İsrail'e ait M-ABGG tescilli gizli görev uçağının Abu Dabi'ye inmesi, gizli BAE-İsrail askeri koordinasyonunu yeniden gündeme taşıdı.
YDH- İsrail medyası, işgal varlığına ait resmi bir uçağın Salı öğleden sonra İsrail'den havalanarak Birleşik Arap Emirlikleri'ne doğru bir uçuş gerçekleştirdiğini ve başkent Abu Dabi'ye iniş yaptığını açıkladı.
KAN, söz konusu uçağın M-ABGG tescilli bir model olduğunu bildirdi.
Havacılık gözlemcileri tarafından yakından takip edilen bu uçağın, kamuoyuna önceden duyurulmayan veya siyasi açıdan yüksek hassasiyet barındıran gizli görevlerde İsrailli üst düzey yetkilileri ve iş adamlarını taşımak amacıyla zaman zaman kullanıldığı biliniyor.
Uçuş takip sistemleri ve bu alanda uzmanlaşmış sosyal medya hesapları, son saatlerde Abu Dabi'deki Zayed Uluslararası Havalimanı'na söz konusu uçağın teker koyduğuna dair verileri hızlı bir şekilde paylaşıyor.
Yaşanan bu hareketliliğe rağmen ne Birleşik Arap Emirlikleri ne de İsrail makamları uçuşun operasyonel niteliği veya uçakta bulunan yolcuların kimlikleri hakkında şu ana kadar herhangi bir resmi açıklama yapmıyor.
İsrail medyası, bu gizli uçuşun arka planına ışık tutacak çarpıcı geçmiş verileri yeniden gündeme taşıyor.
Haberlerde, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu liderliğindeki çok sayıda üst düzey siyasi ve güvenlik yetkilisinin, geçen yılın Mart ve Nisan aylarında, İran'a karşı yürütülen savaş sürecinde Birleşik Arap Emirlikleri'ne kritik ziyaretler gerçekleştirdiği ve buradaki yöneticilerle doğrudan görüştüğü hatırlatılıyor.
Maariv gazetesi de Netanyahu'nun bu süreçte gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ziyaretinde Emirlik yetkilileriyle bir araya geldiğini ve kritik siyasi görüşmeler yürüttüğünü aktarıyor.
İsrail medyasında yakın dönemde yer alan askeri raporlarda, İran'la savaşın sürdüğü kritik kesitte İsrail Ordu Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in de Birleşik Arap Emirlikleri'ne özel bir ziyaret düzenlediği belirtiliyor.
Zamir'in bu temaslar kapsamında, ülkenin fiili lideri konumundaki Cumhurbaşkanı Muhammed bin Zayed dahil olmak üzere çok sayıda üst düzey Emirlik yetkilisiyle stratejik toplantılar gerçekleştirdiği ifade ediliyor.
Güvenlik bürokrasisindeki bu yoğun diplomasi trafiği sadece askeri kanatla sınırlı kalmıyor. İsrail dış istihbarat teşkilatı Mossad'ın Başkanı David Barnea'nın da savaş dönemi boyunca İsrail-Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki askeri ve istihbari koordinasyonu pekiştirmek amacıyla Abu Dabi'ye iki kez gizli bir operasyonel ziyaret düzenlediği kaydediliyor.
İki ülke arasındaki bu yoğun güvenlik koordinasyonunun sahaya yansıyan askeri sonuçlarına dair uluslararası basından da teyitli bilgiler geliyor.
ABD merkezli Wall Street Journal gazetesi, daha önce yayımladığı bir istihbarat raporunda, İran'ın stratejik varlıklarını hedef alan bazı büyük saldırıların lojistik ve operasyonel arka planında doğrudan BAE'nin rol oynadığını yazıyor.
Söz konusu haberde, geçen Nisan ayının başlarında İran'a ait stratejik Lavan Adası petrol rafinerisine düzenlenen sabotaj ve saldırının da bu gizli ittifakın kapsamında yer aldığı vurgulanıyor.
Gazete, bu kritik operasyonun, İran'ın daha önce bölgedeki BAE çıkarlarını hedef alan saldırılarına doğrudan bir misilleme olarak, iki ülkenin ortak planlamasıyla gizlice gerçekleştirildiğini belirtiyor.