Eski ABD istihbarat subayı: Hürmüz Boğazı operasyonu bir çaresizlik hamlesi

img
Eski ABD istihbarat subayı: Hürmüz Boğazı operasyonu bir çaresizlik hamlesi YDH

Eski ABD Deniz Kuvvetleri istihbarat subayı ve terörle mücadele uzmanı Malcolm Nance, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda başlattığı seyrüsefer serbestisi operasyonunu "bir çaresizlik hamlesi" olarak nitelendirdi.




YDH - ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda başlattığı seyrüsefer serbestisi operasyonu, bölgedeki gerilimi düşürmek bir yana, ateşkesi sona erdirip çatışmaları yeniden alevlendirme riski taşıyor.

Eski ABD Deniz Kuvvetleri istihbarat subayı, terörle mücadele uzmanı ve yazar Malcolm Nance, Mario Nawfal'a verdiği mülakatta, operasyonun perde arkasını, taşıdığı riskleri ve Trump yönetiminin stratejik açmazlarını çarpıcı ifadelerle değerlendirdi.

Hürmüz Boğazı'ndan bir düzineden fazla kez geçtiğini belirten Nance, ABD kuvvetlerinin bu tür bir operasyondan söz ettiği haberini aldığında aklına hemen 1985 yılının ve Kuveytliler için yürütülen Operasyon Earnest Will'in geldiğini söyledi.

Nance, "Ancak burada bence olan şey şu: Harekât emri verilir verilmez ki bu son bir haftadır Beyaz Saray ile planlanıyordu, Merkez Kuvvetler Komutanı Pete Hegseth ile yapılan toplantıları duydunuz, iki savaş gemisi çok hızlı bir şekilde Hürmüz Boğazı'ndan içeri sızdı" dedi.

Nance, bu tür geçişlerin genellikle gece saat 1 civarında, muharebe vaziyetinde yapıldığını anlatarak "Böylesi daha kolaydır. Süratli botlar sizi göremez. Hürmüz Boğazı'nda siluet halinde belirmezsiniz ve hızlı hareket edebiliriz. Hürmüz'ün doğusundan batısına geçiş yaklaşık dört ila beş saat sürer" diye konuştu.

Nance, gördüğü kadarıyla ABD'nin gemilere refakat etmediğini, bunun yerine beş ABD bayraklı veya ABD mülkiyetindeki gemiyle koordinasyon sağlandığını ve boğazın batısında bir şemsiye, doğusunda da bir şemsiye oluşturulduğunu söyledi.

"İranlıların mayın döşediğini iddia ettiği bölgenin güneyinden geçiyorlar"

İngiltere Denizcilik Ofisi'nin yönlendirmesiyle bu gemilerin, Müsendem Yarımadası'na neredeyse yapışık biçimde, Umman'ın kara sularına çok yakın bir hattan geçtiğini belirten Nance, "Hasab kasabasındaysanız, oradan doğrudan Körfez'i görebileceğiniz o iki köyden baktığınızda bu gemileri görebilirsiniz. Normalde çok daha açıkta, Körfez'in 12 ila 15 mil derininde olurlar" dedi.

Nance, bu koordinasyonun önce ABD bayraklı gemiler için kullanıldığını anladığını, daha sonra da tarafsız diğer ülke gemilerinin, İran'ın eski Hürmüz Boğazı trafik ayrım düzenine mayın döşediğini iddia ettiği bölgenin güneyindeki bu kıyıya son derece yakın alana girmeye teşvik edildiğini söyledi.

Birkaç haftadır gemilerin tam da bu güzergahı izleyerek sıvıştığını gördüklerini belirten Nance, İngiltere Denizcilik Ofisi'nin denizcilere "Çıkmak isterseniz yol bu" mesajını verdiğini aktardı.

Ancak Nance'a göre asıl büyük sorun sigorta. Nance, "Mario, buradaki büyük sorun şu: Sigortanız bunların hiçbirini karşılamayacak. Gemi hasar görürse, karaya oturursa sigorta kapsamında değilsiniz. Gemi saldırıya uğrarsa sigorta kapsamında değilsiniz. Gemide yağ tavası yangını çıkar ve alev alırsa sigorta kapsamında değilsiniz. Çünkü bu, 12 saat öncesine kıyasla çok daha yüksek bir savaş riski" ifadelerini kullandı.

"Bu bir çaresizlik hamlesi"

ABD'nin neden böyle bir operasyon yürüttüğü sorusuna Nance net bir yanıt verdi. Kendi internet sitesinde de bu konuyu yazdığını belirten Nance, "Bu bir çaresizlik hamlesi" dedi.

Nance, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Donald Trump, ki bunu son 10 dakikadır duyuyoruz, Trump'ın Beyaz Saray'daki sözcüsü konumundaki Axios'tan Barak Ravid, Trump'un bir hayal kırıklığı duvarına çarptığını ve en az hayal kırıklığı yaratan seçenek olarak bu seçeneği belirlediğini söyledi. Yapmak istediğiniz şey Hürmüz Boğazı'nın tıpasını açmak. Ama Trump sanki bunu bir banyo küveti tıpası gibi düşünüyor. Ya da bir lavabo tıpası. Çekip çıkarıyorsun ve peşinden bütün gemiler takip edip akıyor."

Nance, Trump'ın bu gemilerin her birinin 200 bin varil petrol taşıyan, çeyrek milyar dolar değerindeki tankerler olduğu gerçeğini göz ardı ettiğini söyledi. Sıvılaştırılmış doğalgaz tankerlerinde ise durumun çok daha vahim olduğunu vurgulayan Nance, "En ufak bir kıvılcım, bir roket ya da makineli tüfek isabeti, tüm gemiyi neredeyse atom bombası tarzı bir büyüklükte patlatabilir" uyarısında bulundu.

Sigortacıların, Körfez'deki istikrar 27 Şubat seviyesine dönene kadar bu riski almayacağını belirtti. Nance, 27 Şubat seviyesini "içeri buhar gücüyle girip çıktığınız, kimsenin sorun yaşamadığı dönem" olarak tanımladı.

ABD'nin seyrüsefer serbestisi olarak adlandırılan uygulamayı hayata geçirmeye çalıştığını söyleyen Nance, seyrüsefer serbestisinin her iki taraftan da engelleme olmaksızın geçiş anlamına geldiğini belirtti.

Ancak Nance, İranlıların kendilerini hala savaş halinde gördüğünü vurguladı:

"Bu savaşın müzakere edilmiş bir sonu yok. Ateşkes, Trump'un bu zaman dilimini petrol piyasalarını rahatlatmak için kullanma girişimi gibi görünüyor. Çünkü savaş Destansı Öfke operasyonu seyrüsefer serbestisini ve Körfez'deki deniz taşımacılığını tam anlamıyla yok etti. Dolayısıyla bu bir çaresizlik. Trump'ın bunun açılmasına gerçekten ihtiyacı var."

"Trump boğazı tıpa gibi görüyor, İran'ın buna oturup seyretmeyeceğini düşünüyorum"

Nance, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı'nın Trump'a, "Bir uca gemileri yerleştiririz, diğer uca gemileri yerleştiririz ki bu harika, ancak süratli botlar, füzeler, insansız hava araçları veya intihar torpido dronları tarafından ateş altına alınırlarsa yine de vurulabilirler ve o zaman derhal başka hiçbir gemi dışarı çıkmak istemeyecektir" dediğini aktardı.

Nance, riskin aşırı yüksek olduğunu ve bunun bir insani yardım misyonu olmadığını söyleyerek "İran savaşı durmadı. Trump Kongre'ye ateşkes açıklaması yapmış olsa da böyle bir operasyon ateşkesin ihlali olur" dedi.

Bu sırada program sunucusu Mario Nawfal, İran'ın Hürmüz Boğazı ablukasını Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğusundaki Hur Feccan ve Füceyra limanlarını da kapsayacak şekilde genişlettiğini duyurdu. İran'dan izin almadan bu limanlardan ayrılıp Umman Körfezi'ne açılmaya çalışan gemilerin hedef alınacağı belirtildi.

Bunun Özgürlük Operasyonu2na bir yanıt olup olmadığı sorusu üzerine Nance, "Bence bu, ABD'nin bu gemileri düzenleyecek olmasına bir yanıt. Eğer bir yerden çıkıyorsanız üç yerden birinden çıkarsınız. Füceyra, büyük petrol sahası, herhangi bir gün açığa baksanız 200 gemi görürsünüz. Hür Feccan da bunun hemen kuzeyinde; gemiler orada toplanıp ABD savaş gemilerinin kendilerine refakat etmesini ya da koruma sağlamasını bekleyebilir" değerlendirmesini yaptı.

Nance, İran'ın radar ve dürbünle gemilerin hızlı geçiş yapmaya çalıştığını görebilme kabiliyetine sahip olduğunu belirtti. İran'ın Bender Abbas'tan Füceyra'ya kadar uzanan bir hat çizerek "ABD'nin abluka hattını alıp kendi kırmızı çizgisine çevirdiğini" ve ticari deniz trafiğine "geçmeye cesaret edin" dediğini söyledi.

Doğu tarafından kimsenin boğaza girmediğini belirten Nance, "Bu görev gerçekten Hürmüz'ün batı yakasında Dubai ve Katar açıklarında, Kuveyt ve Suudi Arabistan'dan gelen yaklaşık 800 geminin tıpasını açmakla ilgili. Ama yine, bu gerçekten sigorta şirketleriyle ilgili, Donald Trump'ın oraya kaç gemi koyabileceğiyle değil. Biz onlara refakat etmiyoruz. Sadece füze, mayın veya gambot hedefi olabilecek yüzde 5'lik yarı güvenli bir geçiş koridoru yaratıyoruz" ifadelerini kullandı.

"ABD savaş gemisi alçaktan uçan dronlara karşı harika değil"

Nawfal'ın, ABD İran'ın kırmızı çizgilerini aşmaya çalışırsa ne olacağını sorması üzerine Nance, en az bir ABD savaş gemisinin boğazdan geçtiğini, İran'ın muhtemelen tırmanmayı doğrudan deniz çatışmasına dönüştürmek istemediğini söyledi.

Fakat yaklaşık 10 saat kadar önce Füceyra'nın 78 deniz mili kuzeyinde bir geminin iki cisim tarafından vurulduğuna dair raporlar aldıklarını belirten Nance, "Bu, Fars Körfezi lisanında seyir füzesi demektir. Mürettebat güvende olsa da geminin vurulmuş olması İran'ın bu kabiliyete sahip olduğunu gösteriyor" dedi.

Nance, ABD Donanması'nın Aegis sınıfı güdümlü füze destroyerlerindeki hava arama radarlarının seyir füzeleri ve balistik füzeler için müthiş olduğunu, ancak son derece alçaktan uçan insansız hava araçlarına karşı harika olmadığını vurguladı.

Nance, "Hürmüz Boğazı'nın tam ortasında, batıdan doğuya kavis çizerken İranlılar oraya bir düzine dron indirebilir ve siz vurulana kadar onları fark etmezsiniz" dedi.

Şahid tipi dronların "aptal" olduğu, hedefi nasıl bulacağı sorusunu Nance şöyle yanıtladı:

"Onlar aptal ama mesela o bütün kutuyu ızgaraya bölebilirsiniz. Sadece 24 mile 24 mil. Bunlar çok spesifik şeylerin peşinden gidecek şekilde tasarlanmıştır. Bu programda daha önce de konuştuk. Termal görüntülemeyle yukarıda oturabilirsiniz. O koridorun bin metre üzerinde oturursunuz. Eğer Bender Abbas'ta ya da dağlarda bir kamyonunuz, seyir füzeniz ya da dronunuz varsa, o bölgeye bakan dağlarda, o füze 10-15 dakika içinde aşağıda olur ve orada ne varsa arar. Hele ki seyir füzesiyse arayıcı başlık sadece son 10 milde açılır, hedef arar ve vurur. Ya da o gemiyi kalem, kağıt, el hesap makinesi ve küçük bir pusulayla takip edersiniz; rotasına ve hızına bakarak 25 dakika sonra nerede olacağını hesaplarsınız. 50 mil öteden birine dronu fırlattırır ve o dronun tam o kesişme noktasına varacağından emin olursunuz. Bu sadece temel matematik, geometri."

"İran seçtiği herhangi bir Körfez ülkesine 100 balistik füze yollayabilir"

ABD'nin angajman kurallarını değiştirerek füze fırlatan her tırı, her küçük deniz aracını vuracağını ilan etmesini Nance, "esasen Hürmüz Boğazı versiyonuyla İran'la yeniden savaşa giriyoruz demek" şeklinde yorumladı. Bunun 2.0 versiyonu olacağını söyleyen Nance, asıl meselenin İran'ın ne kadarını tolere edeceği olduğunu belirtti.

Nance, İran'ın küçük bir karşılığı tolere edebileceğini düşündüğünü söyledi. Ancak ABD'nin Bender Abbas'a, Qeşm Adası'na, Lavant'a, Larak Adası'na girip misket bombalamaya, saldırı düzenlemeye, Russel Ha'dan helikopterler getirip Hürmüz Boğazı'nda süratli botlara karşı uçakla ateşli bir muharebeye girişmeye başlaması halinde ateşkesin biteceğini vurguladı.

Nance, "İran seçtiği herhangi bir Körfez ülkesine 100 balistik füze yollayabilir. Çünkü savaş yeniden ateşkes ilan ettikleri güne, 9 Nisan'a dönmüş olur. Aradaki bütün zaman bir duraksamaydı. Savaşın bitiş biçimi değildi. Trump'ın zihninde ise bitmişti. Bence Trump bunu gerçekten, Mario, kendisinin muharebenin önceki safhayla hiçbir ilgisi olmaması gereken yeni bir safhasını yaratması olarak görüyor. İran'ın buna oturup seyredeceğini düşünmüyorum" dedi.

Nawfal'ın deniz trafiği verilerinin bugün hiçbir ABD bayraklı geminin Hürmüz'den geçmediğini gösterdiğini belirtmesi üzerine Nance, bu verilerin AIS vericisini kapatan ya da kamuya açık takip protokollerinden muaf tutulan gemileri kapsamadığını, bu tür durumlarda bu takip verilerinin işe yaramaz olduğunu söyledi.

Nance, geçmişte yaptıkları gibi gemilere ABD bayrağı çekme, AIS'i kapatma, AIS'i açık bırakıp gemiyi hala Hürmüz açıklarında göstererek aldatma yapma ve ABD'nin verdiği Umman kıyısına yakın GPS koordinatlarından ilerleme gibi taktiklerin uygulanabileceğini anlattı.

Asıl meselenin İran'ın gemileri görüp görmediği olduğunu vurgulayan Nance, "Şu anda gün ortası, aslında öğleden sonra. Günün bu saatinde kimse boğazdan geçmez. Kimse. Bunu yapacaksanız gece yaparsınız. En batıdaki ABD savaş gemisinin, en doğudaki ABD savaş gemisinin nerede olduğunu bilerek yaparsınız" diye konuştu.

"Tek bir tetik çekişiyle bu savaş balistik füzeler savaşına geri döner"

Nance, asıl meselenin Körfez'in her yerinde Devrim Muhafızları botlarını, füze botlarını avlayan helikopterler, A-10 hücum uçakları ve F-18 taarruz uçakları olduğunu söyledi.

Nance sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mario, tek bir tetik çekişiyle bu savaş balistik füzeler ve seyir füzeleri savaşına geri döner. Ya da Tahran bir noktayı göstermeye karar verir, herkesi uyarır ve gördüğü bir sonraki gemiyi gerçekten batırmaya ya da ateşe vermeye karar verir. Bu da elbette ABD kuvvetlerinin gelip saldıranlara saldırmasına yol açar ve sonra elinizde büyük, birbirine dolanmış saldırılar yumağı olur. Bu gerçekten optimalin altında bir durum. Ben bunu başkana tavsiye etmezdim ama o Hürmüz'ün seyrüsefer serbestisi için açılmasını emretti. Sizinle bir aydan uzun süre önce bunu konuşmuştuk. Seyrüsefer serbestisi operasyonlarının buraya uzatılmasını. Bunu yapmanın tek yolu zorlamak ve sonuçlarına katlanmak zorundasınız."



Makaleler

Güncel