Trump: İran masaya dönmek için bizi aradı

img
Trump: İran masaya dönmek için bizi aradı YDH

Beyaz Saray’da acil bir basın toplantısı düzenleyen ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer programı ve devam eden deniz ablukasına ilişkin çarpıcı detaylar paylaştı.




YDH- İbranice yayın yapan Maariv'e göre, ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen ancak sonuçsuz kaldığı düşünülen müzakerelerin ardından sıcak bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı.

Gazetecileri Beyaz Saray’a davet ederek Ortadoğu stratejisine dair açıklamalarda bulunan Trump, İran yönetiminin üst düzey kanallardan ABD ile irtibata geçtiğini belirterek, "Doğru kişilerden bir telefon aldık; gerçekten bir anlaşma yapmak istiyorlar," dedi.

 

'Nükleer silah asla bir seçenek değil'

Müzakere sürecini yürüten Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın performanslarını öven Trump, nükleer meseledeki kırmızı çizgilerini bir kez daha kalın hatlarla çizdi.

İran’ın asla nükleer silah sahibi olamayacağını vurgulayan Trump, "Birçok konuda mutabık kaldık ancak bu noktada henüz anlaşamadılar. Eğer nükleerden vazgeçmezlerse asla bir anlaşma olmayacak. O hak ettiğimizi ya onlardan alacağız ya da biz bizzat gidip alacağız," ifadelerini kullanarak askeri kararlılık sinyali verdi.

 

Deniz Ablukası: "Dünyaya şantaj yapılmasına izin vermeyeceğiz" 

CENTCOM’un İran limanlarına yönelik başlattığı tam kapsamlı deniz ablukasına da değinen Trump, bu hamleyi bir "kuşatma" olarak tanımladı.

İran’ın küresel topluma şantaj yapmasına izin vermeyeceklerini belirten Trump, ablukaya destek veren müttefik ülkelerin listesini yarın açıklayacağını duyurdu.

"Şu an sıcak bir çatışma yok, sadece tam bir kuşatma var. İran ile ticaret yapan gemileri görmekten hoşlanmıyordum, artık iş yapamayacaklar ve bu durum böyle kalacak," dedi.

ABD’nin enerji konusunda bağımsızlığına dikkat çeken Trump, "Kendi petrol ve doğalgazımız Suudi Arabistan ve Rusya’nın toplamından daha fazla. Bizim bu enerjiye ihtiyacımız yok ama dünyanın var. Şu an birçok tanker en iyisini yüklemek üzere bize doğru yolda," diyerek ABD’nin küresel enerji piyasasındaki hakimiyetini vurguladı.

 

TACO doktrini devrede

Siyasi gözlemciler, Trump’ın "İran bizi aradı" çıkışını, literatürde TACO (Trump Always Chickens Out) olarak bilinen; yani önce sert tehditler savurup piyasalar sarsılınca geri adım atarak zaman kazanma taktiğinin son perdesi olarak nitelendiriyor.

İslamabad’da Pakistan Başbakanı’nın "taslak" notuyla deşifre olan kurgulanmış mesajı, Trump’ın askeri harekattan kaçınmak için ihtiyaç duyduğu "arabuluculuk" tiyatrosunu bizzat Washington’ın dikte ettiğini kanıtlıyor.

Petrol fiyatlarındaki artışın küresel ekonomiyi tehdit etmesiyle devreye giren bu TACO refleksi, "Hürmüz’e ihtiyacımız yok" söylemi üzerinden bölgedeki askeri yükten kurtulmanın diplomatik kılıfı olarak kullanılıyor.

Gözlemcilere göre, nükleer silahsızlanma "sözünü" bir zafer gibi sunan bu kaçış bileti, bombalama mühleti dolmadan önce ABD’yi tırmanan İran Savaşı’ndan çekmeyi amaçlayan pragmatik bir manevra.

Uzmanlar, sağlanan 2 haftalık ateşkesin piyasaları dengelemeye yönelik popülist bir geri adım olduğunu, Trump’ın ise yenilgi imajından kaçınarak “kazan-kazan” senaryosuyla sahadan çekilme stratejisi izlediğini belirtiyor.

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel