Lübnan'da İsrail anlaşması siyasi duvara çarptı

img
Lübnan'da İsrail anlaşması siyasi duvara çarptı YDH

İsrail ile imzalanan Çerçeve Anlaşması, Lübnan'da geniş siyasi muhalefetle çıkmaza girerken, Cumhurbaşkanı Jozef Aun'un Washington ziyareti öncesinde iç destek zayıflıyor ve sahadaki İsrail baskısı gerilimi tırmandırıyor.




YDH- İsrail ile imzalanan Çerçeve Anlaşması Lübnan'daki siyasi muhalefet ve bölgesel gerilimlerin gölgesinde tıkanma noktasına geldi.

Müslüman kesimin büyük çoğunluğu ve Hristiyan nüfusun yarısı tarafından reddedilen anlaşma, Cumhurbaşkanı Jozef Aun'un Washington temasları öncesinde siyasi desteğini büyük ölçüde yitirmiş durumda.

Cumhurbaşkanı Aun, bu hafta sonu gerçekleştireceği ABD ziyaretinde Washington ve Riyad’ın onayını almayı önceliklendirirken, Lübnan iç siyasetinde ciddi bir yalnızlaşma yaşıyor.

Görüşmelerin Amerikan tarafındaki isteksizlik nedeniyle Roma'ya taşınması ve ABD'nin katılım düzeyini düşürmesi, sürecin Lübnan tarafındaki karşılığını zayıflattı.

Öte yandan, İsrail'in Lübnan topraklarındaki baskıcı stratejisi devam ediyor; işgal ordusu, Hristiyan köylerindeki yerel liderlere "dayatılan koşulları kabul etme veya bölgeyi terk etme" ültimatomu vererek sivil nüfus üzerindeki baskıyı artırıyor.

Cumhurbaşkanı Aun ve Başbakan Nevaf Selam, Lübnan Ordusu'nu Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve belli bölgelerden çıkarılması sürecinde "fiili icracı" yapmak için baskı kurmaya çalışıyor.

Ancak ordu liderliği, bu büyüklükte bir operasyonun Bakanlar Kurulu'ndan çıkacak "kapsamlı ve siyasi bir karar" olmadan gerçekleştirilemeyeceğini yineleyerek bu baskıyı reddediyor.

Parlamento Başkanı Nebih Berri ve Hizbullah'ın anlaşmayı kesin bir dille reddetmesi, Dürzi lider Velid Canbolat’ın da bu muhalefete katılması, Aoun’un planlarını siyasi olarak uygulanamaz kılıyor.

Washington, İsrail'i Lübnan'a karşı yeni askeri operasyonlarını sınırlamaya ikna edeceği sözünü vererek zaman kazanmaya çalışsa da, sahadaki gerçeklik farklılık gösteriyor.

Tahran’dan gelen mesajlar ise Lübnan meselesinin, Hürmüz Boğazı ve ABD ile imzalanan mutabakat zaptlarının uygulanması kadar kritik bir önceliğe sahip olduğunu ortaya koyuyor.

İsrail’in güneydeki köylerde başlattığı yıkım faaliyetleri ve işbirlikçileri geri döndürme çabaları, Lübnan sahasındaki kırılganlığı derinleştirirken, çatışma riskini tırmandırmaya devam ediyor.