Batı Şeria'da ‘coğrafi soykırım’

img
Batı Şeria'da ‘coğrafi soykırım’ YDH

İsrail'in Gazze savaşını fırsata çevirerek Batı Şeria'da yerleşim faaliyetlerini benzeri görülmemiş ölçüde hızlandırdığı, bunun da "coğrafi soykırım" ve fiili ilhak sürecini derinleştirdiği bildirildi.




YDH- Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu Sözcüsü Emir Davud, İsrail'in Ekim 2023'te Gazze'ye yönelik savaşının başlamasından bu yana Batı Şeria'da izlediği politikaların merkezinde yerleşim faaliyetlerinin bulunduğunu söyledi.

Sened Haber Ajansı'na konuşan Davud, 7 Ekim 2023 öncesinde kurulan İsrail hükümetinin yerleşim projesini öncelikli hedef haline getirdiğini belirtti.

Sözcü, Gazze'deki savaş nedeniyle uluslararası toplumun dikkatinin dağılmasını fırsat bilerek önceden hazırlanan planları uygulamaya koyduğunu vurguladı.

"İki yönlü yerleşim politikası"

Davud, İsrail'in eş zamanlı iki farklı yöntem izlediğini ifade etti.

Bunlardan ilkinin askeri emirler ve resmi kararlarla Filistin topraklarına el konulması, mevcut yerleşimlerin genişletilmesi ve büyük yerleşim projelerinin onaylanması olduğunu söyledi.

İkinci aşamada ise yerleşimcilere sahada doğrudan uygulayıcı rol verildiğini belirten Davud, özellikle Bedevi topluluklarının zorla göç ettirilmesi ve Batı Şeria'nın geniş bölgelerinde çoban yerleşim karakolları kurulmasıyla bu politikanın hayata geçirildiğini kaydetti.

Davud, İsrail hükümetinin arazi yönetiminden sorumlu kurumlarda yaptığı değişikliklerle daha önce yalnızca İsrail ordusu ve sivil idarenin elinde bulunan geniş yetkileri yerleşimcilere devrettiğini bildirdi.

Bunun da yerleşim karakollarının "yasallaştırılması" ve genişletilmesi sürecini benzeri görülmemiş ölçüde hızlandırdığını ifade etti.

"Fiili ilhak hedefleniyor"

Davud, son üç yılda yaşananların İsrail'in Batı Şeria'daki yaklaşımında stratejik bir değişime işaret ettiğini belirtti.

İsrail'in artık kendisini uluslararası hukukta tanımlandığı gibi geçici bir işgal gücü olarak değil, Filistin topraklarının egemeni gibi gördüğünü söyleyen Davud, bunun "Batı Şeria'nın fiilen ilhak edilmesini amaçlayan tehlikeli bir dönüşüm" olduğunu dile getirdi.

Açıklamasına göre, İsrail son üç yılda askeri emirler ve çeşitli idari kararlarla yaklaşık 70 bin dönüm Filistin toprağına el koydu.

Bunların yaklaşık 27 bin dönümü "devlet arazisi" ilan edildi. Davud, bu rakamın Oslo Anlaşması'nın imzalanmasından bu yana aynı yöntemle el konulan toplam arazi miktarına yaklaşık eşit olduğunu söyledi.

200 yeni yerleşim karakolu

Davud'un verdiği bilgiye göre, İsrail son üç yılda, büyük bölümü 2023, 2024, 2025 ve 2026'nın ilk yarısında olmak üzere 200'den fazla yeni yerleşim karakolu kurdu.

Ayrıca, yerleşimcilerin Filistin toprakları ve mülklerini hedef alan yaklaşık 850 yangın çıkardığını belirten Davud, İsrail Güvenlik Kabinesi'nin de 103 yeni yerleşimin kurulmasını onayladığını söyledi.

Bu sayının önceki yıllarla kıyaslandığında benzeri görülmemiş düzeyde olduğunu ve yerleşim projesindeki büyük tırmanışı yansıttığını ifade etti.

Yaklaşık 4 bin yapı yıkıldı

Davud, son üç yılda İsrail güçlerinin konutlar, villalar, tarımsal tesisler, Bedevi yapıları ve ticari işletmeler dahil yaklaşık 4 bin Filistin yapısını yıktığını açıkladı.

Ayrıca, Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu'nun takip ettiği yapılar için 3 bin 500'den fazla yıkım tebligatı dağıtıldığını belirtti.

Davud, "Bütün bu uygulamalar Batı Şeria'nın uzun yıllardır gördüğü en büyük coğrafi değişimi temsil ediyor." dedi.

İsrail'in Batı Şeria'da "coğrafi soykırım savaşı" yürüttüğünü vurhulayan Davud, bunun Gazze Şeridi'nde sürdürülen savaşla eş zamanlı ilerlediğini söyledi.

Davud'a göre İsrail'in hedefi, sahada kalıcı fiili durumlar oluşturarak Filistin devletinin kurulma ihtimalini ortadan kaldırmak ve toprak ile mülteci meselesini tasfiye etmek.

Haberde ayrıca, son dönemde İsrail hükümetinin Batı Şeria'daki idari ve hukuki yetkileri askeri yönetimden yerleşim yanlısı bakanların kontrolündeki sivil kurumlara devrettiği, uluslararası hukuk uzmanlarının bu adımı "sessiz fiili ilhak" olarak nitelendirdiği belirtildi.

Verilere göre, Batı Şeria'da yaşayan yerleşimci sayısı 780 bini aşarken, bölgede 192 resmi yerleşim ve 350 yerleşim karakolu olmak üzere toplam 542 yerleşim noktası bulunuyor.

Ayrıca, Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 42'si, "C Bölgesi"nin ise yaklaşık yüzde 70'i yerleşim konseylerinin kontrolünde bulunuyor.

1990'lardaki Oslo Anlaşmaları ile Batı Şeria üç idari bölgeye ayrıldı: A Bölgesi (%18) Filistin Yönetimi'nin tam kontrolünde, B Bölgesi (%22) Filistin sivil yönetimi ve İsrail güvenlik denetimi altında, C Bölgesi (%60) ise İsrail'in tam kontrolünde. Batı Şeria'daki yaklaşık 500 bin İsrailli yerleşimcinin %80'inden fazlası, İsrail'in egemen olduğu C Bölgesi'nde yaşıyor.