Bloomberg’in aktardığına göre Çin, savaş öncesi döneme kıyasla petrol ithalatını yaklaşık dörtte bir oranında azalttı.
YDH - Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Çin, savaş öncesi döneme kıyasla petrol ithalatını yaklaşık dörtte bir oranında azalttı.
Buna rağmen ülkenin iç petrol stoklarında düşüş yaşanmadı. Ajans, bu tablonun ülkedeki petrol talebinde kayda değer gerilemeye işaret edebileceğini yazdı.
Haberde, son haftalarda Çin’in devlet kontrolündeki petrol şirketlerinin ellerindeki bazı petrol partilerini rakip şirketlere yeniden sattığı belirtildi. Bloomberg, bunun arz fazlasına işaret ettiğini ve arz sıkışıklığının yaşandığı dönemlerde alışılmış bir durum olmadığını aktardı.
Ajansa konuşan petrol sektörü yöneticileri, Pekin’in son dönemde attığı adımların petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırladığını ve küresel petrol ticaretini etkilediğini ifade etti.
Emtia piyasaları üzerine analiz yapan Vortexa verilerine göre Çin, üçüncü taraf tedarikçilerden günlük yaklaşık 8,2 milyon varil petrol satın alıyor. Bu miktar, savaş öncesi dönemde günlük 11,7 milyon varil seviyesindeydi.
Bloomberg, ithalattaki düşüşün Pekin’in stratejik rezervlerini kullanması veya ticari stoklarını azaltması halinde daha anlaşılır görülebileceğini yazdı.
Ancak ajansa göre böyle bir tablo ortaya çıkmadı. Uydu verileri, Çin’in petrol stoklarının artmayı sürdürdüğünü gösterdi.
Haberde, Çin’in geçmişte ihtiyaç duyduğundan daha fazla petrol satın alarak olası acil durumlara karşı büyük rezervler oluşturduğu hatırlatıldı.
Bloomberg’e göre ülkenin mevcut petrol rezervleri yaklaşık 1,4 milyar varil seviyesinde bulunuyor.
Bu rakamın ABD’deki yaklaşık 400 milyon varillik ve Japonya’daki yaklaşık 260 milyon varillik rezervlerin belirgin biçimde üzerinde olduğu belirtildi.
Bloomberg, Çin’in petrol ithalatındaki düşüşün arkasında başka nedenler de bulunabileceğini yazdı. Ajansa konuşan ve isimleri açıklanmayan petrol tüccarları, Çin’de ekonomik faaliyetlerin daha önce düşünüldüğünden daha zayıf seyrediyor olabileceğini, bunun da petrol tüketimini aşağı çektiğini ifade etti.
Haberde, bu yavaşlamanın tetikleyicilerinden birinin İran’daki savaşın Çin’in bölgedeki bazı müşterileri üzerindeki etkisi olabileceği kaydedildi. Bloomberg, Filipinler, Vietnam ve Tayland’ı bu ülkeler arasında sıraladı.
Ajans ayrıca elektrikli araç kullanımındaki artışın, toplu taşıma imkanlarının gelişmesinin ve evden çalışma uygulamalarının yaygınlaşmasının Çinli ailelerin yükselen petrol fiyatlarıyla daha rahat başa çıkmasına imkan verdiğini belirtti.
Uluslararası Enerji Ajansı değerlendirmelerine göre Çin’de petrol talebi mart ve nisan aylarında yıllık bazda günlük yaklaşık 110 bin varil azaldı. Talep günlük yaklaşık 17 milyon varil seviyesine geriledi.
Ancak Bloomberg, bu düşüşün tek başına ithalattaki sert gerilemeyi açıklamaya yetmediğini yazdı.
Ajansa konuşan bazı uzmanlar, talepteki gerilemenin Çin’in petrokimya sektöründeki yavaşlamayla da bağlantılı olabileceğini ifade etti. Bloomberg, son beş yılda petrol tüketimindeki büyümeye en büyük katkının bu sektörden geldiğini belirtti.
Haberde, Çin’in durumunun başka yönlerden de farklılaştığı kaydedildi. Ülkede petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın yanı sıra kömür bazlı paralel üretim sistemlerinin de bulunduğu ifade edildi.
Bloomberg, Çin’in stratejik rezervlerini kademeli biçimde kullanıyor olabileceği ihtimaline de yer verdi. Ajans, uydu görüntüleriyle izlenemeyen yer altı depolama tesislerinden petrol çekiliyor olabileceğini belirtti.
Buna rağmen Bloomberg, “Bugün Çin petrol piyasasını yeniden dengeliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Haberde ayrıca, 7 Mayıs’ta Orta Doğu’daki çatışmaların başlamasından bu yana ilk kez Çin’e ait bir tankerin Hürmüz Boğazı’nda saldırıya uğradığı bilgisi yer aldı. Gemide “Çinli sahip ve mürettebat” ibaresinin bulunduğu belirtildi.
Bundan iki gün önce ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Çin’e petrol tankerlerini Basra Körfezi ülkeleri yerine ABD’ye yönlendirmesini teklif ettiğini söylemişti. Trump ayrıca Pekin’in petrolünün yaklaşık yüzde 60’ını Hürmüz Boğazı üzerinden temin ettiğini ifade etmişti.