ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran ile yürüttüğü müzakerelerde, Tahran’ın nükleer silah üretmeme konusundaki yazılı taahhüdüne rağmen "hızlı erişim araçlarından" vazgeçmesi talebinin süreci tıkadığı belirtiliyor.
YDH - ABD merkezli New York Times gazetesi, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Tahran yönetimi ile yürüttüğü müzakerelerin tek bir turda sonuçlanma ihtimalinin başından bu yana düşük görüldüğünü bildirdi.
Gazete, ele alınan dosyaların karmaşıklığının yanı sıra nükleer programın İran’ın ulusal kimliğindeki merkezi konumunun, görüşmeleri uzun vadeli bir süreç haline getirdiğini aktardı.
Haberde, mevcut koşulların yaklaşık iki yıl süren 2015 müzakerelerinden farklı olduğu, zira her iki ülkenin de fiili bir savaş durumuna geldiği ifade edildi.
Buna ek olarak Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol anlaşmazlıkları gibi çetrefilli konuların, taraflar arasındaki uçurumu derinleştirdiği vurgulandı.
New York Times, Vance’in Tahran’dan nükleer silah üretilmeyeceğine dair "açık bir taahhüt" talep etmesini "garip" olarak nitelendirdi.
Gazete bu değerlendirmesine gerekçe olarak, İran’ın halihazırda Obama yönetimi ile imzalanan 2015 nükleer anlaşması kapsamında bu taahhüdü yazılı olarak vermiş olmasını ve nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasına taraf olmasını gösterdi.
Söz konusu anlaşmalar, İran’a barışçıl amaçlar ve uluslararası denetime izin verilmesi kaydıyla nükleer teknoloji hakkı tanıyor.
Haberde, Vance’in özellikle İran’ın nükleer silaha "hızlı erişim araçlarına" sahip olmayacağına dair garanti alma çabasının, anlaşmanın önündeki temel engel olduğu belirtildi.
Bu talebin gerçekleşmesi için İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurması ve başta İsfahan’da depolanan 970 pound ağırlığındaki uranyum olmak üzere mevcut nükleer yakıt stoklarını teslim etmesi gerektiği kaydedildi.
New York Times, İran’ın kendi topraklarında uranyum zenginleştirme ve stok bulundurma hakkından ödün vermediği bir senaryoda, Washington ile Tahran arasındaki stratejik ihtilafın öngörülebilir gelecekte hakim tablo olmayı sürdüreceği sonucuna vardı.