Eski İngiliz diplomatı ve Ortadoğu analisti Alastair Crooke, ABD ile İran arasındaki çatışmanın askeri dengeden çok stratejik ve psikolojik dönüşümle şekillendiğini söyledi.
YDH - ABD’li hukukçu ve televizyon yorumcusu Yargıç Andrew Napolitano’nun programına katılan eski İngiliz diplomatı ve Ortadoğu analisti Alastair Crooke, Washington ile Tahran arasında tırmanan savaşın arka planını ve askeri dengelerini ayrıntılı biçimde değerlendirdi.
Crooke, çatışmanın yalnızca askeri cephede değil, aynı zamanda psikolojik ve stratejik düzeyde de belirleyici bir döneme girdiğini söyledi.
Napolitano, programın açılışında ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu NBC News’e verdiği demeçte İran yönetiminin arabulucular üzerinden Washington’a ulaştığını ve ateşkes ile müzakereleri görüşmek istediğini söylediğini hatırlattı. İran Dışişleri Bakanı’nın ise CBS televizyonuna yaptığı açıklamada bu iddiayı kesin şekilde reddettiğini belirtti.
Crooke bu noktada İran’ın tutumunun açık olduğunu ifade etti. Crooke, "İranlı yetkililer bu iddiayı tüm düzeylerde reddediyor. Hedeflerimize ulaşmadıkça ateşkes yok diyorlar. Bu uzun bir savaş ve görüşmelerle ilgilenmiyorlar" ifadelerini kullandı.
İran’ın müzakere talep ettiği yönündeki söylemin yanlış olduğunu dile getiren Crooke, "Bu söylem kamuoyunu yanıltmak ve durumu manipüle etmek için yayıldı" diye konuştu.
Programda yayımlanan görüntülerde İran Dışişleri Bakanı da benzer bir açıklama yaptı. İranlı bakan, "Biz ateşkes istemedik. Hatta müzakere talep etmedik. Gerektiği sürece kendimizi savunmaya hazırız" dedi. Bakan ayrıca, savaşın yasa dışı olduğunu belirterek "Bu savaşın kazananı yok. İnsanlar ölüyor" ifadelerini kullandı.
Napolitano bunun üzerine Trump’ın savaşın bazı anlarını "eğlenceli" olarak nitelendirdiği sözleri hatırlattı. Trump’ın konuşmasında, ABD güçlerinin batırdığı gemilerden söz ederken "Onları ele geçirmek yerine neden batırdık diye sordum. Bana bunun daha eğlenceli olduğu söylendi" dediği görüntüler ekrana getirildi.
Crooke bu tartışma üzerine Washington’ın savaşın gerçek dinamiklerini anlamakta zorlandığını belirtti.
Crooke, "Trump’ın bir planı yok. Bu savaşı nasıl bitireceğini bilmiyor. Üzerinde ciddi ekonomik ve siyasi baskılar var. Çatışmadan çıkarken zafer ilan edebileceği bir yol arıyor" dedi.
Analist, İran’ın müzakereler için radikal şartlar öne sürdüğünü de belirtti. Crooke, "İran’ın yaklaşımı açık. Tüm yaptırımlar kaldırılmalı, dondurulan varlıklar iade edilmeli, İran’a karşı yürütülen savaş sona ermeli ve ABD’nin Körfez’deki askeri üsleri kaldırılmalı. Ancak bu koşullar oluşursa konuşma zemini doğabilir" ifadelerini kullandı.
Crooke’a göre İran açısından savaş henüz başlangıç aşamasında.
Crooke, "İran perspektifinden bakıldığında savaş daha yeni başladı. Bu çatışma uzun sürecek" dedi.
"İran savaşın doğasını değiştirdi"
Crooke, Batı’nın savaş anlayışı ile İran’ın yaklaşımı arasında temel bir fark bulunduğunu söyledi.
Analiste göre ABD ve İsrail askeri başarıyı hava saldırılarının yoğunluğu üzerinden ölçüyor. Ancak İran tamamen farklı bir savaş modeli geliştirdi.
Crooke, "Batı savaşın sonucunu devasa hava saldırılarıyla ölçüyor. Başkentin bombalanması, komuta merkezlerinin yok edilmesi ve liderliğin hedef alınması üzerinden değerlendirme yapılıyor" dedi.
Ancak İran’ın bu modele karşı tamamen farklı bir strateji kurduğunu vurguladı.
Crooke, "Karşı tarafta tamamen farklı bir savaş biçimi var. İran konvansiyonel donanma veya hava kuvvetlerine dayalı bir savaş yürütmüyor. Bu tamamen asimetrik bir savaş" ifadelerini kullandı.
Analiste göre İran’ın askeri doktrini 2003 yılında ABD’nin Irak’a saldırısından sonra şekillendi.
Crooke, "Irak’ta ABD üç hafta içinde Saddam Hüseyin yönetimini devirdi. İranlı stratejistler bu deneyimi dikkatle inceledi ve aynı modelin kendilerine uygulanmasını önlemek için sistemlerini yeniden tasarladı" dedi.
Bu yeni modelde hava kuvvetlerinin yerini füze sistemleri aldı.
Crooke, "İran’ın hava kuvveti aslında füzeleri. Füzeler derin yer altı silolarında saklanıyor. Mobil rampalar yerine yer altına gömülü sistemler kullanılıyor" diye konuştu.
İran’ın deniz stratejisinin de farklı olduğunu belirten Crooke, "Geleneksel donanma yerine yüksek hızlı denizaltılar, su altı dronları ve yüzey dronları kullanıyorlar. Bunlar çok hızlı ve tespit edilmeleri zor sistemler" dedi.
"Liderin ölmesi sistemi durdurmuyor"
Crooke, İran’ın savunma yapısının merkezi olmayan bir komuta modeli üzerine kurulduğunu söyledi.
Bu modele "mozaik sistem" adı verildiğini belirten Crooke, komuta merkezinin ülke geneline dağıtıldığını ifade etti.
Crooke, "Komuta sistemi ülkenin farklı vilayetlerine dağıtıldı. Bu nedenle liderlik kadrosu hedef alınsa bile sistem çalışmaya devam ediyor" dedi.
Analist, İran’ın operasyon planlarının önceden hazırlanmış olduğunu belirtti.
Crooke, "En üst lider öldürülse bile sistem otomatik olarak devreye giriyor. Önceden belirlenmiş hedefler açılıyor ve yerel komutanlar kendi inisiyatifleriyle operasyonları başlatıyor" diye konuştu.
Crooke’a göre savaşın ilk aşaması ABD üslerinin hedef alınmasıydı.
Crooke, "İlk faz Körfez’deki Amerikan üslerine saldırıydı. İkinci faz radar sistemlerinin yok edilmesiydi. Üçüncü aşamada ise Batı’nın füze önleme sistemlerinin stoklarını tüketmeye yönelik saldırılar başladı" dedi.
Analiste göre İran bu aşamada eski üretim füzelerini kullandı.
Crooke, "2012 ve 2013 üretimi eski füzeleri kullandılar. Amaç Batı’nın önleme füzelerini tüketmekti. Bu strateji büyük ölçüde başarılı oldu" ifadelerini kullandı.
Crooke, İsrail’in savunma sistemlerinin de ciddi baskı altında olduğunu belirtti.
Crooke, "İsrail’in önleme kapasitesi kritik seviyelere indi. Körfez’deki radar sistemlerinin önemli bölümü de imha edildi" dedi.
"Hürmüz Boğazı’nı açmak neredeyse imkansız"
Crooke, İran’ın stratejisinin yalnızca askeri hedeflerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda küresel ekonomi üzerinde baskı kurmayı amaçladığını söyledi.
Analist, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün bu stratejinin merkezinde olduğunu ifade etti.
Crooke, "İran boğazı tamamen kapatmıyor ama geçişleri kontrol ediyor. Bu da küresel enerji piyasası üzerinde büyük baskı yaratıyor" dedi.
Boğazın askeri yöntemlerle açılmasının son derece zor olduğunu da vurguladı.
Crooke, "İran’ın su altı dronları var. Yüksek hızlı torpido gibi hareket ediyorlar ve uzaktan yönlendiriliyorlar. Ayrıca patlayıcı yüklü sürat tekneleri ve anti-gemi füzeleri taşıyan yüzlerce küçük gemileri var" diye konuştu.
Analiste göre İran’ın yaklaşık 600 deniz dronu, 300 küçük füze platformu ve 20 ila 25 denizaltısı bulunuyor.
Crooke, "Bu koşullarda Hürmüz Boğazı’nı zorla açmak son derece zor. İran isterse boğaz kapalı kalır" dedi.
"İran’da kararlılık artıyor, İsrail’de atmosfer değişiyor"
Crooke, savaşın psikolojik boyutunda da önemli değişimler yaşandığını söyledi.
Analiste göre İran toplumunda güçlü bir birlik duygusu oluştu.
Crooke, "İran’da psikolojik bir dönüşüm var. Halkın kararlılığı yüksek. Ülke 1979’dan bu yana görülmemiş şekilde birleşmiş durumda" dedi.
Buna karşılık İsrail’de farklı bir atmosfer oluştuğunu kaydeden Crooke, "İsrail basınında dil değişti. Daha önce zafer söylemi vardı. Şimdi üst düzey askeri isimler savaşın sona ermesi gerektiğini söylüyor" diye konuştu.
Washington’da da endişe işaretleri görüldüğünü belirten Crooke, "Washington’da belirgin bir panik havası var" dedi.
"Önümüzdeki üç hafta belirleyici olabilir"
Crooke programın sonunda savaşın kısa vadede sona ermeyeceğini söyleyerek "Bu savaş devam edecek. Önümüzdeki üç hafta ekonomik, psikolojik ve askeri açıdan belirleyici olabilir" dedi.
Ayrıca İsrail içinde de henüz tam olarak anlaşılamayan bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Crooke, "İsrail’de bir şey değişiyor. Tam olarak ne olduğunu henüz bilmiyoruz ama atmosfer farklı" dedi.