir park bombalandı. Muhtemelen askeri planlamacılar ‘polis karakollarını vuracağız’ diye sisteme komut verdi. Yapay zekâ da içinde ‘polis’ kelimesi geçen her şeyi hedef olarak üretti ve sonuçta bir kamu parkı bombalandı.”

“İsrail’in Gazze’de kullandığı model İran’da uygulanıyor”

Blumenthal, ABD’nin kullandığı yöntemin İsrail’in Gazze’de uyguladığı yapay zekâ destekli hedefleme modeline benzediğini ileri sürdü.

Gazeteciye göre İsrail ordusu Gazze’de “Gospel” adlı sistemle çok sayıda hedef üretiyor ve bu hedeflerin doğruluğunu insan analistlerin kontrol etmesi neredeyse imkânsız hale geliyor.

Blumenthal, “İsrail Gazze’de ‘Where’s Daddy’ adı verilen bir alt sistem kullandı. Bu sistem bir kişinin Hamas bağlantısı olup olmadığını analiz ediyor ve ardından ailelerin evleri bombalanıyordu. Bazen tek bir saldırıda 30 kişi ölüyordu” dedi.

Aynı modelin İran’da uygulanmaya başladığını savunan Blumenthal, İran Kızılayı’nın verilerine atıf yaptı.

“İran Kızılayı’na göre 17 binden fazla konut binası vuruldu. Bu, İsrail-ABD koalisyonunun saldırılarının büyük bölümünün sivil alanları hedef aldığı anlamına geliyor.”

Gazeteci, “Bu, İran halkına karşı yürütülen bir terör savaşıdır” ifadelerini kullandı.

“Palantir CEO’su bu operasyonlarla övündü”

Napolitano’nun sorusu üzerine Blumenthal, ABD merkezli veri analiz şirketi Palantir’in İsrail ordusuyla iş birliği yaptığını da iddia etti.

Blumenthal, Palantir CEO’su Alex Karp’ın Gazze operasyonlarına destek verdiğini söyleyerek “Alex Karp açıkça ‘çok sayıda teröristi öldürüyoruz’ diye övündü. Bu insanların elinde büyük güç var ve ABD ordusunu bir suçtan diğerine sürüklüyorlar” dedi.

Gazeteci, Palantir kurucularından Peter Thiel’i de eleştirerek bu teknoloji şirketlerini “yapay zekâ savaş lordları” olarak nitelendirdi.

Blumenthal ayrıca Washington’da düzenlenen 2025 AI Expo etkinliğinden çıkarıldığını da anlattı:

“Palantir’in standı vardı. Bir Fransız gazetecinin şirkete sorular sormasını çektiğim için önce dışarı atıldım. Daha sonra içeri alındım ama İsrail askeri istihbaratının eski başkanına Gazze savaşındaki rolünü sorunca tekrar çıkarıldım.”

"Trump İsrail adına savaş yürütüyor”

Mülakatın ilerleyen bölümünde Napolitano, savaşın ABD ekonomisine etkilerini gündeme getirdi.

Los Angeles’ta benzinin galon fiyatının 8 doların üzerine çıktığını hatırlatan Napolitano, Amerikan kamuoyunun savaşın ekonomik sonuçlarını yeterince anlamadığını söyledi.

Blumenthal ise savaşın ABD halkı için ciddi maliyetler doğurduğunu vurguladı:

“Trump İsrail için savaş yürütüyor. Bu tartışmaya açık bir konu değil. ABD Başkanı, küçük ve uzak bir ülkenin etkisi altında hareket ediyor ve Amerikan işçi sınıfının çıkarlarını feda ediyor.”

Gazeteci, enerji fiyatlarındaki artışın doğrudan bu savaştan kaynaklandığını söyledi:

“Los Angeles’ta bazı istasyonlarda normal benzinin galon fiyatı 8 doların üzerinde. Ulusal ortalama 3,50 doların çok üzerine çıktı. Ham petrol fiyatı ise 100 dolar civarında.”

Blumenthal ayrıca gübre fiyatlarının yüzde 30 civarında arttığını ve bunun ABD’li üreticileri zor durumda bıraktığını belirtti.

“Trump ve etrafındakiler savaşta para kazanıyor”

Blumenthal, Trump yönetimindeki bazı isimlerin enerji piyasalarını manipüle ederek kazanç elde ettiğini ifade etti.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın petrol fiyatlarıyla ilgili açıklamalarının piyasaları etkilediğini belirtti:

“Chris Wright birkaç gün önce bir geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini söyledi ve Brent petrol fiyatı 100 dolardan 80 dolara düştü. Saatler sonra tweet’i sildi ve fiyat tekrar yükseldi.”

Blumenthal’a göre bu tür açıklamalar piyasayı yönlendirme amacı taşıyor olabilir.

Gazeteci, Trump’ın sosyal medya paylaşımını da eleştirerek şöyle konuştu:

“Trump ‘ABD dünyanın en büyük petrol üreticisi, petrol fiyatları yükselince çok para kazanıyoruz’ dedi. Ama bu ‘biz’ Amerikan halkı değil. Bu ‘biz’, Trump ve çevresindeki elitler.”

“ABD bu savaşı İsrail’in baskısıyla başlattı”

Napolitano, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun danışmanlarının İran’a yönelik saldırıyı “yakın tehdit” gerekçesiyle savunduğunu hatırlattı.

Blumenthal ise bu iddiayı reddetti:

“Netanyahu’nun danışmanları herhangi bir somut kanıt sunamıyor. İran’ın ABD’ye veya İsrail’e yönelik yakın bir saldırı planladığına dair bir veri yok.”

Gazeteciye göre İsrail yönetimi uzun süredir ABD’yi İran’a karşı savaşa sürüklemeye çalışıyordu.

Blumenthal, “Netanyahu Trump’a ‘İran’a saldıracağım, sen de bizimle gelmek zorundasın’ dedi. Obama yönetimi aynı tehditle karşılaştı ama buna hayır dedi.”

Ayrıca Blumenthal, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın arkasında İsrail’in stratejik baskısının bulunduğunu savundu.

“İran savaşın kontrolünü ele geçirdi”

Mülakatın sonunda Napolitano, savaşın gidişatını sordu.

Blumenthal’a göre İran askeri açıdan dezavantajlı görünse de stratejik kontrolü ele geçirmiş durumda:

“İran bu savaşın siyasi, ekonomik ve stratejik kontrolünü elinde tutuyor. ABD’nin en büyük zayıf noktalarını hedef aldı.”

Bu noktaların başında Körfez bölgesindeki ABD üsleri ve Hürmüz Boğazı geldiğini söyledi.

Blumenthal, “ABD üsleri her gün saldırıya uğruyor. Aynı zamanda Hürmüz Boğazı üzerinden küresel ekonomiye baskı kuruluyor” dedi.

Gazeteciye göre Washington yönetimi giderek zor bir stratejik çıkmaza sürükleniyor:

“Trump’ın tırmanmayı daha ileri götürmesi için nükleer silah kullanması gerekir ki bu mümkün değil. İran ise yeni bir bölgesel güvenlik düzeni kurulmadan geri adım atmayacaktır.”

Blumenthal sözlerini şöyle tamamladı:

“Şu anda ABD’nin tek amacı bölgede askeri varlığını korumak. Ama bunu da ancak tırnaklarıyla tutunarak yapabiliyor.”