Riyad'ın Kızıldeniz koalisyonu daha başlamadan dağılıyor

img
Riyad'ın Kızıldeniz koalisyonu daha başlamadan dağılıyor YDH

Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'de yeni bir uluslararası güç oluşturma girişimi, Batı'nın isteksizliği ve Yemen'in artan caydırıcılığı nedeniyle daha başlamadan ciddi soru işaretleriyle karşı karşıya kaldı.




YDH- Suudi Arabistan'ın denizcilik hedefleri, Yemen'in oluşturduğu caydırıcılık denklemiyle giderek daha fazla karşı karşıya geliyor. Riyad, doğrudan çatışmanın sonuçlarından kaçınacak bir çıkış yolu ararken, Batılı ve İsrailli kaynaklardan gelen haberler ve itiraflar, Kızıldeniz'in caydırıcılık kurallarının yeniden şekillendiği bir alana dönüştüğünü ortaya koyuyor.

ABD'nin isteksizliği, Avrupa'nın yetersizliği ve İsrailli yetkililerin filoların etkisiz kaldığını kabul etmesiyle birlikte, Suudi Arabistan'ın önerdiği yeni deniz koalisyonu, deniz ablukasını kaldırabilecek veya Yemen füze ve insansız hava araçlarının hedefi haline gelen unsurları koruyabilecek operasyonel kapasiteden çok, siyasi bir girişim olarak görülüyor.

İngiliz denizcilik yayını Lloyd's List, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'in güvenliğini sağlamak amacıyla önerdiği deniz koalisyonunun “büyük zorluklarla” karşı karşıya olduğunu doğrulayarak, mevcut haliyle bunun bölgenin güvenlik gerçekliğini değiştirebilecek bir deniz gücünden ziyade “siyasi bir mesaj” niteliği taşıdığını belirtti.

Lloyd's List, önerilen koalisyonun katılacak kuvvetlerin büyüklüğü, savaş gemileri ve askeri teçhizat, komuta yapısı ve uygulama mekanizmalarına ilişkin temel ayrıntılardan hâlâ yoksun olduğunu, bunun da koalisyonun görevini fiilen yerine getirme kabiliyeti konusunda soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.

Lloyd's List, güvenlik analistlerinin, koalisyona katılması düşünülen ülkelerin Kızıldeniz'de Yemen'in Suudi deniz trafiğine yönelik oluşturduğu tehdidi kayda değer ölçüde azaltabilecek yeterli deniz gücüne sahip olup olmadıkları konusunda şüphe taşıdığını aktardı.

Bu çerçevede, yalnızca koalisyonun ilan edilmiş olmasının, gemi sahipleri veya sigorta şirketlerinin Kızıldeniz'e ilişkin risk değerlendirmelerini değiştirmesi ya da bölgeden yeniden geçiş yapmayı değerlendirmesi için yeterli olmayacağını belirtildi.

Ayrıca, koalisyona katılan ülkelerin ticari çıkarları ve gemilerinin de Yemen'in potansiyel hedefleri listesine girebileceği uyarısında bulunularak, bunun önerilen gücün görevini kolaylaştırmak yerine bölgedeki deniz trafiğinin karşı karşıya bulunduğu riskleri daha da artırabileceği kaydedildi.

Öte yandan Axios, Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman'ın Washington'da yaptığı görüşmeler sırasında ABD yönetimini, Riyad'ın Yemen Silahlı Kuvvetleri'ne karşı Kızıldeniz'de kurmayı hedeflediği koalisyonu desteklemeye ikna edemediğini bildirdi.

ABD merkezli haber sitesine göre Bin Selman, bu başarısızlığın ardından yaptığı kısa açıklamada, Riyad'ın "Husilerin" oluşturduğu deniz ve füze tehdidiyle başa çıkabilecek kapasitede olduğunu iddia ederek, "Suudi Arabistan'ın şu anda ABD müdahalesine ihtiyacı yok." dedi.

Axios, haberinde ayrıca, "Riyad'ın, Yemen'in kendisine yönelik benzer saldırılar gerçekleştirmesini caydırmak için Irak'a güçlü bir karşılık verilmesinin gerekli olduğuna inandığını" aktardı.

Suudi Arabistan, Yemen'le doğrudan çatışmaya girmekten kaçınma çabalarının bir parçası olarak yeni uluslararası deniz koalisyonunu kurmaya çalışıyor. Riyad, Yemen'in Suudi deniz trafiğini aksatma ve altyapısı ile stratejik petrol tesislerine ağır darbeler indirme kapasitesine sahip olduğunu kabul ediyor.

Batı'dan Riyad'ın koalisyon planına destek çıkmadı

Öte yandan, The New York Times, cuma günü yayımladığı haberinde, ABD ve Avrupa ülkelerinin Suudi Arabistan'ın önerdiği deniz koalisyonuna katılmaya fazla ilgi göstermediğini bildirdi.

Riyad'ın davet gönderdiği 51 ülkeden şimdiye kadar yalnızca 14'ü girişime katıldı. Perşembe günü düzenlenen kuruluş toplantısına ise 43 ülke iştirak etti.

Batılı yetkililerin aktardığına göre, Avrupa başkentleri yeni koalisyona katılma konusunda isteksiz davranıyor. Yetkililer, bölgedeki mevcut deniz güvenliği ortamının daha fazla karmaşıklığı kaldıramayacağını savunuyor.

Aynı yetkililer, yeni koalisyonun Avrupa Birliği'nin hâlihazırda Kızıldeniz'de yürüttüğü ve Aspides Operasyonu olarak bilinen görevden hangi yönüyle farklı olacağının da belirsizliğini koruduğunu ifade etti. Birçok Batılı başkent, söz konusu operasyonun sahada kayda değer bir sonuç doğurmadığını kabul ediyor.

Batılı araştırma merkezleri de Suudi Arabistan'ın Yemen Silahlı Kuvvetleri ile doğrudan çatışmaya girmekten kaçınmaya çalıştığını belirtiyor. Bu değerlendirmeye göre Riyad, Yemen'in Suudi Arabistan'a giden ve ülkeden çıkan deniz trafiğini etkileyebilme kapasitesini, ayrıca krallığın altyapısı ile stratejik petrol tesislerine ağır darbeler indirebilme yeteneğini kabul ediyor.

Koalisyona askeri etkisi sınırlı ülkelerin katılması beklenirken, Suudi Arabistan daha fazla ülkeyi mali teşviklerle girişime dahil etmeye çalışıyor.

Bu girişim de daha önce hedeflerine ulaşamayan birçok uluslararası girişimle aynı akıbeti paylaşmaya aday görünüyor.

Önerilen koalisyon aynı zamanda, Washington'un 2023 yılında Yemen'e karşı savaşını desteklemek amacıyla uluslararası ve bölgesel bir koalisyon oluşturmak için başlattığı ancak başarısız olduğu Refah Muhafızı Operasyonu'nu da hatırlatıyor. Bu operasyonun sonunda ABD uçak gemileri ve savaş gemileri Kızıldeniz'den çekilmek zorunda kalmıştı.



Makaleler

Güncel