İsrail ordusu: 12 bin asker açığı var

img
İsrail ordusu: 12 bin asker açığı var YDH

İsrail ordusu Planlama Başkanı Tuğgeneral Tayeb 12 bin asker açığı olduğunu açıkladı.




YDH- İsrail ordusu Planlama ve İnsan Kaynakları Bölümü Başkanı Tuğgeneral Şey Tayeb, askeri yapılanma içinde giderek kötüleşen personel alımı krizine dikkat çekerek, mevcut durumu ordunun operasyonel ihtiyaçlarını doğrudan tehdit eden "normatif ve yasal bir sorun" olarak nitelendi.

Tuğgeneral Tayeb, parlamento (Knesset) Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi'nde taslak muafiyet yasasıyla ilgili düzenlenen kritik oturum sırasında çarpıcı veriler paylaştı.

Askeri yetkili, ordunun sahadaki operasyonel açıkları kapatabilmek adına acil koduyla, 7 bin 500'ü doğrudan muharip hatlarda görevlendirilecek şekilde toplamda yaklaşık 12 bin ek askere ihtiyaç duyduğunu belirtti.

İsrail'in yüksek tirajlı Yedioth Ahronoth gazetesi ve Kanal 12 televizyonunun askeri raporlarına göre, Planlama Başkanı mevcut kaçak tablosunu deşifre etti.

Şu anda halihazırda yaklaşık 32 bin asker kaçağının bulunduğunu tescilleyen Tayeb, bu sayıya ek olarak "On İkinci Emir" yasal statüsü altında yer alan ve askerlik işlemlerini tamamlamış 50 binden fazla kişinin daha mevcut olduğunu kaydetti.

Yetkili, bu kişilerin orduyla iş birliği göstermemeleri halinde çok yakın bir zamanda resmen askerlikten kaçanlar sınıfına dahil olacağına dikkat çekerek duyduğu derin editoryal endişeyi dile getirdi.

Mevcut yasal direncin devam etmesi halinde sayıların tehlikeli bir dalgaya evrileceğini öngören Tuğgeneral Tayeb, "Çok yakın bir gelecekte, askeri sistem içinde firari ve askerlikten kaçan kişi sayısının toplamda 80 bin ile 90 bin eşiğine ulaşacağını tahmin ediyoruz" uyarısını yaptı.

Askeri kadroların açığı kapatmak adına geliştirdiği geçici taktikleri masaya yatıran Tayeb, düzenli hizmet süresini uzatma yönündeki devam eden çabaların bu kurumsal zorluğun üstesinden gelmeye yetmeyeceğini vurguladı.

Tayeb, "Zorunlu hizmet süresini 36 aya uzatmak, güncel askeri görevleri sahada yerine getirmek için gereken savaşçı personel ve kritik tugay sayısındaki bu devasa açığı kapatmak adına kesinlikle yeterli bir çözüm sunmuyor" açıklamasını yaptı.

Bu resmi itiraflar, birden fazla cephede devam eden yıpratıcı çatışmalar ile askerlik hizmetini reddetme oranlarındaki keskin artışın işgal ordusunu getirdiği çaresizliği belgeliyor.

Yaşanan kurumsal kriz, işgal hükümetini askerlik yasaları ve toplumsal yüklerin eşit paylaşımı konusunda çok ağır siyasi ve hukuki baskılarla karşı karşıya bırakıyor.

İsrail medyasında daha önce yer alan askeri analizlerde de işgal ordusunun "insan gücü açısından tam bir çöküş aşamasından" geçtiği net sözlerle ifade ediliyordu.

Uzmanlar, zorunlu askerlik hizmeti sürelerini radikal şekilde uzatmadan ve ultra-Ortodoks (Haredi) toplumunun askerlik sorununu kökten çözmeden, ordunun uzun vadede stratejik görevlerini yerine getirmesinin imkansız olduğunu belirtiyor.

Yayımlanan bu son uyarılar, İsrail ordusunun aynı anda birden fazla cephede savaşmak zorunda kalması sonucu yaşadığı kronik yıpranmanın bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

Orduyu felç eden bu süreç; Lübnan'a yönelik saldırganlığa doğrudan karşılık veren Hizbullah operasyonları nedeniyle işgal altındaki Filistin'in kuzey cephesinde verilen ağır insani kayıplar ve Amerikan-İsrail eksenine misilleme olarak İran tarafından düzenlenen, farklı işgal bölgelerini hedef alan "Gerçek Vaat" operasyonu dalgalarının askeri faturası altında şekilleniyor.



Makaleler

Güncel