İsrail Vergi Dairesi Planlama ve Ekonomi Dairesi tarafından hazırlanan yeni bir araştırma, Koronavirüs salgını, 7 Ekim olayları ile Lübnan ve İran'daki çatışmaların ardından ülkeden ayrılan İsraillilerin profilinde belirgin bir değişim yaşandığını ortaya koydu.
YDH - İsrail Vergi Dairesi Planlama ve Ekonomi Dairesi tarafından yürütülen ve 2015-2024 yılları arasındaki İsrailli göçmenlerin gelirlerini inceleyen yeni bir araştırma yayımlandı.
Araştırma sonuçlarına göre Koronavirüs salgını, 7 Ekim ve ardından Lübnan ile İran ile yaşanan çatışmalar, İsrail'den gerçekleşen göçün niteliğinde önemli değişikliklere yol açtı.
Salgın sonrasında İsrail'den ayrılanların sayısı yaklaşık yüzde 50 oranında bir artış kaydetti.
Yedioth Ahronoth gazetesinin aktardığı araştırma, bu sayısal artışın yanı sıra göç eden nüfusun bileşiminde de belirgin bir değişim yaşandığını ortaya koydu.
Buna göre, varlıklı nüfus grubundaki ayrılış hızı keskin bir şekilde artarken, düşük gelirli katmanlardaki göç oranlarında neredeyse hiçbir değişim gözlenmedi.
Vergi kaybı göç oranından daha hızlı yükseldi
Vergi dairesinin verilerine göre 2015-2019 yılları arasında ülkeden ayrılanların sayısı yıllık ortalama 50 bin seviyesinde gerçekleşti. Bu kişilerin yaklaşık 40 bininin ayrılmadan önce en az üç yıl boyunca kesintisiz olarak İsrail'de ikamet ettiği belirtildi.
2020-2021 yıllarında Koronavirüs salgınına bağlı sınır kapatmaları nedeniyle göç sayıları keskin bir düşüş gösterdi. Ancak son iki yılda yıllık göç eden kişi sayısı 55 bin ile 60 bin seviyesine yükseldi.
Vergi ödeyen ana kitleyi oluşturan 20 yaş üzeri nüfustaki ayrılışlar, toplam göç sayısının 2023'teki zirve noktasından 2024'te bir miktar gerilemesine rağmen artmaya devam etti.
Ayrılan kişilerin ayrılmadan önceki yıla ait ortalama yıllık gelirleri 2020 yılından itibaren reel olarak yüzde 60 oranında yükseldi. 2020 öncesinde ortalama 125 bin şekel olan yıllık gelir düzeyi, 2024 yılında 200 bin şekele ulaştı.
Bu da devletin kaybettiği yıllık vergi gelirlerine de doğrudan yansıdı.
Devletin göç nedeniyle uğradığı yıllık vergi kaybı, 2015 yılındaki ortalama yarım milyar şekel seviyesinden 2023 ve 2024 yıllarında yaklaşık 1,2 milyar şekele çıktı.
Yüzde 150 oranındaki bu vergi kaybı artışı, göç eden kişi sayısındaki yüzde 50'lik artışı geride bıraktı. Araştırmacılar, mevcut eğilimin sürmesi halinde beş yıl içinde yıllık vergi kaybının 3,5 milyar şekele ulaşabileceğini öngörüyor.
Göç eden nüfusun yaş ve gelir profili değişti
Göç eden sayısı ile vergi kaybı arasındaki farkın, ayrılan kişilerin yaş grubu ve ekonomik statülerindeki değişimden kaynaklandığı aktarıldı. 20 yaş üzeri göçmenler dikkate alındığında, 40-50 yaş grubunun toplam göç edenler içindeki payı son on yılda yüzde 13'ten yüzde 20'ye yükseldi.
40-50 yaş grubundaki yıllık göç oranı 2024 yılında yüzde 60 artarak söz konusu nüfusun yüzde 0,4'ünden yüzde 0,7'sine çıktı. 20-30 yaş grubundaki yıllık göç oranı ise on yıl boyunca yıllık yüzde 1 seviyesinde sabit kaldı.
En yüksek gelire 30-50 yaş aralığındaki bireylerin sahip olması sebebiyle yaş grubundaki bu yükseliş vergi kaybını katlayarak artırdı.
İsrail'den göç eden 40-50 yaş grubunun yıllık toplam geliri neredeyse üç katına çıkarak 900 milyon şekelden 2024'te 2,7 milyar şekele yükseldi.
Bu yaş grubunun ödediği vergilerdeki kayıp 2015'ten bu yana yüzde 165 artarken, 30-40 yaş grubundaki vergi kaybı artışı yüzde 100 olarak gerçekleşti.
Gelir dilimleri incelendiğinde en yüksek yüzde 10'luk dilimden ayrılanların oranı geçmişte yüzde 0,3 seviyesindeyken 2024'te yüzde 0,5'in üzerine çıkarak yaklaşık yüzde 80'lik bir artış gösterdi.
En üst gelir dilimi, göç eden tüm bireylerin toplam gelirinin yaklaşık yüzde 67'sini ve devletin uğradığı toplam vergi kaybının yaklaşık yüzde 86'sını oluşturdu.
Gelir dağılımının alt üçte birlik diliminde ise göç oranının hafif bir düşüş kaydettiği görüldü.
Teknoloji ve sağlık sektörleri göçte başı çekiyor
Göç edenlerin mesleki dağılımı da bu değişime paralel olarak şekillendi. Teknoloji sektöründen ayrılanların sayısı yüzde 150 oranında arttı.
Doktorların en yüksek maaşlı gruplar arasında yer aldığı sağlık sektöründe ise son iki yılda yüzde 100'ün üzerinde bir artış kaydedildi. Eğitim ve imalat sanayi gibi sektörlerde ise göç eden kişi sayısında önemli bir değişim yaşanmadı.
Sermaye göçünü gösteren bir diğer veri olarak göç edenlerin ortalama gelirinin, ülke ortalamasına oranı öne çıktı. Geçmişte ülke ortalamasına yakın bir seyir izleyen göçmen geliri, günümüzde genel ortalamanın yüzde 50 üzerine yükseldi.
Ayrıca, vergi dairesine yurt dışına yarım milyon şekelden fazla para çıkardığını bildiren bireylerin sayısı 2023-2024 döneminde genel nüfusta iki katına, göç edenler arasında ise dört katına çıktı.
Araştırmacılar bu durumu henüz birkaç yüz kişiyle sınırlı ancak keskin artış gösteren bir eğilim olarak tanımladı.
Araştırmada yer alan değerlendirmede, göç eğilimindeki bu değişimin Koronavirüs salgınının iş gücü piyasası ve toplumda yarattığı dönüşümlerden mi yoksa 2023 başından bu yana İsrail'de yaşanan siyasi ve güvenlik olaylarına verilen bir tepkiden mi kaynaklandığını kesin olarak belirlemenin zor olduğu ifade edildi.
Ancak verilerin tutarlı bir eğilime işaret ettiği, İsrail'in vergi mükelleflerinin en üst yüzde 10'luk kesimini ve dolayısıyla devlet bütçesine sağlanan en önemli ekonomik katkıyı kademeli olarak kaybettiği belirtildi.