İngiltere'de monarşiye yönelik halk desteği son üç yılda 11 puan düşerek yüzde 55 ile son 33 yılın en düşük seviyesine geriledi.
YDH - İngiltere'de monarşiye yönelik toplumsal desteğin yüzde 55'e gerileyerek son 33 yılın en düşük seviyesine ulaştığı bildirildi.
Ipsos araştırma şirketinin gerçekleştirdiği ve The Telegraph gazetesinin aktardığı anket verilerine göre, kraliyet kurumuna yönelik onay oranı son üç yılda 11 yüzde puanlık bir düşüş kaydetti.
İlk kez 1993 yılında yapılan ölçümlerde İngiliz halkının yüzde 69'unun desteklediği monarşi, mevcut verilerle kayıtların tutulmaya başlandığı dönemden bu yana en düşük seviyesini gördü.
Monarşiye olan desteğin özellikle genç nüfus arasında belirgin şekilde azaldığı kaydedildi. Ankete katılan 18 ila 34 yaş grubundaki bireylerin yalnızca yüzde 33'ü monarşinin devam etmesi yönünde görüş bildirirken, bu oran 2013 yılında yüzde 74 seviyesindeydi.
İngiliz monarşisinin popülaritesindeki zirve noktası ise Kraliçe II. Elizabeth'in tahta çıkışının 60. yılı vesilesiyle düzenlenen Elmas Jübile kutlamalarının yapıldığı 2012 yılında kaydedilmiş ve o dönem katılımcıların yaklaşık yüzde 80'i kuruma destek vermişti.
Toplumsal destekteki bu gerileme sürerken, kraliyet ailesinin son dönemde ciddi krizlerle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Bloomberg ajansının 20 Şubat tarihli haberinde, İngiltere Kralı III. Charles'ın kardeşi Prens Andrew'un gözaltına alınmasının, son yıllarda yaşanan benzeri görülmemiş sınamaların ardından kraliyet ailesi için yeni bir darbe olduğu ve monarşiyi bir hayatta kalma mücadelesine soktuğu ifade edildi.
Yaklaşık dört yüz yıl sonra ilk kez bir kraliyet ailesi üyesinin gözaltına alındığına dikkat çekilen haberde, bu durumun monarşi kurumu için 1936 yılındaki tahttan çekilme krizi veya Prenses Diana'nın ölümü kadar ciddi bir sınama teşkil ettiği vurgulandı.
Prens Andrew'un gözaltına alınması, kraliyet ailesinin 2022 yılında Kraliçe II. Elizabeth'in vefatı, Kral III. Charles'a kanser teşhisi konması, Prens Harry'nin aileden uzaklaşması ve Jeffrey Epstein davasına ilişkin belgelerin yayımlanması gibi sarsıcı gelişmelerle mücadele ettiği bir döneme denk geldi.
Eski unvanıyla Prens Andrew, görevi kötüye kullanma şüphesiyle 19 Şubat günü gözaltına alınmış, yaklaşık 12 saat süren gözaltı sürecinin ardından serbest bırakılmıştı.