Irak çölünde ortaya çıkan ve İsrail’e ait olduğu öne sürülen gizli İHA pistinin, İran sınırına yakınlığı sayesinde suikast ve saldırı operasyonları için kullanıldığı iddiası bölgedeki örtülü savaşın boyutunu gözler önüne serdi.
YDH- Irak’ın Necef şehrinin yaklaşık 160 kilometre batısında, ıssız çöl bölgesinde bulunan bir uçak pisti, Ortadoğu gündemine bomba gibi düştü.
Iraklı yetkililerin herhangi bir güvenlik birimine ait olmadığını doğruladığı pistin, İsrail tarafından gizli operasyonlar yürütmek amacıyla inşa edildiği iddia ediliyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan uzman Nima Ekberhani, bölgenin stratejik olarak bilinçli seçildiğini vurguladı.
Ekberhani, "Birileri çıkıp diyebilir ki; "Yahu Irak’ta devlet yok mu, otorite yok mu, nasıl böyle bir şey olur?" Ama burası öyle kuş uçmaz kervan geçmez bir çöl ki; radar yok, hava savunma sistemi yok. Bölgedeki işbirlikçi yerel unsurlar, yol yapım ekipmanı süsü vererek o teçhizatı bir tırın arkasına atıp kimseye ruhu duymadan oraya taşımış olabilirler," ifadelerini kullandı.
Ortaya atılan en güçlü teoriye göre; İsrail, son savaş boyunca bu gizli pistten keşif ve saldırı amaçlı insansız hava araçları (İHA) kaldırdı.
Uzmanlara göre, pistin konumu, İHA’ların İran’ın batı sınırlarına ulaşma süresini ve yakıt tüketimini minimize ederek, İran hava sahasında daha uzun süre operasyon yapmalarına olanak sağlıyor.
Nima Ekberhani şu yorumda bulundu:
''İsrail’in hangi İHA’ları kullandığını tam bilemiyorum ama mesela Amerikan yapımı MQ-9 Reaper’lar —ki İsrail’in kullandığı Hermes’lerle görev tanımı olarak benzerdir— iki kişilik bir yer mürettebatı gerektirir. Bunlar uydu kontrollü olduğu için dünyanın öbür ucundan bile kumanda edilebilirler. Veri aktarımı ve pilot kontrolü menzili pratikte sınırsızdır. Mesela Obama dönemindeki Afganistan savaşında sızan belgelerde gördük; Afgan semalarında sivilleri vuran o İHA’ların operatörleri Arizona’da bir koltukta oturuyorlardı. Yer mürettebatı sadece uçağın kalkışını ve bakımını yapıyor, havalandıktan sonra kontrol uydu üzerinden Amerika’daki üsse devrediliyordu.''
Yüksek çözünürlüklü uydu ve video görüntülerinde, pist çevresinde sadece hava araçlarının değil, personel barınması için kullanılan çadırların ve helikopter sevkiyat noktalarının da olduğu görülüyor.
Ekberhani, İHA’ların uydu üzerinden (örneğin ABD’deki merkezlerden) kontrol edilebileceğini, ancak pistteki yer mürettebatının bakım ve kalkış için orada hazır bulunduğunu belirtti.
Analist Serbaz Ruhullah Rezvi ise olayın ciddiyetini şu üç noktayla özetledi:
1. Sessizlik: İsrail kanadından habere yönelik herhangi bir yalanlama gelmedi.
2. Tahliye hareketliliği: Bölgenin deşifre olmasının ardından Amerikan uçaklarının bölgede devriye attığı ve muhtemelen personeli tahliye ettiği gözlemlendi.
3. İç operasyonlar: Pistin sadece İran için değil, Irak içindeki Haşdi Şabi gibi yapılara yönelik suikastlar için de kullanılmış olma ihtimali yüksek.
Şu an için bölgedeki mevsimsel yağışlar ve sel baskınları nedeniyle söz konusu gizli pistin sular altında kaldığı ve kullanılamaz hale geldiği öğrenildi.
Programda, ''Peki neden Amerikan üslerini kullanmadılar da böyle gizli saklı işlere giriştiler?'' sorusuna karşılık olarak Serbaz Ruhullah Rezvi şunları söyledi:
''Çünkü Amerikalıların bu noktada resmi bir üssü yok. Bakınız Irak haritasına; Amerikalıların Irak’ın kuzeyinde ve Bağdat çevresinde üsleri var. Ama bu nokta İran’ın güney sınırına ve Şii nüfusun yoğun olduğu vilayetlere çok daha yakın. "Şii Üçgeni" dediğimiz bölgenin dibi. Benim tahminim; burası Haşdi Şabi güçlerine veya Ketaib Hizbullah gibi yapılara karşı yapılacak suikast ve bombalama eylemleri için bir sıçrama tahtası olarak tasarlandı. Hatırlarsanız Enbar eyaleti dahil pek çok yerde Haşdi Şabi üslerine gizemli saldırılar düzenlenmişti. Belki de hepsinin çıkış noktası burasıydı.''