ABD ve müttefiklerinin açıkladığı 400 milyon varillik acil petrol rezervi salımı, piyasadaki arz şokunu yatıştırmaya yetmedi.
YDH - ABD ve müttefiklerinin açıkladığı tarihin en büyük acil petrol rezervi salımı, küresel petrol piyasalarında beklenen rahatlamayı sağlamadı. Piyasa tepkisi farklı yönde gelişti. Fiyatlar yükseldi.
Avrupa, Kuzey Amerika ve Kuzeydoğu Asya'dan 30'dan fazla ülke, artan enerji fiyatlarını sınırlamak amacıyla toplam 400 milyon varil petrolü piyasaya sürme konusunda anlaşmaya vardı.
Bu adımın liderliğini ABD üstlendi. Washington yönetimi Stratejik Petrol Rezervi'nden 172 milyon varil petrol salacak. Bu miktar, Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) toplam planının yüzde 43'üne karşılık geliyor.
Plan, IEA'nın 50 yıllık tarihinde açıklanan en büyük acil petrol rezervi salımı niteliği taşıyor. Kuruluşun temel görevi, küresel kriz dönemlerinde üye ülkelerin enerji güvenliğini korumak.
Ancak piyasa bu hamleden ikna olmuş görünmüyor.
IEA'nın açıklamasından sonra petrol fiyatları yüzde 17'nin üzerinde yükseldi. Uluslararası gösterge petrol türü Brent, cuma günü üst üste ikinci kez 100 doların üzerinde kapanış yaptı.
Hürmüz Boğazı kapalı, tankerler hedefte
Londra merkezli petrol aracı kurumu PVM analisti Tamas Varga, piyasanın tepkisinin temel nedenini üç başlıkta özetledi.
Fars Körfezi'nde tankerler saldırı altında. Küresel enerji ticaretinin kritik geçidi olan Hürmüz Boğazı fiilen kapalı.
İran'ın yeni dini lideri, geçidin kapalı kalacağını açıkladı.
Rystad Energy'de upstream araştırmalarından sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Tom Liles, CNBC kanalına verdiği demeçte, bu nedenle politika hamlelerinin etkisinin sınırlı kalacağını söyledi.
Liles, "Transit yeniden başlamadıkça bu tür politika açıklamalarının etkisi sınırlı kalır" değerlendirmesini yaptı.
Savaş öncesinde Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri günde yaklaşık 14 milyon varil petrol ihraç ediyordu.
Bu hacmin yalnızca 5 ila 6 milyon varili, Suudi Arabistan ve BAE'nin Kızıldeniz ve Umman Körfezi'ne ulaşan boru hatları üzerinden sevk edilebiliyor.
Geriye kalan yaklaşık 9 milyon varil, yani küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 10'u, yalnızca Hürmüz Boğazı üzerinden taşınabiliyor.
Transit yeniden açılana kadar bu petrol bölge içinde sıkışmış durumda.
İlk bakışta 400 milyon varillik acil rezerv, bu kaybı yaklaşık 40 gün boyunca telafi edebilecek büyüklükte görünüyor.
Ancak pratikte durum daha karmaşık. Liles, "Belirli zaman dilimlerinde piyasaya sürülebilecek hacim sınırlı. 400 milyon varilin aniden piyasada belirmesi söz konusu değil" dedi.
Arz açığı rezerv salımını aşıyor
Bernstein analistleri perşembe günü müşterilerine gönderdikleri notta, savaşın yarattığı arz kaybının IEA'nın günlük olarak piyasaya sürebileceği hacmi çok aştığını belirtti.
ABD'nin planı 120 gün boyunca toplam 172 milyon varil petrol salmak. Bu plan günlük ortalama 1,4 milyon varil anlamına geliyor.
Bu miktar, Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle kaybolan arzın yalnızca yüzde 15'i. Başkan Donald Trump'ın yetkilendirmesinden sonra petrolün piyasaya ulaşması yaklaşık 13 gün sürüyor.
IEA ise diğer üye ülkelerin rezerv salımlarının ne zaman başlayacağı veya hangi hacimde olacağı konusunda ayrıntı vermedi. Ajans, 32 üye ülkenin kendi koşullarına göre karar alacağını açıkladı.
IEA son olarak Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında acil rezervleri devreye sokmuştu.
Danışmanlık şirketi Rapidan Energy verilerine göre, o dönemde rezerv salımı Eylül 2022'de günde 1,3 milyon varil seviyesine ulaştı.
Rapidan, mevcut durumda bu hızın günde yaklaşık 2 milyon varile kadar çıkarılabileceğini değerlendiriyor.
Bernstein analistleri tabloyu şöyle özetledi: "Bu adım zaman kazandırır. Krizi çözmez."
Fiyatların daha da yükselmesi mümkün
Rystad Energy'ye göre petrol fiyatları, rezerv salımının tam etkisi ortaya çıkmadan önce talebi düşürecek seviyelere ulaşabilir.
Şirketin tahminine göre: İki aylık savaş senaryosu Brent fiyatını nisan ayında 110 dolara çıkarabilir ve dört aylık savaş Brent fiyatını haziran ayında 135 dolara taşıyabilir.
IEA üyesi ülkeler için başka bir risk daha bulunuyor: rezervlerin hızla azalması. Piyasaya sürülmesi planlanan 400 milyon varil, üye ülkelerin toplam 1,2 milyar varillik rezervinin yüzde 33'ünü oluşturuyor.
ABD'nin salmayı planladığı 172 milyon varil, ülkenin Stratejik Petrol Rezervi'ndeki 415 milyon varilin yüzde 41'ine denk geliyor.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Beyaz Saray'ın piyasaya verilen petrolün yerine önümüzdeki yıl içinde 200 milyon varil petrol almayı planladığını söyledi. Bu işlemin vergi mükelleflerine ek maliyet yaratmayacağı belirtildi.
Enerji krizinin ikinci ayağı: LNG
IEA'nın rezerv hamlesi yalnızca petrol piyasasına yönelik.
Ancak Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel piyasaya ulaşamayan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatının yüzde 20'sini de etkiliyor.
LNG, doğalgazın sıvılaştırılarak tankerlerle taşınabilmesini sağlayan formu. Doğalgaz ise küresel ölçekte elektrik üretimi ve ısınma için temel enerji kaynağı.
Wolfe Research ABD politika ve siyaset araştırmaları başkanı Tobin Marcus, rezerv salımının etkisini şöyle değerlendirdi: "Savaşın yarattığı petrol şokunu kısmen hafifletebilir."
Marcus aynı zamanda şu uyarıyı yaptı: "Ancak Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Bundan sonra çok daha fazla destek geleceğini de düşünmüyoruz."