İsrail ordusu içerisinde subayların, Lübnan'daki çatışmalara dair net bir stratejinin bulunmaması nedeniyle komuta kademesine karşı büyük bir hayal kırıklığı ve öfke duyduğu bildirildi.
YDH- İsrail ordusu içerisinde, Lübnan cephesinde süregelen çatışmalara dair strateji eksikliği ve hedeflerin belirsizliği nedeniyle ciddi bir hayal kırıklığı ve yönetim krizi yaşanıyor.
Haaretz gazetesinin aktardığı bilgilere göre, Güney Lübnan’da görev yapan subaylar askeri birlikler içerisinde artan bir huzursuzluk olduğunu dile getiriyor.
Askerler, siyasi ve askeri liderliğin nihai hedefinin bir askeri zafer mi yoksa ateşkes mi olduğu konusunda belirsizlik yaşadıklarını ifade ediyor.
Sahadaki tanıklıklar, Lübnan köylerindeki mevcut askeri faaliyetlerin konut yapılarının yıkılmasından öteye geçemediğini ortaya koyuyor. Personel kayıplarının artması ve hedeflerin belirsizliği, ordu içerisindeki krizi derinleştiriyor.
Haberde, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Beyrut ve Bekaa Vadisi’ne yönelik hava saldırılarına getirdiği kısıtlamaların, İsrail ordusunda hayal kırıklığını artırdığı vurgulanıyor.
Bu kısıtlamaların, orduyu güney sınır köylerine yönelik yıkıcı faaliyetlerini yoğunlaştırmaya ve öfkesini bu bölgelere odaklamaya ittiği savunuluyor.
Israel Hayomgazetesine konuşan üst düzey subaylar ise Lübnan topraklarında daha fazla kalmanın stratejik bir fayda sağlamadığını ve ordunun mevcut durumda sahada somut başarılar elde edemediğini itiraf ediyor.
Hizbullah’ın kullandığı insansız hava araçları (İHA), işgalci güçler için en acı verici tehdit haline gelerek kayıpların ana kaynağını oluşturuyor.
Hizbullah, ateş gücü ve sürekli yıpratma taktikleriyle savaşın temposunu belirleyen taraf olmaya devam ediyor.
İsrail ordusu ikincil bir cephede sıkışmış durumda; ne ilerleyebiliyor ne de kuzey sınırında arzu ettiği yeni bir güvenlik gerçeği oluşturabiliyor.
Yaşanan bu askeri çıkmaz, hem ordu içerisinde hem de kuzeydeki yerleşimciler arasında yönetime karşı derin bir öfke ve hayal kırıklığına yol açıyor.