İsrail ordusunda intihar vakaları artıyor

img
İsrail ordusunda intihar vakaları artıyor YDH

İsrail askeri sansürünün kısıtlamaları nedeniyle kamuoyuna yansımayan saha raporları, Lübnan sınırındaki çatışmalarda ağır asker ve mühimmat kayıpları yaşandığını ortaya koyuyor.




YDH - İsrail'de savaşın gidişatını takip eden muhabirler, mevcut dönemdeki askeri sansürün önceki tüm çatışma süreçlerinden çok daha katı uygulandığını vurguluyor.

Batılı bir büyükelçilik raporuna göre, çifte vatandaşlığa sahip muhabirlerin Batılı diplomatlarla paylaştığı bilgiler, İsrail'in kuzey bölgelerinde yaşanan pek çok hadisenin kamuoyuna duyurulmasının tamamen yasaklandığını gösteriyor.

Söz konusu rapor, bölgede görev yapan askerler arasında çok sayıda yaralanma vakası olduğunu ve güdümlü Kornet füzeleriyle hedef alınan onlarca tank, zırhlı personel taşıyıcı ve buldozerin sahadan çekilmek zorunda kaldığını aktarıyor. ,

Raporda ayrıca askeri yetkililerin, Hizbullah'ın Rus yapımı Kornet füzelerinin geliştirilmiş bir versiyonunu kullandığına dair değerlendirmelerine yer veriliyor.

Bu yöntemde saniyeler arayla fırlatılan iki füzeden ilki tankları korumak için tasarlanan "Rüzgar Gülü" (Trophy) savunma sistemini meşgul ederken, ikinci füzenin doğrudan zırhlı araca isabet ettiği belirtiliyor.

Orduda sinir krizleri ve intihar vakaları yayılıyor

Diplomatik raporun en dikkat çekici kısımlarından biri de yerleşim birimlerinden tahliye edilen askerler arasında artan "sinir krizi" vakaları. Bu durumun temel nedeni olarak, Gazze'deki operasyonlarda görev yapan askerlerin yeterli dinlenme süresi tanınmadan kuzey cephesine sevk edilmesi gösteriliyor.

Raporda henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte, sığınaklarda intihar etmiş halde bulunan üç askerden bahsediliyor. Ayrıca Kiryat Şimona'da intihar girişiminde bulunan bir sivil yerleşimcinin durumuna dair belirsizliğin sürdüğü kaydediliyor.

Sınır bölgelerindeki yerleşim birimlerinde hayatın tamamen durduğu, ancak muhabirlerin bu bölgelerde serbestçe dolaşmasına izin verilmediği aktarılıyor.

Resmi tahliye tebligatı almayan yerleşimciler, konaklama ve göç masraflarını karşılayacak bir bütçe ayrılmamasını protesto ediyor.

Özellikle Hayfa ve Taberiye gibi bölgelere gidenlerin, kuzeyden ve merkezden gelen varlıklı kesimlerin buraları doldurması nedeniyle barınma sorunu yaşadığı vurgulanıyor.