Yerleşimciler Filistinlilerin su kaynaklarına el koyuyor

img
Yerleşimciler Filistinlilerin su kaynaklarına el koyuyor YDH

Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilerin tarımda kullandığı su kaynaklarını ele geçirmesi, bölgedeki yerleşim ve toprak politikalarının yeni bir boyutunu ortaya koyuyor.




YDH- Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilerin tarımda kullandığı su kaynaklarını işgal etmesi, bölgedeki yerleşim ve toprak politikalarının yeni bir boyutunu oluşturuyor.

Reuters’ın haberine göre, işgal altındaki Batı Şeria’nın verimli Ürdün Vadisi bölgesinde bulunan Fasayil köyündeki bir su kaynağı, haziran ayında İsrailli yerleşimciler tarafından ele geçirildi. Kaynaktan Filistinli çiftçilerin tarlalarına su taşıyan boru hattı kesilerek su, arkeolojik alandaki eski bir havuza yönlendirildi.

Filistinli çiftçi Saed Nemer, su kaynağının kesilmesinin ardından evleri, tarım arazileri ve geçimleri için ihtiyaç duydukları sudan mahrum kaldıklarını söyledi.

Nemer, normal şartlarda patlıcan, kabak ve karpuz yetiştirdiği seraları ve tarlaları bu yıl ekemediğini belirterek, suyun kesilmesinin çok sayıda ailenin gelir kaynağını kaybetmesine yol açtığını ifade etti.

Nemer ayrıca, çalışanlarından birinin yerleşimciler tarafından dövüldüğünü, kendisinin de su kaynağına ulaşmaya çalıştığı dönemlerde tehdit edildiğini söyledi.

Su kaynağı turistik alana dönüştürülüyor

Reuters’a göre, suyun yönlendirildiği havuz kısa süre içerisinde İsrailli yerleşimciler tarafından turistik bir alan olarak tanıtılmaya başlandı.

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de havuzun çevresinin geliştirilmesi için 3 milyon şekel (yaklaşık 1 milyon dolar) tutarında yatırım yapılacağını açıkladı. Havuz, yerleşimciler tarafından Tevrat döneminde yaşamış Yahudi Kral Herod’la ilişkilendiriliyor.

Ancak İsrailli insan hakları kuruluşu Emek Shaveh’den arkeolog Alon Arad, havuzun kökeninin kesin olmadığını söyledi. Arad, Batı Şeria’daki arkeolojik alanların kullanımının bölgenin yalnızca Yahudilere ait olduğu yönündeki algıyı güçlendirmek amacıyla kullanıldığını belirtti.

İsrailli yerleşimci Yishai Shreiber ise Reuters’a yaptığı açıklamada, Batı Şeria’nın Yahudi halkına ait olduğunu iddia etti ve Filistinlilerin Yahudi yönetimini kabul etmemeleri halinde bölgeden ayrılmaları gerektiğini öne sürdü.

Nemer, toprağının mülkiyetine ilişkin 2025 tarihli İsrail Sivil İşler Koordinasyonu Birimi (COGAT) belgesini ve 1957 yılına ait tapu kayıtlarına dayanan bir haritayı Reuters’a gösterdi. Belgelerde su kaynağı ve havuzun bulunduğu alanın arazisinin içinde yer aldığını söyledi.

BM verileri: Su ve kanalizasyon tesislerine yönelik saldırılar arttı

Birleşmiş Milletler verilerine göre, İsrailli yerleşimciler bu yıl Batı Şeria genelinde en az 160 su ve sanitasyon tesisine saldırdı.

Filistinliler, su kaynaklarının ele geçirilmesini kendilerini topraklarından ayrılmaya zorlayan daha geniş bir politikanın parçası olarak değerlendiriyor.

Filistinli saha araştırmacısı Faris Fukaha, kuzey Ürdün Vadisi'ndeki su kaynaklarının yaklaşık yüzde 95'inin yerleşimcilerin kontrolüne geçtiğini ve bunun bazı Filistinli toplulukların yerlerinden edilmesine yol açtığını söyledi.

Filistin Yönetimi Su Kurumu yetkilisi Adil Yasin de su kaynaklarının hedef alınmasının Filistinlilerin topraklarında yaşamalarını ve tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmelerini zorlaştıran sistematik bir uygulama olduğunu belirtti.

Yasin, süreci “su savaşı” olarak nitelendirerek, suyun Filistinlilerin geçim kaynaklarını sürdürülemez hale getiren bir araç olarak kullanıldığını söyledi.

Yerleşimci saldırıları başka bölgelerde de sürüyor

Batı Şeria’nın Nablus kenti yakınlarındaki Vadi el-Badhan bölgesinde bulunan doğal su kaynakları da bu yıl yerleşimcilerin müdahalesine maruz kaldı.

Bölge sakinlerinin Reuters’a verdiği bilgiye göre, yüzlerce İsrailli yerleşimci yaz aylarında su kaynaklarının bulunduğu alana geldi. Daha önce Filistinli ailelerin piknik yapmak ve su kaynaklarından yararlanmak için kullandığı bölgede güvenlik endişeleri arttı.

Doğal kaynakların bulunduğu alanda park işleten Nizam Faris, insanların artık bölgeye gelmekten çekindiğini belirterek, ziyaretçilerin sürekli olarak yerleşimcilerin gelip gelmediğini sorduğunu söyledi.

İsrail 1967 Arap-İsrail Savaşı sırasında Batı Şeria'yı işgal etti. Birleşmiş Milletler ve çok sayıda ülke, işgal altındaki topraklarda İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ediyor. İsrail ise Batı Şeria'nın statüsünün “işgal edilmiş” değil, ihtilaflı olduğunu iddia ediyor.

İsrail'in aşırı sağcı koalisyon hükümeti döneminde yerleşimlerin genişletilmesi hız kazanırken, Smotrich daha önce İsrail yerleşimlerinin genişletilmesini Filistin devletinin kurulması fikrini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir politika olarak savunmuştu.