İran’ın önde gelen âlimleri ve medrese bilginleri, Devrim Lideri Ayetullah Hamenei'ye gönderdikleri mektupla nükleer silah fetvasının gözden geçirilmesini talep etti.
YDH- Kum, Meşhed ve İsfahan gibi önemli medrese merkezlerinden önde gelen bir grup İranlı âlim ve din adamı, Devrim Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei'ye hitaben yazdıkları bir mektupla nükleer silah yapımını yasaklayan tarihi fetvanın değiştirilmesi çağrısında bulundu.
İran İslam Cumhuriyeti'nin önde gelen medrese âlimleri ve üniversite bilginleri, Devrim Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei'ye bir mektup göndererek, ülkenin nükleer silah politikasına dair stratejik bir talepte bulundular.
Şehit Devrim Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamenei'nin fıkhi ve siyasi mirasına, ayrıca İslam Cumhuriyeti sistemine olan bağlılıklarını yineleyerek söze başlayan din adamları, değişen bölgesel dinamikler ışığında "nükleer silah" fetvasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettiler.
Mektubu kaleme alan âlimler, Şehit Devrim Lideri Ali Hamenei'nin nükleer silahların üretimi ve kullanımını yasaklayan ünlü fetvasının, o dönemin özel şartlarına dayandığını hatırlattılar.
Bu fetvanın, İslam'ın barış ve adalete olan bağlılığının bir tezahürü olarak uluslararası alanda İslam sistemi için "bir şeref belgesi" kabul edildiğini belirttiler.
Buna karşın, bölgenin ve dünyanın güvenlik koşullarındaki benzeri görülmemiş değişimlere dikkat çeken araştırmacı ve profesörler, İslam düşmanlarından gelen tehditlerin yoğunlaştığını ve direniş eksenine karşı yürütülen savaşların genişlediğini vurguladılar. Bu bağlamda, nükleer fetvanın gözden geçirilmesinin gerekliliğini şu fıkhi dayanaklarla savundular:
"Zaman ve mekan şartlarının değişmesiyle hükmün konusunun da değişmesi", "zarar vermeme kuralı" ve "en zorunlu yükümlülüklerden biri olan sistemi koruma" Din adamları, bu yerleşik fıkıh kuralları ve meşru savunma hakkı göz önünde bulundurulduğunda, İslam sisteminin düşman komplolarına karşı azami caydırıcılık ve güvenlikten faydalanabilmesi için önceki fetvaların bazılarının gözden geçirilmesinin "sadece mümkün değil, bazı durumlarda uygun ve hatta gerekli olduğu"nun altını çizdiler.
Herhangi bir nihai karar merciinde olmadıklarını, bu hatırlatmayı yalnızca şefkat ve sistemi koruma anlayışıyla sunduklarını belirten âlim grubu, mektubun sonunda Devrim Lideri Mücteba Hamenei'ye doğrudan şu sözlerle seslendiler:
"Bizler bu mektubu imzalayan din adamları olarak, uygun görürseniz, bu önemli ve stratejik konuyu Yüce Lider'den beklenen aynı hassasiyet ve düşünce derinliğiyle ele alabileceğinize, millete rehberlik etmek ve İslam Devrimini korumak için en doğru görüşünüzü ifade edeceğinize inanıyoruz."
Mektup, Yüce Allah'ın mevcut lidere bu ağır sorumlulukta rehberlik etmesi ve İslam Cumhuriyeti sistemini her türlü zarardan koruması yönündeki dualarla son buldu.