Ayetullah Ali Hamenei'nin cenaze törenlerini takip eden Batı basını, devasa katılımlı organizasyonu İslam Cumhuriyeti rejiminin halk desteğini tescilleyen ve Seyyid Ali Hamenei'yi "şehit bir otorite" olarak güçlendiren bir "zafer geçit töreni" şeklinde yorumladı.
YDH- Ayetullah Ali Hamenei'nin vefatı sonrası düzenlenen cenaze törenleri, Batı medyasında geniş yankı uyandırırken, birçok analist törenin bir "yas merasiminden ziyade, İslam Cumhuriyeti rejiminin gücünü ve halk desteğini tescilleyen bir zafer geçit törenine" dönüştüğü görüşünde birleşti.
Batılı kaynaklar, Seyyid Ali Hamanei'nin ölümünün, İran'ın bölgesel etkisini zayıflatmak yerine, onu sembolik olarak daha güçlü bir "şehit otorite" konumuna taşıdığına dikkat çekiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Axios’a verdiği demeçte töreni takip ettiğini belirterek, halkın Şehit Devrim Lideri'ne yönelik yoğun ilgisi karşısında yaşadığı şaşkınlığı dile getirdi.
Trump, insanların "nefret ettiğini" varsaydığı bir lidere ağlamasını "sahte olabilir" iddiasıyla yorumlasa da, sahada görev yapan Batılı gazetecilerin tanıklıkları bambaşka bir tablo ortaya koydu.
Yabancı basına verilen vizelerle süreci yerinde gözlemleyen basın mensupları; törenlerdeki keder, öfke ve bağlılık ifadelerinin oldukça gerçekçi ve organize bir halk tabanına dayandığını rapor etti.
Washington Post, cenaze törenlerinin lojistik ve güvenlik açısından kusursuz planlandığına dikkat çekerken, düzenlenen kitlesel gösterilerin rejim siyasetinde bir zayıflama değil, aksine "temel destek tabanının sarsılmazlığını" ortaya koyduğunu vurguladı.
Üst düzey İranlı yetkililerin uzun süre sonra kamuoyu önüne çıktığı törenlerde, "intikam" çağrılarının yükselmesi de dikkat çekti.
CNN ise cenazenin, ABD’nin kuruluşunun 250. yıl dönümüne denk getirilmesinin kasıtlı bir sembolizm taşıdığını öne sürerek, Seyyid Ali Hamenei'nin ölüm biçimiyle "şehit bir dini otorite" olarak çok daha güçlü bir figüre dönüştüğünü analiz etti.
Financial Times'a konuşan akademisyen Harith Hasan, törenlerin "Direniş Ekseni'nin bu varoluşsal tehditle başa çıkmakla kalmayıp güçlendiğini" kanıtlama amacı taşıdığını belirtti.
İran’ın, sadece kendi halkı üzerinde değil, bölgedeki Şii Müslümanlar nezdinde de derin bir meşruiyet ve etki sahibi olduğunu gösterdiğini kaydeden analistler, Şehit Devrim Lideri'nin naaşının İran ve Irak şehirlerinde geçiş güzergâhının bir "zafer geçit töreni" işlevi gördüğü konusunda birleşiyor.