Tahran’ın en büyük 'vekil gücü': Zaman

img
Tahran’ın en büyük 'vekil gücü': Zaman YDH

❝İranlılar bu hesaplaşmada zamanın kendi lehlerine işlediğine inanıyor ve muhtemelen haklılar.❞




Gideon Rachman

YDH- Gideon Rachman, Amerika’nın sabırsız hamlelerine karşın Tahran’ın zamanı stratejik bir koz olarak kullanışını mercek altına alıyor. Jeopolitiğin füze ve gemi sayısından ibaret olmadığını düşündürten Rachman, gerçek savaşın toplumların sabrı ve ekonomilerin dayanıklılığı üzerinden yürüdüğüne işaret ediyor.


ABD Başkanı Donald Trump, kendisinin "pazarlık sanatı" konusunda bir usta olduğunu iddia ediyor. Fakat sabırla yürütülen müzakereler pek onun tarzı değil. 

✦════════════════✦
İran, 'anlaşma sanatı' oyununda galip geldi
✦════════════════✦

İran ile hafta sonu boyunca süren barış görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlanınca, ABD abluka ilan ederek gerilimi yeniden tırmandırma kararı aldı.

Bu son taktiğin ters tepme ihtimali oldukça yüksek. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması, küresel enerji fiyatlarının fırlamasına yol açtı.

╰┈➤ Washington Post: Trump’ın Hürmüz ablukası enerji krizini derinleştirebilir

Ancak Amerika'nın uyguladığı abluka, petrol ve gaz fiyatlarını şimdiden daha da yukarılara çekiyor.

Ayrıca bu durum, İran'ın Körfez'deki enerji altyapısına saldırarak gerilimi daha da tırmandırma riskini artırıyor.

İranlılar bu hesaplaşmada zamanın kendi lehlerine işlediğine inanıyor ve muhtemelen haklılar.

╰┈➤ Petraeus: İranlılar müzakereleri uzatma konusunda oldukça yetenekli

Hürmüz Boğazı ne kadar uzun süre kapalı kalırsa, ABD ve müttefikleri üzerindeki ekonomik ve siyasi baskı da o kadar artıyor.

╰┈➤ ABD istihbaratı: İran, Hürmüz'ü yakın zamanda açmayacak

Sonuç olarak, barış görüşmeleri yeniden başladığında İran'ın eli muhtemelen daha güçlü oluyor.

Dünya enerji arzının yaklaşık yüzde 20'sinin kaybedilmesini, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol şimdiden "tarihin en büyük küresel enerji güvenliği tehdidi" olarak adlandırıyor.

Birol, bugünkü krizin, yıllarca süren enflasyona, resesyonlara ve yakıt karnesine yol açan 1970'lerdeki petrol şoklarının birleşik etkilerini bile gölgede bırakabileceği konusunda uyarıyor.

ABD ve İsrail 28 Şubat'ta İran'a saldırdığında Körfez'den çıkan pek çok petrol ve gaz hali hazırda denizde olduğu için, mevcut savaşın ekonomik etkileri bir süre hafif hissedildi.

Ancak boğazın kapatılmasının ve İran'ın Körfez enerji altyapısına düzenlediği saldırıların etkileri artık kendini iyice gösteriyor.

Akaryakıt istasyonlarındaki benzin fiyatlarının yükselmesi sadece bir başlangıç.

Jet yakıtı sıkıntısı hava yolu ulaşımını vuruyor ve bu durum, Avrupa'daki kritik yaz sezonu öncesinde turizme zarar veriyor.

╰┈➤ Avrupa ve Afrika'ya fiziki petrol fiyatları rekor kırdı

Büyük bir kısmı Katar'da üretilen helyumun eksikliği ise yarı iletken üretimini durdurabiliyor.

Gübre kıtlığı nedeniyle gıda üretimi zarar görüyor ve bu da daha fazla enflasyona yol açıyor.

Asya Kalkınma Bankası, enerji krizinin gelişmekte olan Asya'da bu yılki büyümeyi yüzde 1'den fazla azaltabileceğini öngörüyor.

Trump’ın hesabı açık; abluka üzerinden kurduğu ekonomik baskıyla İslam Cumhuriyeti’ni hızla dize getireceğini umuyor.

Ancak karşısında hem kaynaklarını kullanmayı bilen hem acımasız hem de varlık yokluk savaşı veren bir İran rejimi bulunuyor.

Üstelik İran, son dönemde fahiş fiyatlardan yaptığı petrol satışları sayesinde kendine bir mali kalkan oluşturuyor ve boru hatları üzerinden gaz satarak da kasasına para koyuyor.

╰┈➤ İran’dan stratejik adım: Hürmüz’de askeri kontrol ve ücretlendirme

╰┈➤ İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol için kripto ödeme istiyor

Şayet Trump’ın ablukası İran’ı Amerika’nın iradesine boyun eğdirmeye yetmezse, ABD çok sancılı seçimlerle baş başa kalıyor.

Trump, İran altyapısını yerle bir etme fikrini ortaya atıyor ve bazen Hürmüz Boğazı’nı açacak askeri bir operasyonun çocuk oyuncağı olduğunu ima ediyor.

Oysa gerçek şu; eğer bunlar işe yarar veya makul seçenekler olsaydı, çoktan hayata geçiriliyordu.

ABD, birkaç savaş gemisini boğazdan geçirmeyi başarsa bile bu durum ticari gemilerin güvenliğini sağlamaya yetmiyor.

İran’ın her tankeri batırması ya da yolu tamamen kapatması gerekmiyor; dronlar veya sürat tekneleriyle yapılacak birkaç küçük saldırı dahi tanker trafiğini sigortalanamaz hale getirmeye devam ediyor.

ABD işi daha da ileri götürüp Trump’ın tehditlerini gerçekleştirerek İran’daki elektrik santrallerini ve arıtma tesislerini vurmaya kalkarsa, İranlılar da Körfez’deki benzer tesisleri hedef alacağını açıkça söylüyor.

Deniz suyunu tatlı suya çeviren o tesisler olmadan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da hayat tam bir imkansızlığa sürükleniyor.

Suudi Arabistan'ı baştan başa geçip Kızıldeniz'e ulaşan ve Hürmüz’e alternatif sunan petrol boru hattı zaten daha önce hedef alındı; her an yeniden vurulabiliyor.

Sahildeki Suudi pompalama istasyonları da saldırılara karşı oldukça savunmasız durumda. Ayrıca İran’ın müttefiki olan Ensarullah, Babülmendep Boğazı’ndaki gemileri hedef alarak Kızıldeniz üzerinden yapılan enerji ihracatını tamamen tıkamaya çalışıyor.

╰┈➤ İran'dan kritik Babülmendep sinyali

Bu savaşın zehirli siyasi ve stratejik etkileri Ortadoğu sınırlarını çoktan aşıyor.

╰┈➤ İran’dan Trump’a yanıt: 'Savaşı Amerika'nın içine taşırız'

İrlanda’da geçtiğimiz hafta patlak veren yakıt fiyatı protestoları ülkeyi neredeyse durma noktasına getirince, hükümet otoyolları ve limanları açmak için orduyu göreve çağırıyor, bir yandan da 505 milyon avroluk yakıt desteği paketini açıklıyor.

Muhtemelen bu tür bir karışıklığı yaşayan ilk ülke İrlanda oluyor; ancak Asya ve Avrupa’da kasası daha boş olan hükümetlerin, protestocuları susturacak mali gücü bulması pek mümkün görünmüyor.

────────────────

✦ Şikarçi: Nihai stratejimiz Amerikalıları bölgemizden kovmak

✦ Sabırdan yıpratmaya: Değişen denklemler

FT: Amerika yıllarca yetecek mühimmatı bir haftada tüketti

────────────────

Yakıt fiyatı protestoları konusunda sabıkalı olan ve gırtlağına kadar borca batan Fransa, şimdiden gelecek yılki başkanlık seçimleri öncesinde yaşanacak zorluklara karşı hazırlık yapıyor.

ABD ablukayı ilan etmeden önce, petrol sektöründeki pek çok aktör boğazdan geçiş için İran’a sessiz sedasız haraç ödemeye razı gelmiş gibi görünüyor.

Sektörde varil başına 1 dolarlık bir geçiş ücreti sıkça konuşuluyor.

Trump yönetimi, İran’ın kuracağı bu tür bir vergi sisteminin kabul edilemez olduğunu savunuyor.

ABD, bu durumun dünyadaki seyrüsefer özgürlüğü ve Ortadoğu’daki güç dengesi üzerindeki etkilerinin vahim olacağı konusunda haklı.

Tek bir ulus, yani İran, dünyanın petrol ve gaz arzı üzerinde kazançlı bir darboğaz oluşturuyor; bu da ülkeyi OPEC kartelinin çok daha uç ve yoğunlaşmış bir versiyonuna dönüştürüyor.

İran, bu gelirleri vekil güç ağlarını ve nükleer programını yeniden inşa etmek için kullanabiliyor.

Bu savaşı ve sebep olduğu enerji krizini müzakere yoluyla bitirmek; stratejik vizyon, sabır, ödün vermeyi bilmek ve ittifaklar kurma becerisi gerektiriyor.

Yani hepsi Trump’ta olmayan özellikler. Tam bir kördüğüm.

Çeviri: YDH

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel