Wilkerson: İsrail düşük etkili nükleer silahlara başvurabilir

img
Wilkerson: İsrail düşük etkili nükleer silahlara başvurabilir YDH

ABD eski Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın eski Özel Kalem Müdürü emekli Albay Lawrence Wilkerson, Washington’ın bölgesel ve küresel hakimiyetini kaybederken kendi kendisine bir tür "imparatorluk suikastı" düzenlediğini ve nükleer tırmanma riskinin hiç olmadığı kadar yüksek olduğunu kaydetti.




YDH - Yargıç Andrew Napolitano’nun hazırlayıp sunduğu "Özgürlüğü Yargılamak" programına konuk olan emekli Albay ve ABD eski Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın eski Özel Kalem Müdürü Lawrence Wilkerson, ABD dış politikasının güncel durumuna dair değerlendirmelerde bulundu.

Wilkerson, mülakatın başında ABD hükümetinin ilan edilmemiş savaşları sıradanlaştırdığını ve Amerikan halkının "saldırı savaşı" olarak da bilinen önleyici savaşlara karşı duyarsızlaştığını ifade etti.

Hükümetin gayrimeşru güç kullanımına alışıldığını belirten Wilkerson, özgür bir toplumun inşası için güç kullanımının temelden reddedilmesi gerektiğini vurguladı.

"Trump duyduğu kelimeleri kendi zihninde metastaza uğratıyor"

Programın başında Başkan Donald Trump’ın hafta sonu gerçekleştirdiği Çin ziyareti ve burada yaptığı görüşmeler ele alındı.

Trump’ın Çin’e giderken yanına Elon Musk gibi teknokratik kurumsal yapıların liderlerini aldığını hatırlatan Wilkerson, bu isimlerin Trump’ın sahip olduğu yegane kozlar olduğunu belirtti.

Trump’ın Fox News sunucusu Bill Hemmer’a yaptığı, "Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile İran’ın nükleer zenginleştirme faaliyetleri konusunda baskı yapması için anlaştık" yönündeki açıklamasını değerlendiren Wilkerson, Çin Dışişleri Bakanlığı’nın bu tür bir anlaşmayı kesin dille yalanladığını hatırlattı.

Wilkerson, Trump’ın bu tutumuna şaşırmadığını ifade ederek, "Trump’ı uzun süredir izledikten sonra şuna ikna oldum ki kendisi duyduğu kelimeleri kendi zihninde metastaza uğratıyor ve bunları kendi diliyle yeniden yorumluyor. Dudaklarından bu sözler döküldüğünde onlara gerçekten inanıyor. Bazen insanların yapmadığı şeyleri yaptıklarına, duymadığı şeyleri duyduğuna kendisini inandırıyor" ifadelerini kullandı.

Wilkerson, Trump’ın Çin lideri üzerinde İran konusunda herhangi bir pazarlık gücü olmadığını da sözlerine ekledi.

"İstihbarat topluluğu gerçeklerin gizlenmesinden yoruldu"

İran’ın askeri kapasitesi ve ABD istihbarat topluluğu içindeki sızıntılar hakkında da önemli bilgiler paylaşan Wilkerson, New York Times ve Washington Post gibi mecralara yansıyan bilgilerin kaynağının CIA ve Dışişleri Bakanlığı İstihbarat ve Araştırma Bürosu gibi kurumlar olduğunu belirtti.

Trump’ın "İran’ın donanması yok, füzeleri kalmadı, onları tamamen bitirdik" şeklindeki söylemlerinin sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini kaydeden Wilkerson, "Bazı istihbarat görevlileri, özellikle 20 yıldır İran masasında çalışanlar, bu yalanlardan bıktılar ve sızıntı yapmaya başladılar. İran’ın hala büyük bir gücü var ve yeniden saldırıya uğrarlarsa bu gücü kullanabilirler" dedi.

Wilkerson, bu tür gerçek dışı bilgileri samimiyetle gerçekmiş gibi anlatma durumunun, bilinçli bir yalandan daha tehlikeli olduğunun altını çizdi.

"İmparatorluk şu anda kendi kendisine suikast düzenliyor"

Çin’in küresel stratejisini değerlendiren Wilkerson, Pekin’in Washington ile doğrudan bir çatışmaya girmek yerine ABD’nin kendi hatalarıyla çöküşünü izlediğini dile getirdi.

Wilkerson, "Çin’in büyük stratejisi başarıyla uygulanıyor ancak bu başarı Pekin’den ziyade Amerikan imparatorluğunun şu an kendisine düzenlediği suikasttan kaynaklanıyor. Çinliler bu süreci bozmak istemiyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Çin lideri Şi Cinping’in ihtiyatlı bir politika izlediğini belirten Wilkerson, Şi’nin ABD’nin çöküşünün Çin’e zarar verecek kadar hızlı ve kontrolsüz gerçekleşmesini istemediğini, özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması gibi durumların enerji arzı açısından Çin’i de zora sokabileceğini kaydetti.

"Trump’ın çevresinde Vang Yi kadar zeki tek bir kişi bile yok"

Wilkerson, mülakatta Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile geçmişteki anılarına da değinerek ABD ve Çin arasındaki diplomatik kapasite farkına dikkat çekti.

Vang Yi’yi dünyanın en parlak diplomatlarından biri olarak tanımlayan Wilkerson, "Trump’ın çevresinde Vang Yi’nin zekasına uzaktan yakından yaklaşabilecek tek bir kişi bile yok. Biz bu zirveye hiçbir hazırlık yapmadan gittik. Elon Musk’ın kameralar önünde cep telefonundan çocuklara resim göstermesi, Çin’e sunabileceğimiz tek şeydi" dedi.

Ayrıca Çin heyetinin Tayvan konusunu en başından itibaren "kırmızı çizgi" olarak masaya koyduğunu ve Trump’ın bu konuda bizzat Şi tarafından azarlandığını aktardı.

"İsrail nükleer suç işlemeyeceğine dair bir güvence vermiyor"

Haberin merkezindeki en çarpıcı iddialardan biri, İsrail’in İran’a karşı nükleer silah kullanma olasılığıydı. Robert Kagan’ın neocon hayallerin çöküşüne dair yazdığı makaleyi yorumlayan Wilkerson, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun "Temiz Kopuş Stratejisi" olarak bilinen planın sonuna kadar gitmekte kararlı olduğunu ifade etti.

Wilkerson, "İran’ın yerin derinliklerinde bozulmamış tesisleri olduğundan ve bunlardan birinin nükleer silah üretimine ayrıldığından eminim. Kuzey Korelilerin bu konuda İranlılarla birlikte çalıştığını biliyoruz. Hindistan’ın saatte 30 bin kilometre hıza ulaşan füzeleri gibi sistemleri üretecekler ve bunu Tel Aviv’e bir oldu bitti olarak sunacaklar" dedi.

Wilkerson, İsrail’in bu duruma cevabının düşük etkili nükleer silahlar olabileceğini dile getirerek, "İsrail’in denizaltılardan fırlatılan düşük etkili nükleer silahlar kullanması bir tepki olur. Bu Hiroşima veya Nagazaki gibi görünmeyebilir ancak nükleer bir saldırı olur. Mevcut İsrail yönetimi, yeryüzündeki hiçbir suçun kendileri için ulaşılamaz olmadığını gösterdi" ifadelerini kullandı.

"Kongre anayasa ihlallerine karşı dilsiz kalmış durumda"

Wilkerson, ABD’nin son dokuz ay içinde Karayipler ve Pasifik’te herhangi bir yargılama, uyarı ateşi veya tutuklama olmaksızın 55 ölümcül askeri operasyon düzenlediğini ve bu saldırılarda 194 kişinin öldürüldüğünü açıkladı.

Bu ölümlerin ne Kongre’ye ne de halka rapor edildiğini söyleyen Wilkerson, "Adalet Bakanlığı’nın bu cinayetleri yasal kılan argümanları içeren belgesi hala gizli tutuluyor. Öldürmenin bu kadar sıradanlaştığı bir ortamda Kongre’nin de dilsiz kalması ürkütücü" dedi.

"ABD imparatorluğu geleneksel anlamda savaş kazanmaz"

Son olarak ABD’nin askeri mağlubiyetlerini değerlendiren Wilkerson, imparatorlukların Roma örneğinde olduğu gibi geleneksel anlamda savaş kazanma amacı gütmediğini, sadece çıkarlarını korumak için dünyayı meşgul ettiğini belirtti.

Wilkerson, "Arktik Okyanusu’ndan Baltık Denizi’ne, Ukrayna’dan Gürcistan’a ve oradan İran’a kadar uzanan bir çatışma bariyeri kurduk. Bu bariyerin amacı Çin ve Rus sızmasını engellemek için bir duvar örmektir. Bu duvar ayakta kaldığı sürece kaç savaş kaybettiğinizin bir önemi yoktur" dedi.

Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte dünya ticaretinin "Barbary korsanları" dönemindeki kaos ortamına geri dönebileceği uyarısında bulunan Wilkerson, Trump’ın her ne kadar kötü sonuçlanırsa sonuçlansın "zafer ilan etme" stratejisinin Roy Cohn’dan kalma bir alışkanlık olduğunu ifade ederek mülakatı sonlandırdı.



Makaleler

Güncel