Lübnan'da savaşan İsrail askerlerinin aileleri ve Uri Tzafon hareketi, askeri kazanımların korunması gerekçesiyle Güney Lübnan'da sivil Yahudi yerleşim birimleri kurulmasını talep etti.
YDH - İsrail'in Kanal 7 televizyonu, Lübnan içerisindeki askeri operasyonlara katılan İsrailli askerlerin ailelerinin, Güney Lübnan'da yerleşim birimleri kurulması çağrısında bulunduğunu bildirdi.
Habere göre asker yakınları, yerleşim birimleri inşa etmenin, kendi ifadeleriyle "askeri kazanımları korumanın ve kuzey cephesinde çatışmaların tekrarlanmasını önlemenin tek yolu" olduğunu iddia etti.
Söz konusu çağrılar, asker aileleri ve faşist Uri Tzafon hareketinin katılımıyla kuzey sınırı yakınlarında düzenlenen bir gezi sırasında yapıldı.
Etkinliğe katılanlar, Hizbullah'a karşı savaşın sürdürülmesinin yanı sıra Güney Lübnan'da sivil Yahudi yerleşim birimlerinin kurulmasını talep etti.
Lübnan'daki çatışmalara katılan askerlerden birinin babası olan Uri Flasi, bölgenin Hizbullah'tan "temizlenmesinin" sahada uzun vadeli bir değişiklik yaratılmadığı sürece yeterli olmadığını belirtti.
Flasi, askeri kazanımı korumanın tek bir yolu olduğunu, bunun da Lübnan'da yerleşim birimleri kurmaktan geçtiğini öne sürdü.
Asker aileleri kalıcı kontrolün sağlanmasını istiyor
Gelecekte bölgeye bir asker babası olarak değil, bir yerleşimci olarak ulaşmayı umduğunu dile geniren Flasi, yerleşimin kuzey sınırındaki mevcut güvenlik gerçekliğinin tekrarlanmasını önleyecek tek güvence olduğunu ifade etti.
Benzer şekilde, daha önce Birinci Lübnan Savaşı'na katılmış olan Yair Libnoni de sahada kalıcı bir kontrol kurulması çağrısında bulundu. Libnoni, İsrail ordusunun onlarca yıldır aynı sahaya geri döndüğünü, savaştığını ve ardından geri çekildiğini belirtti.
Gerekli olan adımın ilk aşamada askeri yerleşim noktaları oluşturmak olduğunu söyleyen Libnoni, bunun daha sonra kurulacak sivil yerleşim birimlerine zemin hazırlayacağını kaydetti. Libnoni, "Eğer bunu yapmazsak, her seferinde geri çekilmek ve ardından tekrar geri dönmek zorunda kalacağız" dedi.
Uri Tzafon hareketi ise yalnızca sivil yerleşim birimi kurulmasının uzun vadeli bir güvenlik istikrarını garanti edebileceğini değerlendirerek İsrail'deki karar mercilerini bu önerileri benimsemeye çağırdı.