ABD'li yetkililer, Çinli şirketlerin sevkiyatın kaynağını gizlemek amacıyla üçüncü ülkeler üzerinden İran’a silah gönderme planları yaptığını öne sürerken; bu gelişme, Pekin’de Şi Cinping ile bir araya gelen Başkan Trump üzerindeki diplomatik baskıyı artırıyor.
YDH- New York Times'a göre, Amerikalı yetkililer, Çinli şirketlerin askeri yardımın kökenini gizlemek amacıyla silahları başka ülkeler üzerinden göndermeyi planlayarak İran ile silah satışı görüşmeleri yürüttüğünü bildirdi.
Amerika Birleşik Devletleri, Çinli firmalar ile İranlı yetkililer arasında bu tür teknoloji transferlerinin konuşulduğuna dair istihbarat topladı. Söz konusu silahların ne kadarının sevk edildiği veya Çinli yetkililerin bu satışlara ne ölçüde onay verdiği ise henüz netlik kazanmadı.
Bu ifşaatın, bu hafta Pekin'de bulunan Başkan Donald Trump üzerindeki konuyu gündeme getirme baskısını yoğunlaştırması bekleniyor.
Beyaz Saray'da küçük ülkelerin liderlerine baskı kuran Trump’ın, Çin'deki görüşmeleri sırasında Devlet Başkanı Şi Cinping ile ilişkileri yeniden tesis etmeye odaklandığı görülüyor.
Trump Salı günü yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki çatışmalar hakkında Şi ile "uzun bir görüşme" yapmayı planladığını belirtti ve Çinli liderin İran konusunda "nispeten iyi" olduğunu ekledi.
Savaş sahasında Çin silahı izi aranıyor
İstihbarat konusunda bilgilendirilen yetkililer, silahların üçüncü ülklere gönderilip gönderilmediği konusunda farklı sonuçlara ulaştı.
Ancak Şubat ayı sonlarında İran'a karşı başlayan savaştan bu yana, sahada ABD veya İsrail kuvvetlerine karşı herhangi bir Çin silahının kullanıldığına dair bulguya rastlanmadı.
Geçtiğimiz ay yayımlanan raporlar, Amerikan istihbarat servislerinin Çin'in İran'a alçak irtifa uçaklarını düşürebilen ve MANPADS olarak bilinen omuzdan atılan füzeler transfer etmiş olabileceğine dair bilgiler elde ettiğini gösterdi.
İstihbarat verileri, Çin'in diğer silah sevkiyatlarını da değerlendirdiğini ortaya koydu. ABD'li yetkililer, Çin'in çatışmadaki İran desteğini azaltması için diplomatik baskılarını sürdürüyor.
Trump Çarşamba günü Pekin'e ulaşırken, yönetimindeki yetkililer bu ziyaretin diplomatik açıdan zorlaşmamasını umuyor. Ancak Amerikalı yetkililer, Çin'in İran'a askeri teçhizat sağlama çabalarını kabul edilemez buluyor ve Pekin hükümetinin tüm transferleri engellemesini istiyor.
Üçüncü ülkeler ve gizli rotalar
İran'ın Birleşmiş Milletler misyonu konuyla ilgili yorum taleplerine yanıt vermedi.
Tahran, Çin ile iş birliğine dair az ayrıntı verirken, İran Dışişleri Bakanı Mart ayında Çin ve Rusya'dan "askeri iş birliği" aldıklarını ifade etmiş ancak detay paylaşmamıştı.
Yetkililer, Çin hükümetinin İran'ı destekleme çabalarını resmen onayladığına inanmıyor; ancak Çinli şirketler ile İran arasındaki görüşmelerin hükümetin bilgisi dışında gerçekleşme ihtimalini de düşük görüyor.
Amerikalı yetkililer, sevkiyatlarda kullanılan üçüncü ülkelerden en az birinin Afrika'da olduğunu belirtirken, herhangi bir sevkiyatın bu ülkeye ulaşıp ulaşmadığı bilinmiyor.
MANPADS sevkiyatı haberlerinin ardından Trump, Şi’den İran’a silah transferine izin vermemesini istediğini ve Şi’nin kendisine bunu yapmadığını belirten bir mektup yazdığını açıkladı.
İstihbarat paylaşımı ve enerji denklemi
Savaşın başlangıcından bu yana Çin, İran'a bölgedeki ABD kuvvetlerinin konumlarını izleyen bir casus uyduya erişim ve istihbarat sağlıyor.
Ayrıca Çin, İran'ın insansız hava aracı ve füze üretimi için ihtiyaç duyduğu yarı iletkenler, sensörler ve voltaj dönüştürücüler gibi çift kullanımlı bileşenleri de tedarik ediyor.
Sivil üretimde de kullanılabilen bu bileşenlerin tedariki, doğrudan silah satışlarına göre daha az inceleme çekiyor.
Ancak bitmiş silahlar konusu farklı bir boyutta değerlendiriliyor; silahların başka ülkeler üzerinden gönderilme planı, Pekin'in bu transferleri gizli tutmak istediğini gösteriyor.
Çin, Tahran'ın piyasa fiyatının altında sattığı yaptırımlı İran petrolünün ana alıcısı konumunda bulunuyor ve İran'ın ihraç ettiği petrolün yaklaşık yüzde 80'ini satın alıyor.
Hürmüz Boğazı ve stratejik çıkarlar
İlişki asimetrik olsa ve ticaret İran için Çin'den çok daha önemli olsa da Pekin’in Tahran'ı desteklemede stratejik çıkarları bulunuyor.
Çin, normal şartlarda Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole büyük ölçüde bağımlı durumda. Bu enerji ilişkisi, özellikle pazarlarına giden tankerlerin boğazdan geçebilmesini istiyorsa Çin’e İran’ı destekleme motivasyonu veriyor.
Ancak savaş, boğaz üzerinden yapılan sevkiyatı esasen kesmiş durumda ve haftalar önce varılan ateşkes düzenli trafiği geri getirmekte zorlanıyor.
Bu durum, diğer büyük uluslara göre süreci daha iyi yönetse de ihracat pazarları baskı altında olan Çin için ciddi sorunlar yaratıyor.