Gazze soykırımının en büyük finansörü: Allianz

img
Gazze soykırımının en büyük finansörü: Allianz YDH

Allianz ve iştiraki PIMCO, Gazze'deki savaş sürerken milyarlarca dolarlık İsrail devlet tahvili satın alarak İsrail'in en büyük yabancı finansman kaynaklarından biri haline geldi.




YDH- Middle East Eye'ın (MEE) haberine göre, Gazze'deki savaşın en yoğun döneminde Almanya merkezli sigorta ve finans devi Allianz ile onun Kaliforniya merkezli tahvil yönetim şirketi PIMCO, İsrail devletinin “en büyük yabancı finansman kaynaklarından” biri haline geldi.

Amsterdam merkezli sürdürülebilirlik araştırma kuruluşu Profundo'nun MEE ile paylaştığı verilere göre Allianz grubu, Eylül 2025 itibarıyla çeşitli fon iştirakleri üzerinden yaklaşık “2,67” milyar dolar değerinde İsrail devlet tahvili biriktirdi.

Bu miktarın, o tarihte veri setinde yer alan tüm yabancı İsrail tahvili yatırımlarının yüzde 51,8'ine karşılık geldiği belirtildi. Haberde, Allianz-PIMCO grubunun zirve noktasında ABD, İngiltere, Fransa ve diğer tüm ülkelerin toplamından “daha fazla” İsrail devlet tahvili tuttuğu ifade edildi.

Devlet tahvillerinin hükümetlerin kamu harcamalarını finanse etmek veya borçlarını çevirmek amacıyla kullandığı araçlar olduğu belirtilirken, İsrail açısından bu satışların Gazze, Lübnan ve İran savaşlarının finansmanında “kritik rol” oynadığı kaydedildi.

Habere göre, İsrail'in tahvil ihracı 2024 ve 2025 yıllarında “tarihi seviyelere” ulaştı.

MEE'nin aktardığına göre, savaş döneminde ihraç edilen İsrail tahvilleri ortalama yüzde 5,56 faiz getirisi sundu. Bu oran savaş öncesi dönemdeki yüzde 1,4 seviyesinin oldukça üzerinde gerçekleşti.

Haberde, bu "savaş primi"nin, İsrail'in kredi notunun üç büyük derecelendirme kuruluşu tarafından düşürülmesine rağmen, yüksek getiri arayan kurumsal yatırımcılar için tahvilleri cazip hale getirdiği belirtildi.

BankTrack araştırmacılarından Max Hammer, "İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırım ışığında PIMCO'nun İsrail devlet borçlanma araçlarına yatırım yapmayı sürdürmesi, insan hakları sorumluluklarına ve uluslararası hukuk yükümlülüklerine açık bir kayıtsızlığı gösteriyor." dedi.

Hammer, insan hakları örgütleri, uluslararası hukuk uzmanları ve Birleşmiş Milletler yetkililerinin, İsrail'e sağlanan finansmanın ağır insan hakları ihlalleri ve savaş suçlarına katkı anlamına gelebileceği yönünde uyarılarda bulunduğunu da hatırlattı.

Yatırımlar bir yılda dört kat arttı

Profundo'nun veri setinin 2024 sonu ile 2026 başı arasındaki dört ayrı dönemi kapsadığı belirtildi.

Verilere göre, yabancı yatırımcıların elindeki İsrail devlet tahvilleri Kasım 2024'te 1,16 milyar dolar seviyesindeyken Mart 2026'da en az 4,91 milyar dolara yükseldi. Böylece İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki savaşları sürerken yabancı tahvil yatırımları bir yıldan kısa sürede yaklaşık “dört kat” arttı.

Haberde, bu büyümenin büyük bölümünün ABD ve Almanya kaynaklı olduğu vurgulandı. Mart 2026 itibarıyla yabancı yatırımcıların elindeki toplam 4,91 milyar dolarlık İsrail tahvilinin 4,45 milyar dolarlık kısmının ABD ve Almanya'ya ait olduğu belirtildi. Bu da toplamın yüzde 90,7'sine karşılık geliyor.

Kasım 2024'te Allianz grubunun elindeki İsrail tahvilleri yalnızca 32 milyon dolar seviyesindeydi. Ancak Eylül 2025'e gelindiğinde bu rakam 2,6 milyar dolara ulaştı.

Profundo araştırmacısı Ward Warmerdam, "Allianz, PIMCO aracılığıyla, 7 Ekim saldırılarından bu yana İsrail devlet tahvillerindeki en büyük yabancı yatırımcı konumunda. Uluslararası Adalet Divanı'na soykırım suçlamaları taşındıktan sonra bile bu tahvillerden çıkmadı." dedi.

Warmerdam, "ABD-Alman ortaklı bir şirketin İsrail'e bu ölçekte yatırım yapması tesadüf değil. Allianz/PIMCO dünyanın en büyük sabit getirili yatırımcısı. Ancak bu durum yatırımın boyutunu tamamen açıklamıyor. Bunun orantısız ve bilinçli bir tercih olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

PIMCO'nun görünmeyen etkisi

Haberde, PIMCO'nun yalnızca kendi fonları adına değil, dünyanın dört bir yanındaki emeklilik fonları, devlet varlık fonları ve sigorta şirketleri adına da tahvil alımları yaptığına dikkat çekildi.

1971 yılında Kaliforniya'da kurulan PIMCO'nun 2026 başı itibarıyla 2,27 trilyon dolar büyüklüğünde varlık yönettiği belirtildi. Bunun 1,86 trilyon dolarlık kısmının emeklilik fonları, devlet yatırım fonları ve sigorta şirketleri gibi dış müşterilere ait olduğu kaydedildi.

PIMCO'nun 2000 yılından bu yana Allianz'ın tamamına sahip olduğu bir iştirak olduğu hatırlatıldı.

MEE'nin daha önce yayımladığı bir araştırmaya göre PIMCO, 2024 ve 2025 yıllarında İngiltere'nin en büyük kamu emeklilik havuzu olan Border to Coast adına 29,2 milyon dolar değerinde İsrail devlet tahvili satın aldı.

Haberde, bu alımların ancak “Filistin yanlısı aktivistlerin yaptığı sorgulamalar sonrasında” ortaya çıktığı belirtildi. Bunun üzerine Border to Coast'un PIMCO'dan İsrail tahvillerini neden satın aldığı konusunda açıklama talep ettiği aktarıldı.

PIMCO'nun daha önce İsrail tahvili alımlarını kamuoyuna açıklamadığı, şirkete ait kayıtlardaki tek gerekçenin “İsrail'in o dönemdeki güçlü kredi notu ve ekonomik göstergeleri “olduğu belirtildi.

Ancak haberde, bunun siyasi ilişkiler veya başka çıkarların rol oynamadığı anlamına gelmediği vurgulandı.

MEE'ye göre, PIMCO'nun küresel danışma kurulunda eski Beyaz Saray Genel Sekreteri Joshua Bolten ile eski İngiltere Başbakanı Gordon Brown da yer alıyor.

Haberde ayrıca, Profundo verilerinin yalnızca PIMCO'nun doğrudan kendi fonları üzerinden yaptığı yatırımları yansıttığı, şirketin müşterileri adına gerçekleştirdiği tahvil alımlarını kapsamadığı belirtildi.

Bu nedenle Allianz-PIMCO'nun İsrail tahvillerindeki gerçek varlığının açıklanan 2,67 milyar doların “çok üzerinde” olabileceği ifade edildi.

Avrupa çekilirken ABD sermayesi büyüyor

MEE'nin haberine göre, “İsrail tahvillerinin en büyük yabancı finansman kaynağı genel olarak ABD” oldu.

ABD'li yatırımcıların elindeki İsrail devlet tahvilleri Kasım 2024'te 879 milyon dolar seviyesindeyken Mart 2026'da 2,02 milyar dolara yükseldi.

Dünyanın en büyük endeks fonu yöneticisi Vanguard'ın da Mart 2026 itibarıyla ilk kez 1 milyar doların üzerinde İsrail devlet tahviline sahip olduğu belirtildi.

Haberde Almanya'nın verilerdeki ağırlığının da büyük ölçüde PIMCO kaynaklı olduğu ifade edildi. Almanya adına görünen 2,43 milyar dolarlık İsrail tahvilinin yaklaşık yüzde 94'ünün ABD merkezli PIMCO tarafından yönetildiği kaydedildi.

MEE, bu nedenle söz konusu finansman akışının büyük ölçüde "Amerikan sermayesinin İsrail savaş tahvillerine yönelmesi" olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Mart 2026 itibarıyla ABD ve Almanya'nın ardından en büyük yatırımcıların İngiltere (149 milyon dolar), Kanada (101 milyon dolar), İtalya (53 milyon dolar), İsviçre (46 milyon dolar) ve Fransa (22 milyon dolar) olduğu kaydedildi.

Buna karşılık Avrupa'da bazı büyük kurumların İsrail yatırımlarını azaltma yoluna gittiği belirtildi.

Danimarka Akademisyenler Emeklilik Fonu AkademikerPension'ın Eylül 2025'te İsrail'i yatırım evreninden çıkardığı, İrlanda Stratejik Yatırım Fonu'nun İsrail devlet tahvillerini sattığı ve Norveç Devlet Emeklilik Fonu'nun çok sayıda İsrail şirketi ile bankasındaki yatırımlarını sonlandırdığı aktarıldı.

Etik ve İzlenen Yatırımlar Merkezi'nden Courtney Wicks, "Batı'nın varlık yönetim sektöründe yakınsama değil ayrışma görüyoruz. Özellikle ABD ile Batı Avrupa'nın önemli bölümü arasında belirgin bir fark oluştu." dedi.

Wicks, bazı fon yöneticilerinin siyasi ve itibar riskleri nedeniyle İsrail bağlantılı yatırımlarını azaltırken, diğerlerinin bu yönde adım atmadığını söyledi.

Haberde dikkat çekilen bir diğer nokta ise Allianz'ın kendi içindeki çelişki oldu. Allianz'ın sigorta biriminin, aktivist baskıları sonrasında İsrailli silah şirketi Elbit Systems'in İngiltere iştirakine sağladığı sigorta desteğini sonlandırdığı, buna karşılık aynı dönemde şirketin varlık yönetimi kolunun milyarlarca dolarlık İsrail devlet tahvili taşımaya devam ettiği belirtildi.

MEE, Filistin yanlısı aktivistlerin 2024 ve 2025 yıllarında Allianz'ın Londra ve Guildford'daki ofislerini protesto ettiğini, şirketin ise bu aktivistlere karşı yaklaşık 300 bin sterlinlik bir hukuk davası açtığını aktardı.

Haberde, Allianz'ın 2025 yılında 20,1 milyar dolar faaliyet kârı açıkladığı da hatırlatıldı.



Makaleler

Güncel