Financial Times, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini, yüzlerce hızlı saldırı botundan oluşan "sivrisinek filosu" üzerinden analiz etti.
YDH - Financial Times, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol kapasitesinde İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun "sivrisinek filosu" olarak tanımlanan hızlı saldırı botlarının belirleyici rol oynadığını yazdı.
Gazeteye göre yüzlerce sürat teknesi İran’ın güney kıyıları boyunca uzanan koylarda, mağaralarda ve tünellerde hazır bekletiliyor. Haberde, emir verilmesi halinde bu teknelerin kısa süre içinde gruplar halinde Hürmüz Boğazı’na açıldığı ve hem savaş gemileri hem de ticari gemiler için tehdit oluşturduğu belirtildi.
Financial Times, bazı teknelerin yalnızca makineli tüfek taşıdığını, bazı modellerin ise kısa menzilli füzelerle donatıldığını aktardı.
Gazetenin Amerikan askeri kurumlarındaki kaynakları, bu botların uçak gemilerine veya modern petrol tankerlerine kritik düzeyde zarar verebilecek kapasitede olmadığını kabul etti.
Ancak aynı kaynaklar, filonun temel amacının Amerikan donanmasını yok etmek değil, ticari gemilerin boğazdan geçişini caydıracak sürekli bir tehdit ortamı yaratmak olduğunu belirtti.
Financial Times, Devrim Muhafızları’nın "sivrisinek filosunun" İran’ın daha güçlü ordulara karşı geliştirdiği asimetrik savaş stratejisinin simgesi haline geldiğini yazdı.
Haberde, bu yaklaşımın ilk kez 1980’lerdeki İran-Irak savaşı sırasında geliştirildiği kaydedildi. O dönemde sürat teknelerinin gruplar halinde hareket ederek daha yavaş gemileri baskı altına aldığı belirtildi.
Bu botların mürettebatlara saldırabildiği, yük gemilerine zarar verebildiği, gemi ele geçirme operasyonlarında kullanıldığı ve deniz mayınları döşeyebildiği aktarıldı.
Financial Times’a göre bugün kullanılan filo, düşük maliyetli ve kolaylıkla yenilenebilen İran yapımı botların yanı sıra daha gelişmiş modellerden de oluşuyor. Gazete, Serrac-1 modelinin İngiliz yapımı Bladerunner 51 yarış teknesinin kopyası olduğunu yazdı.
ABD ile İran arasında savaş başlamadan önce Hürmüz Boğazı’ndan dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatının yüzde 20’sinden fazlası geçiyordu.
Çatışmaların başlamasının ardından İran yönetimi deniz trafiğine sınırlama getirdiğini duyurdu. Tahran, "dost olmayan ülkelerle bağlantılı" gemilerin boğazdan geçişine izin verilmeyeceğini açıkladı.
ABD daha önce İran filosunun önemli bölümünü imha ettiğini açıklamıştı. Ancak analistler, saldırıların esas olarak İran’ın düzenli donanmasını hedef aldığını, Devrim Muhafızları güçlerinin büyük ölçüde faaliyet kapasitesini koruduğunu belirtti.
The Wall Street Journal’ın aktardığı verilere göre Devrim Muhafızları’na bağlı hızlı saldırı botlarının yüzde 60’tan fazlası halen kullanılabilir durumda bulunuyor ve deniz trafiği açısından tehdit oluşturmaya devam ediyor.
Financial Times, İran’ın coğrafi avantajına da dikkat çekti. Gazeteye göre İran, Basra Körfezi’nin en uzun kıyı şeridini kontrol ediyor ve bu sayede deniz trafiğine yönelik yerel tehditleri kısa sürede devreye sokabiliyor.
Tennessee Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Said Golkar da daha önce The New York Times’a yaptığı değerlendirmede Devrim Muhafızları’nın bu yapı sayesinde "deniz gerillası" gibi hareket ettiğini söylemişti.
Golkar, Devrim Muhafızları’nın "vur-kaç" taktiğine dayalı strateji izlediğini belirtti. Bu yaklaşımın, dar ve sığ yapısı nedeniyle büyük Amerikan savaş gemilerinin manevra kapasitesini sınırlayan Hürmüz Boğazı için özellikle uygun olduğunu ifade etti.
ABD’nin İran’a karşı başlattığı savaşın ardından, 28 Şubat’ta Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı’nı abluka altına aldığını duyurdu.
11 Nisan’da yapılan ancak sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından ABD Başkanı Donald Trump, İran limanlarına yönelik abluka kararı açıkladı.
The Washington Post’un aktardığına göre CIA, İran’ın Amerikan ablukasına rağmen 90 ila 120 gün boyunca ekonomik olarak ayakta kalabileceğini değerlendiriyor. Haberde, bu sürenin daha da uzayabileceği belirtildi.
Gazeteye göre İran’ın deniz taşımacılığının bir bölümünü demiryolu taşımacılığıyla ikame etmesi halinde, ekonomik açıdan ek güvenlik alanı oluşturabileceği düşünülüyor.
El-Arabiya televizyonu ise 7 Mayıs’ta yayımladığı haberde ABD ile İran’ın, İran limanlarına yönelik abluka koşullarının hafifletilmesi karşılığında Hürmüz Boğazı’nın aşamalı biçimde yeniden açılması konusunda mutabakata vardığını bildirdi.