Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere ücret uygulanması fikrini “mantıksız” olarak niteledi.
YDH - Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere ücret uygulanması yönündeki değerlendirmesine karşı çıktı ve bu yaklaşımı “mantıksız” olarak nitelendirdi.
Kuzey Carolina’yı temsil eden Tillis, salı günü yaptığı açıklamada, petrol, doğalgaz ve diğer emtiaları taşıyan gemilere ücret getirilmesinin anlamlı olmadığını ifade etti.
Senatör, “Bunun mantığı yok. Bu başka tür bir gümrük vergisi. Buna geçiş ücreti diyebilirsiniz ama bu kez su üzerindeki bir tarife olur. Bana makul gelmiyor” dedi.
Tillis, söz konusu uygulamanın özellikle Asya’daki ABD müttefiklerini doğrudan etkileyeceği uyarısında bulundu ve Tayvan gibi ülkelerin enerji ihtiyaçları bakımından Hürmüz Boğazı’na büyük ölçüde bağımlı olduğunu vurguladı.
“Asya’daki müttefiklerimiz enerji için bu boğaza büyük ölçüde dayanıyor” diyen Tillis, bu ülkelere ek maliyet yüklenmesinin uygun olmadığını belirtti. “İran’ın nükleer kapasitesini sınırlama yönündeki meşru çıkarlarımız nedeniyle ortaya çıkan koşullara dayanarak, onların enerji maliyetlerine ilave yük getirmeyi önermek bana doğru gelmiyor. Ticaret ortaklarımız açısından da uygun görünmüyor” ifadelerini kullandı.
Tillis ayrıca, önerinin doğrudan bölge halkını ve işletmeleri etkileyeceğini dile getirerek “Bu ücreti ödeyecek olanları düşünmek gerekir. Tayvan ve Güney Kore’deki işletmeler ve vatandaşlar bundan etkilenecek” dedi.
Trump geçen hafta Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerden ücret alabileceğini söylemişti. “Biz neden ücret almayalım?” diyen Trump, bu yaklaşımı tercih edebileceğini ifade etmişti.
Trump, ABD’nin bu tür bir uygulamayı hayata geçirmesinin gerekçesini de dile getirdi. ABD Başkanı, “Bunu onların eline bırakmaktansa biz yapmayı tercih ederim. Neden olmasın? Kazanan biziz” dedi.
Başkan, bölgedeki askeri üstünlüğe atıfla “Biz kazandık. Onlar askeri açıdan yenildi. Ellerinde kalan tek şey, suya birkaç mayın bırakabilecekleri yönünde psikolojik etki” diye konuştu.
Trump ayrıca gemi geçişlerinden ücret alınmasına yönelik bir “konsept” üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Trump, ABC News’ten Jonathan Karl’a verdiği mülakatta ise İran ile ortak bir girişim kurarak deniz ticaretinden ücret alınması fikrini gündeme getirdi.
Bu modelin güvenliği sağlamaya da katkı sunacağını ifade ederek “Bu, güvenliği sağlamanın bir yolu. Aynı zamanda başka aktörlere karşı da koruma sağlar. Güzel bir şey” dedi.
Trump yönetiminin tanker trafiğine ücret getirme ihtimali, deniz hukuku açısından da tartışma yarattı. Bu tür bir uygulamanın, 170’ten fazla ülke tarafından onaylanan ancak ABD ve İran’ın taraf olmadığı Deniz Hukuku Sözleşmesi ile çelişebileceği değerlendiriliyor.
Son günlerde Trump’ın bu fikirden uzaklaşarak İran üzerinde baskı kurmak için deniz ablukası seçeneğine yöneldiği görülüyor. ABD donanmasının İran limanlarını abluka altına alması seçeneği yönetim içinde gündeme geldi.
Çin, İran’dan yüksek miktarda petrol ithal eden başlıca ülkeler arasında yer alıyor. Pekin yönetimi bu hafta yaptığı açıklamada, İran limanlarına yönelik abluka ihtimalini “tehlikeli ve sorumsuz bir eylem” olarak nitelendirdi.