Yedioth Ahronoth gazetesinde yayımlanan analize göre, İsrail’in ABD Kongresindeki geleneksel partiler üstü desteği eşi benzeri görülmemiş bir erozyona uğruyor.
YDH - Kentucky eyaletinin dördüncü bölgesi, ABD Temsilciler Meclisindeki 435 oy hakkı sahibi üyenin genel tablosunda büyük bir ağırlık taşımıyor.
Buna karşın, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde salı günü burada düzenlenen Cumhuriyetçi Parti ön seçimleri, kampanya reklamlarına harcanan en az 32 milyon dolarla tarihin en hareketli, üzerinde en çok konuşulan ve en pahalı yarışlarından biri oldu.
Sürecin merkezinde, yaklaşık 14 yıldır görev yapan kıdemli Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie yer aldı. Massie, son bir yılda Donald Trump’ın önündeki en büyük engellerden biri haline gelmişti; nitekim Epstein dosyalarının kamuoyuna açıklanması talebine öncülük etti, Washington’daki altın varaklı tadilatlar ile balo salonlarına harcanan devasa paraları açıkça eleştirdi ve sadece İran ile savaşa değil, İsrail’e yönelik yardım paketlerine de yüksek sesle karşı çıktı.
İsrailli gazeteci Tzipi Shmilovitz, Yedioth Ahronoth gazetesinde yayımlanan makalesinde bu süreci değerlendirerek şu ifadelere yer verdi:
"Donald Trump’ın bu duruma sabrı tükendi ve Massie’nin karşısına rakip olarak eski özel kuvvetler (Navy SEALs) askeri Ed Gallrein’i çıkarmaya karar verdi. Böylece Massie, on yıldır ilk kez ciddi bir ön seçim tehdidiyle karşı karşıya kaldı ve ABD başkanının sosyal medya hesabı üzerinden her gün acımasızca hedef alındı. Massie yarışı kolayca kaybetti; aslında hiçbir şansı yoktu. Bu durum sadece Trump bir Cumhuriyetçinin siyasi kariyerini bitirmeye karar verdiğinde o kariyerin gerçekten sona ermesinden değil, aynı zamanda Massie’nin Washington tarihinin en güçlü siyasi organizasyonlarından biri olan İsrail lobisi AIPAC ile karşı karşıya gelmesinden kaynaklanıyordu."
Makalede, AIPAC’in mevcut durumuna ilişkin olarak, "Lobi grubu, şu anda kurulduğu 1954 yılından bu yana en zorlu dönemiyle mücadele ediyor. AIPAC, Demokrat Parti ile benzeri görülmemiş, devasa bir kriz yaşıyor; zira bu partide İsrail karşıtı sesler artık marjinal bir azınlık değil, partinin merkezini oluşturuyor" tespiti yapıldı.
ABD’nin Kentucky eyaletindeki bir ara seçim, aslında İsrail lobisinin (AIPAC) kan kaybettiğini gösteren bir dönüm noktası oldu.
Cumhuriyetçi vekil Thomas Massie, Trump ve AIPAC’ın karşı koyduğu isimdi. Massie’yi saf dışı bırakmak için AIPAC tek başına 9 milyon dolar harcadı. Ancak bu “zafer”, lobinin genel çöküşünü gizlemeye yetmiyor.
AIPAC’ın nüfuz kaybını gösteren çarpıcı veriler
Yediot Ahronot’un haberine göre Amerika’daki en etkili İsrail lobi kuruluşu olan AIPAC nüfuzunu kaybediyor. Gazetenin bu yargısı şu verilere dayanıyor:
1. Demokrat Parti’de Büyük Kriz: AIPAC, kurulduğu 1954’ten bu yana en zor dönemini yaşıyor. Demokrat Parti’de artık “İsrail karşıtı sesler marjinal değil, partinin merkezini oluşturuyor.” Öyle ki, AIPAC’ın desteklediği bazı Demokrat vekiller (Maxine Dexter gibi) seçildikten sonra İsrail’e silah ambargosu çağrısı yapıyor.
2. Demokrat seçmen tabanı tamamen döndü: NYT anketine göre Demokrat seçmenlerin yüzde 57’si Filistin’i destekliyor, sadece yüzde 17’si İsrail’i destekliyor. Demokratların yüzde 75’i İsrail’e askeri yardıma karşı çıkıyor (bu oran 3 yıl önce yüzde 45’ti). Quinnipiac’a göre Demokratların yüzde 62’si ABD’nin İsrail’e “aşırı destek verdiğini” düşünüyor.
3. Kongre’deki yeni Demokratlar İsrail turlarını reddediyor: Lobinin yeni vekiller için düzenlediği İsrail gezisine katılım düştü: 2023’te 24 yeni Demokrat katılırken, bu yıl sadece 11’i katıldı, 7’si son anda iptal etti.
4. AIPAC Artık “Zehirli”: Kaliforniya Valisi Newsom ve Senatör Gallego gibi isimler, AIPAC bağışını “asla almayacağını” açıkça söylüyor. Lobi, Demokratlar nezdinde “Netanyahu hükümetinin uzantısı” olarak görülüyor.
5. Her Yerde Kaybediyor: AIPAC’ın 2 milyon dolar harcayarak kaybettirdiği Malinowski’nin yerine, Gazze’yi sert eleştiren ilerici bir aday (Mejia) seçildi.
Sonuç olarak AIPAC, Massie gibi bir rakibi alt etmek için 9 milyon dolar harcayabiliyor; ancak bu onun “partiler üstü” yapısını kaybettiği ve özellikle Demokrat Parti’de artık belirleyici bir güç olmaktan çıktığı gerçeğini değiştirmiyor.
Demokrat seçmenin Filistin lehine yaşadığı devasa kayma, lobinin geleceğini tehdit ediyor.