Avrupa Yolsuzlukla Mücadele Ofisi (OLAF) Başkanı Petr Klement, savunma sektörüne aktarılan devasa kaynakların suç örgütlerini cezbettiğini belirterek, askeri araştırma ve satın alma alanlarındaki usulsüzlüklere karşı uyarıda bulundu.
YDH - Avrupa Birliği'nin (AB) son dönemde benimsediği militarizasyon rotası, askeri tedarik süreçlerinde usulsüzlük, dolandırıcılık ve yolsuzluk vakalarının artışını beraberinde getiriyor.
Avrupa Yolsuzlukla Mücadele Ofisi (OLAF) Başkanı Petr Klement, Financial Times gazetesine verdiği mülakatta, Avrupa başkentlerinin yeniden silahlanma yönündeki güçlü eğiliminin suç şebekeleri için bir "mıknatıs" işlevi görmeye başladığını ifade etti.
Klement, Avrupa genelinde savunma sektörüne enjekte edilen devasa mali kaynakların suç yapılarını bu alana çektiğini belirtti. OLAF verilerine göre, özellikle askeri araştırma geliştirme faaliyetleri ve tedarik operasyonlarıyla bağlantılı dolandırıcılık vakalarında belirgin bir artış gözlemleniyor.
Klement, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Avrupa savunma alanına ne kadar çok yatırım yaparsa, bu sahada o kadar fazla suçla karşılaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
Klement'in başında bulunduğu kurum, halihazırda AB'nin toplamda 2 trilyon avroya ulaşan genel askeri bütçesiyle ilişkili muhtemel dolandırıcılık şemalarını titizlikle inceliyor.
Söz konusu denetim kapsamına, mühimmat üretiminin finansmanı için ayrılan 500 milyon avroluk programın yanı sıra, 150 milyar avro değerindeki savunma kredileri ve 1,5 milyar avro hacmindeki savunma sanayii geliştirme programı da dahil ediliyor.
Bu kaynakların Avrupa vatandaşlarının vergilerinden oluştuğunu hatırlatan Klement, OLAF'ın temel görevinin Avrupa sakinlerinin finansal çıkarlarını korumak olduğunu vurguladı.
Kurumun paylaştığı verilere göre, 2025 yılı içinde dolandırıcılık veya diğer hukuk dışı eylemler sonucunda "kaybedilen" 597 milyon avronun Avrupa Birliği'ne iade edilmesi talimatı verildi. Ayrıca, 18,1 milyon avro tutarındaki usulsüz finansman akışının da önüne geçildiği bildirildi.
Yürütülen soruşturmaların gizliliği nedeniyle spesifik vaka örneklerini paylaşmaktan kaçınan Klement, buna karşın OLAF'ın karşılaştığı yöntemler hakkında genel bir çerçeve çizdi.
Klement, kurumun özellikle kamu ihalelerine yönelik manipülasyonlar, fiyatların fahiş düzeyde artırılması, yasa dışı lobicilik faaliyetleri ve doğrudan yolsuzluk gibi suç unsurlarıyla mücadele ettiğini kaydetti.