Trump, mühimmat krizini ifşa edenleri tehdit etti
ABD Başkanı Trump, füze stoklarının azaldığı yönündeki haberlerin ardından askeri kapasiteye ilişkin bilgi sızdıranları hedef aldı.
YDH- ABD Başkanı
Donald Trump, Washington'un İran savaşı nedeniyle kritik mühimmat stoklarının
azaldığı yönündeki haberlerin ardından, ABD'nin askeri kapasitesi hakkında
bilgi sızdıran kişileri "hain" ilan ederek uzun süreli hapis
cezalarıyla tehdit etti.
Trump'ın açıklaması, ABD ordusunun özellikle uzun menzilli
saldırı füzeleri ve gelişmiş hava savunma sistemlerinde ciddi stok kayıpları
yaşadığı yönündeki haberlerin gündeme gelmesinden sonra geldi.
Beyaz Saray, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü ve altıncı ayına
giren savaş nedeniyle önemli silah stoklarının tükendiği iddialarını
reddediyor. Washington rejimi, İran topraklarının derinliklerindeki hedefleri
vurmak için kullanılan karadan fırlatılan füzeler ile İran'ın balistik füze
saldırılarını engellemekte kullanılan pahalı önleme sistemlerinin hâlâ yeterli
seviyede bulunduğunu savunuyor.
Ancak askeri uzmanlara göre, ABD'nin devasa savunma
bütçesine ve dünya genelinde yeni silah üretim tesisleri kurulmasına rağmen
gelişmiş füze sistemlerinin üretimi uzun zaman alıyor. Bu nedenle savaşlarda kullanılan
mühimmatların yerini doldurmak yıllar sürebiliyor.
ABD'nin mevcut uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli füze stoklarının büyük bölümünü tükettiğine ilişkin haberler, Washington'un olası Rusya veya Çin çatışmalarında askeri kapasitesine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
ABD'nin uzun menzilli
füze stokları kritik seviyede
Reuters'ın aktardığı bilgilere göre ABD ordusu, iki gelişmiş
uzun menzilli silah sistemi olan Ordu Taktik Füze Sistemleri (ATACMS) ve Hassas
Taarruz Füzeleri (PrSM) stoklarının "neredeyse tamamını" kullandı.
Bu gelişme, Trump'ın temmuz sonunda İran'a yönelik planlanan
iki haftalık saldırı kampanyasını mühimmat stoklarına ilişkin endişeler
nedeniyle durdurduğu yönündeki haberlerin ardından ortaya çıktı.
Trump ise bu iddiaları reddederek ABD'nin "devasa
miktarda mühimmata" sahip olduğunu ve yeni üretilen füzelerin "büyük
miktarlarda" teslim alınacağını iddia etti.
Ancak ABD başkanı, askeri stokların durumuna ilişkin bilgi
veren kişileri hedef aldı.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, "Bu
haince açıklamaları sızdıranlar aranıyor. Uzun süreli hapis cezaları talep
edilecek" ifadelerini kullandı.
Washington rejiminin askeri kapasitesine ilişkin
tartışmaları güvenlik gerekçesiyle bastırmaya çalışması, ABD'nin savaş
hazırlıkları ve mühimmat kapasitesi konusundaki belirsizlikleri artırdı.
İran savaşı ABD'nin
mühimmat kapasitesini zorluyor
Payne Kamu Politikası Enstitüsü'nün verilerine göre, ABD,
İsrail ve Washington'un Ortadoğu'daki diğer müttefikleri, savaşın yalnızca ilk
16 gününde yaklaşık 11 bin 300 mühimmat kullandı.
Askeri stoklar devlet sırrı olarak korunurken, uzmanlar
ABD'nin özellikle hassas vuruş kabiliyetine sahip uzun menzilli füzeler ile
hava savunma önleme sistemlerinde ciddi baskıyla karşı karşıya olduğunu
belirtiyor.
Payne Enstitüsü analistleri mart ayında yaptıkları
değerlendirmede, ABD'nin ATACMS ve PrSM stokları ile Terminal Yüksek İrtifa
Alan Savunma Sistemi (THAAD) önleyici füzelerinin yaklaşık bir ay içinde kritik
seviyeye düşebileceği uyarısında bulunmuştu.
THAAD, İran'ın balistik füzelerini havada imha edebilen az
sayıdaki gelişmiş sistemlerden biri olarak kabul ediliyor.
ABD'nin füze kalkanı
eriyor
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS)
değerlendirmelerine göre ABD, İran savaşı başlamadan önce yaklaşık 452 adet
THAAD önleyici füze stokuna sahipti. Ancak temmuz ayı sonunda bu sayının 234'e
kadar gerilediği belirtildi.
ABD'nin en gelişmiş hava savunma sistemlerinden biri olan
THAAD, özellikle İran gibi ülkelerin balistik füze tehditlerine karşı kritik
bir savunma unsuru olarak görülüyor.
Benzer bir tablo Patriot hava savunma sistemlerinde de
ortaya çıktı.
CSIS verilerine göre, ABD'nin savaş öncesinde yaklaşık 2 bin
330 Patriot önleme füzesi bulunuyordu. Ancak 27 Temmuz itibarıyla bu sayının
759 seviyesine kadar düştüğü tahmin ediliyor.
Patriot sistemleri, dünyanın en fazla talep gören hava
savunma sistemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ukrayna'da Rus füze
saldırılarına karşı kullanılan bu sistemler, Moskova'nın
"durdurulamaz" olarak tanımladığı hipersonik füzelere karşı da
kullanıldı.
Ancak Patriot sistemlerinin üretim kapasitesi sınırlı ve
talep oldukça yüksek. Bu durum, ABD'nin yalnızca kendi stoklarını değil,
müttefiklerinin savunma ihtiyaçlarını da karşılamakta zorlanabileceği yönündeki
kaygıları artırıyor.
Ukrayna yönetimi de İran savaşının başlamasından sonra
Ortadoğu'ya yönlendirilen Patriot önleyici füzeler nedeniyle kendi kentlerinin
savunması için ayrılan mühimmatın azaldığını belirtti.
Milyarlarca dolarlık
savaş sistemleri
ABD'nin gelişmiş hava savunma kapasitesi “büyük maliyetler”
üzerine kurulu.
Bir Patriot sisteminin radarları, fırlatma birimleri ve
diğer unsurlarıyla birlikte maliyetinin yaklaşık 1 milyar dolar olduğu
belirtiliyor.
Sistemde kullanılan tek bir önleyici füzenin fiyatı ise
milyonlarca doları buluyor.
Washington rejimi yıllardır dünyanın en büyük askeri
bütçelerinden birini kullanarak yeni silah sistemleri geliştiriyor ve küresel
ölçekte askeri üstünlüğünü korumaya çalışıyor.
Ancak İran savaşı sırasında ortaya çıkan mühimmat
tartışması, ABD'nin yüksek teknolojiye dayalı savaş kapasitesinin sınırsız
olmadığını ortaya koydu.
Yeni fabrikalar kurulmasına ve savunma harcamalarının
artırılmasına rağmen, gelişmiş füze sistemlerinin üretim sürecinin uzun olması,
uzun süreli çatışmalarda ABD ordusunun karşılaşabileceği lojistik sorunları
gündeme getiriyor.
Washington'un küresel
savaş planları ve mühimmat açmazı
ABD, son yıllarda aynı anda birçok cephede askeri
etkinliğini sürdürmeye çalışıyor.
Ortadoğu'da İran'a karşı yürütülen savaş, Avrupa'da
Ukrayna'ya verilen askeri destek ve Asya-Pasifik'te Çin'e karşı yürütülen
stratejik hazırlıklar, ABD ordusunun mühimmat kapasitesi üzerindeki baskıyı
artırıyor.
Washington yönetimi, askeri üstünlüğünü sürdürmek için
trilyonlarca dolarlık kaynak ayırırken, ortaya çıkan mühimmat açığı ABD'nin
savaş hazırlıklarının sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri doğuruyor.
Trump rejimi ise stokların yeterli olduğunu savunarak
eleştirileri reddediyor. Ancak askeri kapasiteye ilişkin bilgilerin
sızdırılmasını suç sayma girişimi, ABD'nin gerçek mühimmat durumuna ilişkin
tartışmaları daha da büyütüyor.
İran savaşıyla birlikte gündeme gelen stok krizi, dünyanın
en büyük askeri gücünün dahi uzun süreli ve yüksek yoğunluklu çatışmalarda
silah tedariki sorunuyla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.
ABD'nin savaş politikaları yalnızca rakip ülkeler üzerinde
değil, kendi askeri kapasitesi üzerinde de ağır bir baskı oluşturuyor.




