Trump rejimine ‘Filistin'i susturma’ davası

img
Trump rejimine ‘Filistin'i susturma’ davası YDH

İki insan hakları kuruluşu, Trump yönetiminin UCM'ye yönelik yaptırımlarının Filistin'le ilgili hukuki ve insan hakları çalışmalarını fiilen engellediğini belirterek federal mahkemeye başvurdu.




YDH- Associated Press (AP), iki insan hakları kuruluşunun, Trump rejiminin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) İsrail'in Gazze'deki savaşı nedeniyle yürüttüğü soruşturmalar gerekçesiyle uyguladığı yaptırımların, Filistin yanlısı savunuculuk faaliyetlerini hukuka aykırı biçimde engellediği iddiasıyla ABD yönetimine dava açtığını bildirdi.

Habere göre, “Arap Dünyasında Demokrasi İçin Şimdi” (Democracy for the Arab World Now/DAWN) ile “Soykırıma Karşı Vergi Mükellefleri İttifakı” (Taxpayer Alliance Against Genocide) adlı kuruluşlar, çarşamba günü New York'taki federal mahkemeye sundukları dava dilekçesinde, Beyaz Saray'ın geçen yıl yayımladığı kararname nedeniyle çalışmalarını sansürlemek zorunda kaldıklarını belirtti.

Söz konusu kararname, yalnızca Lahey merkezli UCM'yi hedef almakla kalmıyor, yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşlarla herhangi bir hizmet alışverişini de yasaklıyor.

Kuruluşlar, bu düzenlemenin Filistinli insan hakları örgütleri ve yaptırım listesine alınan diğer taraflarla çalışma imkanlarını fiilen ortadan kaldırdığını savunarak mahkemeden ilgili kısıtlamaların iptal edilmesini talep etti.

DAWN İcra Direktörü Ömer Şakir, Trump yönetiminin ekonomik yaptırımları yalnızca insan hakları savunucularını cezalandırmak için değil, Amerikalıların siyasi ifadelerini denetlemek amacıyla da kullandığını öne sürdü.

Şakir, yönetimin "yabancı bir hükümetin yetkililerini korumak amacıyla ABD vatandaşlarının anayasal haklarını ihlal ettiğini" iddia etti.

UCM yaptırımları tartışması

UCM, 7 Ekim 2023'te başlayan savaş sırasında Gazze'de işlenen savaş suçlarını soruşturuyor.

Mahkeme, 2024 yılında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı. Netanyahu ise bu kararları "saçma" olarak nitelendirmişti.

ABD ve İsrail, UCM'nin tarafı olmadıkları gerekçesiyle mahkemenin yargı yetkisini tanımıyor.

Trump yönetimi de tutuklama kararlarının ardından yayımladığı kararnameyle UCM'yi "ABD ve yakın müttefiki İsrail'i hedef alan gayrimeşru ve temelsiz girişimlerde bulunmakla" suçlamış ve mahkemeyle bağlantılı kişi ve kuruluşlara yaptırımlar uygulamaya başlamıştı.

AP'nin aktardığına göre ABD, geçen yıl içinde bazı Filistinli insan hakları kuruluşlarına, UCM hakimleri ve çalışanlarına, mahkemenin eski başsavcısına ve BM'nin Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese'ye yaptırım uyguladı.

Dava dilekçesinde DAWN'ın, İsrail'in Gazze'deki faaliyetlerine ilişkin UCM'ye bilgi sunmayı durdurduğu, yaptırım uygulanan sivil toplum kuruluşlarıyla delil ve hukuki değerlendirme paylaşımını kestiği ve Albanese ile mesleki çalışmalarına son vermek zorunda kaldığı belirtildi.

Kuruluşlar, yaptırımlar nedeniyle ağır para cezaları ve hapis tehdidi altında kaldıklarını, bu nedenle kendilerini sansür etmek zorunda bırakan “ciddi bir caydırıcı ortam” oluştuğunu vurguladı.

Öte yandan Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bu hafta Wall Street Journal'da yayımlanan yazısında Trump rejiminin "gerekirse UCM'yi tuğla tuğla sökeceğini" belirterek mahkemeye yönelik baskının süreceğini ifade etmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise UCM çalışanlarına yönelik yeni yaptırımların, vize iptallerinin ve seyahat yasaklarının gündeme gelebileceğini, ayrıca UCM'nin yargı yetkisini reddetmeyen ülkelere yönelik incelemelerin artırılabileceğini bildirdi.