İsrail medyası: Hürmüz kapanınca yük trafiği Türkiye’ye aktı

img
İsrail medyası: Hürmüz kapanınca yük trafiği Türkiye’ye aktı YDH

Hürmüz Boğazı krizinin küresel ticareti felç ettiği süreçte Türkiye, Fars Körfezi’ne alternatif kara koridorlarının merkezine yerleşerek lojistik ve ticari açıdan en fazla kazanç sağlayan ülkelerden biri haline geldi.




YDH- Maariv'in haberine göre, Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen kapatılmasının ardından Türkiye, Fars Körfezi'ndeki kargo trafiğinin yeni rotalara kaydırılmasından ticari anlamda en karlı çıkan ülkelerden biri haline geldi.

Bölgedeki abluka, küresel lojistik devlerini alternatif çözümler üretmeye ve krizi aşmak adına bölgede "kara köprüleri" kurmaya zorluyor.

Danimarkalı deniz taşımacılığı devi Maersk'in CEO'su Vincent Clarke, Financial Times'a verdiği röportajda, "Suudi Arabistan ve Irak; Irak, Ürdün ve hatta Türkiye'den gelen çok sayıda tır ve kamyona sınır kapılarını açtı," ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, Şanghay ile Basra Körfezi arasındaki güzergahta navlun fiyatlarının daha önce görülmemiş bir yükselişe geçtiği ve bu haftaki rakamların Koronavirüs pandemisi dönemindeki rekorları bile geride bıraktığı bir dönemde geldi.

Piyasa araştırma şirketi Clarksons Research'ün verilerine göre, söz konusu rotada standart bir konteynerin taşıma maliyeti, savaş patlak vermeden önce 980 dolar seviyesindeyken, Mayıs ortası itibarıyla 4 bin 100 doların üzerine çıktı.

Birçok dev nakliye şirketi; Kızıldeniz ve Umman Körfezi limanlarından Dammam ve Cebel Ali gibi Fars Körfezi'nin kritik limanlarına uzanan kara yolu hatları oluşturdu.

Gösterilen tüm çabalara rağmen Hapag-Lloyd CEO'su Rolf Habben Jansen, Körfez bölgesine yönelik ticari sevkiyat hacminin %60 ila %80 oranında azaldığını belirtti.

Jansen, "Malları bölgeye ulaştırmanın tek yolu kara köprülerini kullanmak; fakat takdir edersiniz ki bu hatların taşıma kapasitesi, devasa konteyner gemilerinin kapasitesinin çok gerisinde kalıyor," dedi.

Giderek derinleşen kriz, Hindistan'dan Mozambik'e kadar uzanan geniş bir coğrafyadaki limanlarda kargoların mahsur kalmasına yol açıyor.

Ticaret ortakları; çay, tuz ve bakliyat gibi temel gıda maddelerinin yeni rotalara yönlendirilmesi sürecinde 60 günü bulan gecikmelerle karşı karşıya. Tahıl ve gübre tüccarları da bu durumdan ağır darbe alıyor.

Örneğin; ihracat amacıyla hazırlanan standart bir gübre yükünü tamamen kara yoluyla taşımak artık binlerce ağır vasıta tırın devreye girmesini gerektiriyor ki sektör temsilcileri bu durumu tam bir "lojistik kabus" olarak nitelendiriyor.

Siyasi arenada ise tansiyon düşmüş değil. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Amerikan deniz ablukası sebebiyle düzinelerce ticari geminin rotasını değiştirmek zorunda kaldığını resmen doğruladı.

Aynı saatlerde İran devlet televizyonu, Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş koridoru elde edebilmek amacıyla Devrim Muhafızları ile doğrudan müzakerelere başladığını duyurdu.

Tahran yönetimi, boğazdan geçen gemilerden geçiş ücreti tahsil edecek bir trafik yönetim mekanizmasını yakın zamanda devreye sokmaya hazırlanırken,

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise boğazın "herhangi bir ücret veya kısıtlama olmaksızın" derhal uluslararası trafiğe açılması çağrısında bulundu.



Makaleler

Güncel