Siyaset bilimci ve Eurasia Group Başkanı Ian Bremmer, Mario Nawfal'a verdiği mülakatta, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile girilen savaşı sonlandırmak için "umutsuz" bir çaba içinde olduğunu ve acilen bir çıkış yolu aradığını ifade etti.
YDH - Dünyanın önde gelen siyaset bilimcilerinden ve Eurasia Group Başkanı Ian Bremmer, Mario Nawfal ile gerçekleştirdiği geniş kapsamlı mülakatta, Ortadoğu'da devam eden İran-ABD savaşı ve Başkan Donald Trump'ın bu süreçteki tutumu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Bremmer, Trump'ın mevcut savaşı sürdürme niyetinde olmadığını ancak içine düştüğü durumdan "zafer" imajını zedelemeden nasıl çıkacağını bilemediğini kaydetti.
"Trump bu savaştan çıkmak için can atıyor"
Bremmer, mülakatın başında Trump'ın mevcut psikolojik ve siyasi durumuna dikkat çekerek, "Trump gerçekten bu işten çıkmak istiyor. Ateşkesi ilan etmesinden bu yana yaptığı her şey bunu kanıtlıyor. İranlılardan hiçbir karşılık almamasına, hatta sadece reddedilmesine rağmen ateşkesi süresiz olarak uzatması, dışarı çıkmamız gerektiğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.
Bu durumun İran'ın elindeki kozları artırdığını kaydeden Bremmer, Tahran yönetiminin Trump üzerindeki baskıyı ve karşılaştığı muhalefeti Amerikalılardan çok daha iyi analiz ettiğini vurguladı.
Trump'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukayı yeniden yürürlüğe koymak zorunda kalmasını bir "itibar ve koz gösterme çabası" olarak nitelendiren Bremmer, "Trump ablukayı tekrar başlatmak istemedi çünkü bu herkes için maliyetlerin artması demekti. Ancak son birkaç haftadaki gelişmelere bakınca, en azından biraz güvenilirlik ve nüfuz sahibi olduğunu göstermesi gerektiğini anladı" dedi.
"İranlılar müzakere ederken geçiş ücreti toplamaya devam etmek istiyor"
İran'ın müzakere stratejisini de yorumlayan Bremmer, Tahran için en avantajlı konumun "müzakerelere devam ederken bir yandan da boğazdan geçiş ücreti toplamaya devam etmek" olduğunu belirtti.
Trump'ın ablukayı sadece seçici bir şekilde uyguladığını ifade eden Bremmer, ABD ordusunun Çin'e mal taşıyan bazı İran gemilerinin geçişine bilerek izin verdiğini, bunun da Trump'ın İran'ı aslında tam kapasiteyle sıkıştırmak istemediğinin bir göstergesi olduğunu söyledi.
Bremmer, Trump'ın ilan ettiği zaferin bir kurgudan ibaret olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Trump zafer ilan edip birçok cephede hiçbir şeyi başarmama yeteneğine sahip. İlk tur müzakerelerde balistik füzelerden vazgeçti. Bunun bölgesel devletlerin sorunu olduğunu söyledi. İsrailliler ve Körfez ülkeleri buna kızsa da o zafer ilan ediyor. Vekil güçlere verilen desteğin kesilmesi talebini de bir kenara bıraktı. Geriye sadece nükleer konu ve boğaz meselesi kaldı."
"Zafer olarak bildiği bu başarısızlığı henüz kabullenemedi"
Ian Bremmer, Trump'ın nükleer başlıkta da geri adım attığını dile getirerek, "İranlılar ellerindeki zenginleştirilmiş uranyum stoklarını teslim etmeye razı görünüyor. Trump ise bazen 'Uranyumu çıkarmamıza gerek yok, eğer kazmaya çalışırlarsa uydularla görür ve vururuz' diyor. Trump başarısızlık olduğunu bildiği bir zaferi henüz tam olarak kavrayamıyor" dedi.
Bremmer'a göre bu savaşın her geçen günü Trump'ın, Amerikan ekonomisinin ve müttefiklerle olan ilişkilerin aleyhine işliyor.
İran yönetimindeki iç bölünmelere ve suikastların etkisine değinen Bremmer, 150'den fazla hükümet ve askeri liderin öldürüldüğü bir ortamda rasyonel bir anlaşma zemini bulmanın zor olduğunu ifade etti.
Yeni Devrim Lideri ve Devrim Muhafızları içindeki bazı odakların bakış açısının "saf bir rejim koruma içgüdüsünden ziyade intikamla" ilgili olabileceğini iddia eden Bremmer, "Bu insanların çoğu görevlerinde sadece birkaç haftadır bulunuyor, deneyimsizler ve onlarla iletişim kurmak çok zor" dedi.
"İran'ın askeri kapasitesi planlananların çok ötesinde çıktı"
Bremmer, mülakatın en dikkat çekici bölümlerinden birinde İran'ın askeri direncine vurgu yaptı. Tahran'ın bir haftalık ateşkes sürecini füze rampalarını ve stoklarını yenilemek için kullandığını aktaran Bremmer, "Tahminlere göre savaş öncesi füze kapasitelerinin yüzde 60'ına yeniden kavuştular. Bazı füzelerinin hipersonik olduğunu ve Riyad dışındaki Bender hava üssü gibi en korunaklı savunma sistemlerini dahi aşabildiğini gördük. Katar'daki devasa sıvılaştırılmış doğalgaz tesisini vurdular ve 20 milyar dolarlık hasar verdiler" diye konuştu.
Savaşın bölgesel dengeleri de kalıcı olarak değiştirdiğini belirten Bremmer, Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) dağılma sürecine girdiğini ifade etti.
Bremmer, "Bölgede iki farklı güvenlik bloğunun ortaya çıktığını görüyoruz. Bir yanda İsrail ile istihbarat ve teknoloji ilişkisini derinleştiren Birleşik Arap Emirlikleri, diğer yanda ise Çin ve Pakistan ile iş birliği yapan, hatta Pakistan'ın nükleer programını finanse eden Suudi Arabistan var" dedi.
İran'ın gerilimi ne kadar daha tırmandırabileceği sorusuna ise Bremmer şu yanıtı verdi:
"Eğer Amerikalıların içinde bulunduğu bir toplu ölüm hadisesi yaşanırsa, örneğin bir ABD muhribi vurulur ve can kaybı olursa, Amerikalılar derhal ve çok şiddetli bir şekilde savaşa geri döner. Ancak tankerlere saldırmaya devam etmeleri ABD'yi savaşa çekmeyebilir."
Ian Bremmer mülakatı, "Bu tanık olunması korkunç bir savaştı. Trump bu savaşı başlatan tek kişi ve şimdi çıkış yolu bulmaya çalışıyor. Kasım ayındaki seçimlerde bu durumun siyasi faturası çok ağır olacak" sözleriyle tamamladı.