WSJ: Beş haftalık bombardımana rağmen İran nükleer potansiyelini koruyor

img
WSJ: Beş haftalık bombardımana rağmen İran nükleer potansiyelini koruyor YDH

Wall Street Journal gazetesi, ABD ve İsrail’in İran nükleer tesislerine yönelik gerçekleştirdiği kapsamlı bombardımanlara rağmen, Tahran yönetiminin nükleer silah üretme potansiyelini muhafaza ettiğini bildirdi.




YDH - ABD ve İsrail tarafından İran’ın nükleer altyapısına yönelik gerçekleştirilen yoğun hava saldırılarına rağmen, İran'ın nükleer silah üretme kabiliyetini yitirmediği bildirildi.

The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin hükümet yetkilileri ve uzmanlara dayandırdığı habere göre, beş hafta süren bombardımanlar İran’ın nükleer potansiyelini ortadan kaldırmayı başaramadı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz yılın haziran ayında, İsrail ile yaşanan 12 günlük savaşın ve ABD’nin sığınak delici bombalarla verdiği desteğin ardından İran nükleer programının imha edildiğini kamuoyuna açıklamıştı.

Ancak Trump’ın, mevcut askeri harekatı meşrulaştırmak adına Tahran’ın nükleer silah elde etmeye "an meselesi" denecek kadar yakın olduğunu savunması dikkat çekti.

Yer altı tesisleri ve uranyum stokları olduğu yerde duruyor

Mart ayında düzenlenen haydutluk eylemlerinde, ABD ve İsrail’in nükleer çalışmalarıyla ilişkilendirdiği araştırma merkezleri ve laboratuvarlar saldırıya uğramış, uranyum zenginleştirme süreci için gerekli ham maddenin elde edildiği tesisler hedef alınmıştı.

Buna rağmen uzmanlar, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde kullanılan santrifüjleri ve yerin derinliklerinde bulunan zenginleştirme tesislerini korumuş olabileceğini ifade ediyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) verilerine göre, İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogramdan fazla uranyuma sahip olduğu ve bu miktarın yarısının İsfahan’daki nükleer tesisin derinliklerinde yer alan tünellerdeki konteynerlerde muhafaza edildiği belirtiliyor.

Geçen yıl ve bu yıl düzenlenen haydutluk eylemleri İran nükleer programına zarar vermiş olsa da, Tahran’ın nükleer silah üretme kapasitesini tamamen yok etme hedefine ulaşılamadı.

Uzmanlar, maruz kalınan saldırıların ardından Tahran rejiminin nükleer silahı bir caydırıcılık aracı olarak elde etme kararlılığının daha da artabileceğine işaret ediyor.

Beyaz Saray’ın ilk Trump döneminde İran uzmanı olarak görev yapan Eric Brewer, İran’ın elindeki uranyum stokundan kolayca vazgeçmeyeceğini ve Tahran’ın taleplerinin savaş öncesindeki şubat ayı müzakerelerine kıyasla çok daha yüksek olacağını ifade etti.

WSJ’nin analizine göre, nükleer programa asıl büyük darbe geçtiğimiz yılın haziran ayında indirildi. Mevcut savaşta ABD kuvvetleri ağırlıklı olarak füze rampaları, mühimmat depoları ve konvansiyonel askeri tesisleri hedef alırken; İsrail’in nükleer uzmanlara yönelik saldırılara, araştırma merkezlerine ve nükleer kapasite barındırması muhtemel tesislere odaklandığı kaydedildi.

Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü Başkanı ve eski silah denetçisi David Albright, İran’ın nükleer programını askeri amaçlarla kullanma kapasitesine verilen zararın boyutlarının "belirgin" olabileceğini ancak mevcut durumun belirsizliğini koruduğunu savundu.



Makaleler

Güncel