Yemen’deki Ensarullah hareketi ile Sanaa’daki Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Ensar ve Deyr el-Zehrani kasabalarına yönelik saldırılarını kınarken, Hizbullah’a ve Lübnan’daki direnişe desteklerini yineledi.
YDH ― Yemen’deki Ensarullah hareketinin Siyasi Bürosu, İsrail işgal güçlerinin Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye bölgesinde bulunan Ensar ve Deyr el-Zehrani kasabalarında gerçekleştirdiği saldırıları en sert şekilde kınadı.
Siyasi Büro ayrıca Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da devam eden İsrail ihlallerini kınadı.
Ensarullah, Filistin ve Lübnan halklarıyla ve İslami direnişle dayanışmasını yineledi.

Bu bağlamda Sana’daki Yemen Dışişleri Bakanlığı, “Yemen’in Hizbullah’a ve onun mücahit destekçilerine verdiği desteği” yeniden teyit etti.
Bakanlık, bugünkü saldırılar ışığında Lübnanlı yetkililerin bu suçların devam etmesi için sözde “çerçeve anlaşmasını” bir kılıf olarak kullanmayı sürdürdüğünü kaydetti.
Sanaa’daki Dışişleri Bakanlığı, “bu suçun ve diğer suçların, bazı rejimlerin boyun eğmesi ve Siyonist ittifaka dahil olmaları olmasaydı devam etmeyeceğini” belirtti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre İsrail’in Ensar kasabasına düzenlediği saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu yedi kişi şehit oldu, iki vatandaş yaralandı.

Deyr el-Zehrani kasabasına düzenlenen İsrail saldırısında ise dört kişi şehit oldu ve dokuz kişi yaralandı.
Katliamın ardından Hizbullah, ülkenin güneyindeki masum sivillere yönelik bu saldırgan tırmanışı kınadı.
Hizbullah, işgalcilerin yeni bir gerçeklik dayatma girişimlerinin ve devam eden saldırılarının sürdürülemeyeceği uyarısında bulundu.
Hizbullah, “Lübnan’ı, halkını, egemenliğini ve ulusal onurunu savunmak için gereken şekilde karşılık verileceğini” belirtti.
Bu gelişme, İsrail işgalinin güneydeki bölgelere yönelik çeşitli biçimlerde saldırganlığını sürdürdüğü bir dönemde yaşandı.
Söz konusu saldırılar evlerin bombalanması, mezarlıkların buldozerlerle yıkılması, ormanların yakılması ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen hava bombardımanları şeklinde devam ediyor.
Tüm bunlar, işgal hükümeti ile Lübnan hükümeti arasında “çerçeve” anlaşması ve doğrudan müzakereler devam ederken yaşanıyor.
