Financial Times gazetesi, Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başında oluşan siyasi dokunulmazlık ve mutlak güç algısının son dönemde zayıfladığını yazdı.
YDH - İngiliz Financial Times gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci görev döneminin başlangıcında oluşan siyasi dokunulmazlık ve mutlak güç algısının, mahkeme ve Kongre'den gelen bir dizi kararın ardından zayıfladığını yazdı.
Gazeteye göre Trump son bir haftada Amerikan kurumlarından gelen çeşitli sınırlamalarla karşı karşıya kaldı. Bir mahkeme, Washington'daki John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi binasından Trump'ın adının kaldırılmasına hükmetti.
Temsilciler Meclisi, Kongre onayı olmadan İran'a karşı yeni askeri adımların sınırlandırılması yönünde oy kullandı. Senato ise Beyaz Saray'da yeni bir balo salonu inşası için ayrılması planlanan finansmanı bütçeden çıkardı.
Bunun yanı sıra Trump, adalet sisteminin uygulamalarından zarar gördüğünü düşünen kişilere tazminat ödenmesini amaçlayan 1,8 milyar dolarlık bir fon oluşturma girişiminden vazgeçti.
The New York Times'ın aktardığına göre söz konusu plan, muhalifler tarafından Trump'ın müttefiklerini desteklemeye yönelik bir araç olarak eleştirildi.
Financial Times, bu gelişmelerin Trump'ın kamuoyu desteğindeki gerilemeyle aynı döneme denk geldiğini belirtti. Gazeteye göre anketler, Amerikalıların başkanın ekonomi ve dış politika alanlarındaki performansına duyduğu güvenin azaldığını gösteriyor.
Reuters/Ipsos'un mayıs ayında gerçekleştirdiği araştırmada katılımcıların yüzde 35'i Trump'ın başkanlık performansını onaylarken, yüzde 63'ü onaylamadığını ifade etti.
Gazete, Temsilciler Meclisi'nde İran konusunda yapılan oylamaya ayrıca dikkat çekti. Kararın hukuken bağlayıcı olmamasına ve Senato'dan destek almamasına rağmen, dört Cumhuriyetçi üyenin Demokratlara katılması siyasi açıdan önemli bir mesaj olarak değerlendirildi.
Michigan'ı temsil eden Cumhuriyetçi Kongre üyesi Tom Barrett, İran'a karşı savaşın çerçevesini belirleme yetkisinin Kongre'ye ait olduğunu söyledi.
Trump'ın, emlakçı dostu Bill Pulte'yi Ulusal İstihbarat Direktör Vekili olarak görevlendirme kararı da bazı Cumhuriyetçilerden tepki aldı.
Trump bu kararı Truth Social üzerinden duyurdu. Daha sonra yaptığı açıklamada görevlendirmenin geçici nitelikte olduğunu belirtti.
Beyaz Saray ise Trump'ın etkisinin azaldığı yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Yönetim sözcüsü Abigail Jackson, Financial Times'a yaptığı açıklamada Trump'ın seçildiği programı uygulamayı sürdüreceğini söyledi ve bunun aksini ileri süren değerlendirmeleri "sahte medya anlatısı" olarak nitelendirdi.
Trump da kararlarını iptal eden mahkemelere yönelik eleştirilerini sürdürdü. Kennedy Center'ın adının değiştirilmesine izin vermeyen kararın ardından başkan, davaya bakan yargıcın "utanması gerektiğini" söyledi.
Trump ayrıca İran'a yönelik askeri faaliyetlerin sınırlandırılmasını destekleyen Cumhuriyetçileri eleştirerek bu tutumu "vatanseverlikten uzak" olarak tanımladı.