İsrail güvenlik kabinesinde kriz

img
İsrail güvenlik kabinesinde kriz YDH

İsrail Güvenlik Kabinesinde Lübnan'daki durum üzerine yapılan toplantıda, bakanların Hizbullah'a karşı sert askeri karşılık verilmesi yönündeki yoğun taleplerine rağmen Başbakan Netanyahu oylama yapılmasını engelledi.




YDH - İsrail'de dün Lübnan'daki duruma ilişkin gerçekleştirilen Güvenlik Kabinesi toplantısında, ABD'nin ateşkes anlaşmasını ilerletme baskısı ve anlaşmanın henüz onay için olgunlaşmadığı değerlendirmeleri gölgesinde, bakanlardan Hizbullah'a çok sert karşılık verilmesi yönünde geniş bir talep yükseldi.

Maariv gazetesinde yayımlanan habere göre, kabinede hararetli tartışmalar yaşandı.

Toplantı, ABD'nin Lübnan'da ateşkesin uygulanmasına yönelik açıklamalarının ve Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın önerilen taslağı reddetmesinin ardından gerçekleştirildi.

Amerikan kanadından gelen açıklamalara rağmen kabinede herhangi bir oylama yapılmadı. Başbakan Benyamin Netanyahu, bakanlara İsrail açısından henüz onaylanabilecek düzeyde bir anlaşmanın bulunmadığını açıkça ifade etti.

Netanyahu, kabinede yaptığı konuşmada, "Şu anda bir anlaşma yok, Hizbullah karşı çıkıyor ve bu nedenle bunu bir karara bağlamıyorum. Eğer kabul ederlerse onayınıza sunacağım" ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin arka planında sahada yaşanan askeri gelişmeler de belirleyici oldu. Toplantı sırasında bakanlara, Güney Lübnan'da zırhlı birlik subayı Yüzbaşı Eytan Shmuel Lemberg'in öldüğü bilgisi iletildi.

Bu gelişme, bazı bakanların mevcut formattaki bir ateşkese yönelik itirazlarını daha da güçlendirdi. Kabine üyelerinin genel olarak sergilediği şüpheci tutum, hükümetin diplomatik çizgisinden çok daha sert bir tonda yansıdı.

Toplantıda bakanlar ardı ardına söz alarak askeri operasyonların tırmandırılmasını talep etti. Enerji Bakanı Eli Cohen'in askeri tepki verilmesi gerektiğini savunarak, "Kendimize dürüst olalım. Makul bir devlet onların canına okurdu" şeklindeki sözleri aktarıldı.

Stratejik İşler Bakanı Zeev Elkin ise ateşkese karşı çıkarak, "Karşı taraf ateşkes istemiyor. Biraz daha bekleyebiliriz ama mutlaka karşılık vermeliyiz" görüşünü dile getirdi.

Kabinedeki diğer bakanlar ise çok daha sert bir askeri hattın izlenmesini istedi. Yerleşim birimleri ve Ulusal Görevler Bakanı Orit Strock, sınırdaki duruma değinerek, "Sınırı değiştirmek gerekiyor, bu yönde ilerlemeliyiz" dedi.

Nakab ve el-Celil Kalkınma Bakanı Yitzhak Wasserlauf ise doğrudan ateşkes kavramının kendisine karşı çıktı. Makalede Wasserlauf'un, "Oğlum bana bu ateşkesin ne olduğunu sordu. Ona dedim ki: Yemek paydosunda yemek yenir, ateşkes paydosunda ise ateş edilir. Amerikalıları memnun edemeyiz, zaman bizim lehimize işlemiyor" ifadelerini kullandığı belirtildi.

"Dahiye'de Hizbullah'ın hassas noktalarını vurmalıyız"

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, doğrudan Başbakan Netanyahu'yu hedef alarak Washington yönetimine karşı uzlaşmaz bir tutum takınılmasını talep etti.

Ben-Gvir, "ABD'ye git, yanına Kiryat Şimona ve Metula'dan çocukları al. Trump'a de ki: Seni seviyoruz ama Dahiye'de Hizbullah'ın hassas noktalarını vurmak zorundayız. Askeri bir kara harekatı gerekiyor. Bir sürtüşme yaşansa bile bu geçecektir, bizim askerlerimiz her şeyden daha önemlidir" teklifinde bulundu.

Buna karşılık, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich uzlaşı sürecine ilişkin farklı bir yaklaşım sergileyerek, "Bu dayatmalar altındaki bir ateşkes büyük bir başarı olacaktır" değerlendirmesini yaptı.

Son günlerde basına yansıyan ayrıntılara göre, masadaki plan Lübnan'ın güneyinde direniş varlığı olmadan Lübnan ordusunun kontrolü sağlayacağı pilot bölgeler oluşturulmasını içeriyor.

Eş zamanlı olarak İsrail, kendi yerleşim yerlerine yönelik herhangi bir atış yapılması durumunda Beyrut ve Dahiye'yi vurma seçeneği de dahil olmak üzere operasyonel hareket serbestisini elinde tutmak istiyor.

"Tüm gerilim boyunca Washington'ın baskısı hissedildi"

İsrail ordusu ise masadaki bu taslağa sıcak bakmadı. Konuya aşina kaynaklardan edinilen bilgilere göre, askeri kanat Lübnan'daki çatışmaları derinleştirme ve kara harekatını genişletme yönünde daha kapsamlı seçenekler sundu.

Ancak Netanyahu bu öneriye mesafeli durarak, bu aşamada diplomatik sürece bir şans vermeyi tercih etti.

Toplantı boyunca Washington ile yaşanan gerilim doğrudan hissedildi. ABD, Lübnan ile yürütülen diplomatik temasları ve bölge genelindeki daha geniş kapsamlı çabaları tehlikeye atacak büyük bir tırmanışın engellenmesini talep etti.

Savaş Bakanı Israel Katz ise İsrail yerleşimlerine yapılacak her türlü atışa Dahiye'nin vurularak karşılık verileceğini savunarak, bu ilkenin Amerikan yönetimi tarafından da desteklendiğini ileri sürdü.

Kabine toplantısının sonunda herhangi bir anlaşma onaylanmadı. Netanyahu, ABD'nin müstakbel başkanı Donald Trump karşısında manevra alanını korurken, bakanlar Hizbullah'ın atışlarına devam etmesi durumunda hükümet içindeki talebin "itidalden çok daha sert bir askeri karşılığa geçiş" yönünde olacağını ifade etti.



Makaleler

Güncel