İsrail Başbakanı Netanyahu, İran ve müttefiklerine karşı ilan edilen savaş hedeflerine ulaşılamaması ve devam eden güvenlik krizleri nedeniyle seçim öncesi artan bir halk tepkisiyle karşı karşıya.
YDH - Associated Press (AP) tarafından yayımlanan analizde, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun, İran ve müttefiklerine yönelik savaşlarda belirlenen hedeflere ulaşılamaması nedeniyle yaklaşan seçimler öncesinde artan bir halk hoşnutsuzluğuyla karşı karşıya olduğu belirtildi.
Hbaerde, İran'ın bölgedeki konumunu koruduğu, Hizbullah ve Hamas'ın yenilgiye uğratılamadığı, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail'in çıkarlarının ise birbirinden uzaklaşabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Netanyahu, Şubat ayı sonunda ABD ile birlikte başlatılan askeri süreçte temel hedeflerin İran ordusunu zayıflatmak, nükleer ve füze programlarını sona erdirmek ve mevcut yönetimin devrilmesi için uygun koşulları oluşturmak olduğunu ilan etmişti.
Ancak bu ayın başında ilan edilen ateşkes süreci itibarıyla, söz konusu hedeflerin hiçbirinin tam anlamıyla gerçekleştirilemediği kaydedildi.
Lübnan cephesinde Hizbullah ile yürütülen savaşın, hedeflere ulaşılmadan sonlandırıldığı ifade edilen raporda, Netanyahu'nun Trump'ın talebi doğrultusunda ateşkesi kabul ettiği vurgulandı.
Netanyahu her ne kadar "İsrail'in Hizbullah ile işinin henüz bitmediğini" savunsa da, işgalci İsrail güçlerinin Lübnan'ın güneyinde yalnızca birkaç kilometre derinliğindeki bir sınır hattını kontrol altında tutabildiğine dikkat çekildi.
Gazze'de ise 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı operasyonunun üzerinden iki yılı aşkın süre geçmesine rağmen Hamas'ın varlığını sürdürdüğü hatırlatıldı.
İsrail içindeki tepkilere yer verilen raporda, askeri yorumcu Yoav Limor'un "7 Ekim'den bu yana geçen 925 günlük savaşın ardından İsrail hiçbir cephede "mutlak zafer" kazanamadı.
Kararların Kudüs yerine Washington'da alındığı bir ülke olarak görülüyor" ifadeleri aktarıldı. Siyasi analist Dahlia Scheindlin ise halkın belirlenen amaçlara ulaşılamamış olması sebebiyle hayal kırıklığı yaşadığını dile getirdi.
İsrail Demokrasi Enstitüsü tarafından yapılan anket verileri, savaşın başında Netanyahu'nun yönetim kapasitesine güvenenlerin oranının yüzde 64 olduğunu, ancak 8 Nisan'daki ateşkes sonrasında hükümetin performansına yönelik değerlendirmelerin tamamen negatife döndüğünü gösterdi.
Başka bir araştırma ise İsraillilerin çoğunluğunun, ABD ile İran arasındaki anlaşmanın İsrail'in güvenliğini yeterince gözetmediği görüşünde olduğunu ortaya koydu.
AP'nin analizinde, İsrail toplumunda Netanyahu ile Trump ve genel olarak İsrail ile ABD arasındaki ilişkilerin eski gücünü koruyup korumadığına dair şüphelerin arttığı belirtildi.
Trump'ın kamuoyu önünde İsrail'e yönelik övgü dolu açıklamalarına rağmen, Netanyahu'nun Trump'a Kudüs'te vermeyi planladığı "İsrail Ödülü" töreninin gerçekleşmemesi ve beklenen ziyaretin iptal edilmesi soru işaretlerini artırdı.
Başbakanlık ofisi konuya dair açıklama yapmazken, İsrailli bir yetkili iki liderin günlük iletişimlerini sürdürdüğünü iddia etti.
Kuzeydeki yerleşim birimlerinde yaşayan İsraillilerin ateşkes kararına yönelik öfkesi de haberde geniş yer buldu.
Hizbullah'ın roket saldırıları altında bir buçuk ay geçiren yerleşimciler, ateşkesi bir "hata" olarak nitelendirirken, Kiryat Şimona gibi bölgelerde protestoların şiddetlendiği aktarıldı.
Ekim ayı sonunda seçime gitmesi gereken Netanyahu hükümetine karşı muhalefet cephesi de hareketlendi.
Naftali Bennett ve Yair Lapid'in seçimlere birlikte girme kararı aldıkları, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot gibi isimlerin de bu ittifaka katılabileceği bildirildi.
Analistler, ateşkesin çökme riskinin sürdüğü bu istikrarsız ortamda, seçmenlerini güvenlik kazanımları konusunda ikna edememesi halinde Netanyahu'nun büyük bir siyasi krizle yüzleşeceğini öngörüyor.