Altın fiyatları, İran savaşının ve bölgedeki jeopolitik belirsizliğin etkisiyle 2008 yılından bu yana en keskin aylık düşüşünü kaydederek son 17 yılın en kötü performansına yaklaştı.
YDH - Altın fiyatları, ABD ve İsrail'in İran'a açtığı savşaın piyasalarda yarattığı baskıyla 2008 yılından bu yana en güçlü aylık düşüşünü kaydediyor.
CNBC'nin verilerine göre altın, 31 Mart itibarıyla günlük bazda sınırlı bir yükseliş gösterse de yaklaşık son 17 yılın en büyük aylık kaybını yaşama yolunda ilerliyor.
Comex piyasasında haziran vadeli altın kontratları, TSİ 16:45 sularında ons başına yaklaşık 4 bin 605 dolar seviyesinden işlem gördü.
Shackleton Advisers Yatırım Yöneticisi Wayne Natland, CNBC'ye yaptığı açıklamada, altın ticaretine yönelik yaklaşımın son yıllarda evrildiğini belirtti.
Natland, Ukrayna'daki savaş öncesinde altın fiyatlarının genellikle tahvillerin reel getirisi ve ABD doları ile ters orantılı hareket ettiğini hatırlattı. Yatırım yöneticisi, "Bu göstergeler düştüğünde altın fiyatları yükseliyor, göstergeler yükseldiğinde ise fiyatlar geriliyordu" dedi.
Geleneksel piyasa dinamikleri geri dönüyor
Ukrayna savaşının başlamasının ardından bu bağımlılığın zayıfladığını kaydeden Natland, 2025-2026 yıllarında altın fiyatlarının eski kalıplara dayalı beklentilerin çok üzerinde seyrettiğini ifade etti.
Natland, İran'daki savaşın ardından altının daha geleneksel işlevlerine geri döndüğünü de sözlerine ekledi.
Netwealth Yatırım Direktörü Ian Barnes ise finansal yatırımcıların artan aktivitesi nedeniyle altın fiyatlarındaki oynaklığın son aylarda tarihsel seviyelerin iki katına çıktığını belirtti.
Barnes, son birkaç yıldaki boğa piyasasının, uluslararası merkez bankalarının rezervlerini ABD dolarından uzaklaştırarak çeşitlendirme çabalarından kaynaklandığını savundu.
Barnes, gelinen noktada piyasada yeni finansal alıcı kalmadığını ifade ederek, "Bunun yerine, piyasalarda artan belirsizlik ve doların yeniden güç kazanmasıyla birlikte kitlesel bir kar realizasyonu süreci başladı" değerlendirmesinde bulundu.