Rusya, Türkiye’nin Ukrayna politikasını eleştirdi

img
Rusya, Türkiye’nin Ukrayna politikasını eleştirdi YDH

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ve ABD'nin Ukrayna'ya yönelik yeni silah sevkiyatı planlarının Rusya-Türkiye-ABD ilişkilerine zarar vereceğini savunuyor.




YDH ― Rusya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Ukrayna silahlı kuvvetlerine silah tedarik ederken aynı anda "barış" söylemlerine başvurmasının güveni zedelediğini açıkladı.

Bakanlık, söz konusu silah tedariklerinin Rusya, Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilere kaçınılmaz olarak zarar vereceğini vurguladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Washington ve Ankara'yı Ukrayna'ya ek silah tedarik etme planlarına ilişkin haberlere açıklık getirmeye çağırdı.

Bakanlık, iki ülkenin "durumu rasyonel bir biçimde değerlendirmeleri için hâlâ vakitleri olduğunu" ifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Ukrayna silahlı kuvvetlerine yönelik yoğun yeni silah sevkiyatlarının savaşın seyrini değiştirmeyeceğini belirtti.

ABD Kongresi belgelerine atıfta bulunan Bakanlık, planlanan cephaneliğin hatırı sayılır büyüklükte olduğunu bildirdi.

Söz konusu cephanelikte 12 adet çok namlulu roketatar sistemi, bu sistemler için 2 bin 500'den fazla güdümsüz misket mühimmatı, 47 bin adet 203 milimetrelik misket top mermisi ve 70 adet ATACMS taktik balistik füzesi bulunuyor.

Türkiye'nin Karadeniz kıyısı açıklarında şüpheli İHA bulundu

Türk basınının 10 Ağustos'ta aktardığına göre, Türkiye'nin Düzce ili açıklarında Karadeniz üzerinde insansız hava aracı (İHA) olduğundan şüphelenilen bir cisim bulundu.

Gelişmenin ardından yetkililer bölgeyi tahliye etti ve cismin menşeine ilişkin soruşturma başlattı.

İhlas Haber Ajansının (İHA) aktardığı bilgilere göre söz konusu cisim, Çınar Plajı yakınlarında bulunan tatilciler tarafından fark edildi ve durum acil servislere bildirildi.

Güvenlik önlemlerinin devreye sokulmasının ardından polis ve sahil güvenlik personeli bölgeyi kordon altına aldı.

Plajdaki vatandaşlar da bölgeden tahliye edildi.

Yetkililer, cismin İHA olup olmadığını belirlemek, doğrulanması hâlinde ise türünü ve olası menşeini tespit etmek amacıyla inceleme yapıyor.

Şimdiye kadar hiçbir Türk makamı, cismi kamuoyu önünde Rusya-Ukrayna çatışmasının taraflarından herhangi biriyle ilişkilendirmedi.

Karadeniz'deki İHA olayları güvenlik endişelerini artırıyor

Düzce açıklarında gerçekleştirilen keşif, Karadeniz'de İHA saldırılarının ve sivil deniz trafiğini hedef alan olayların arttığı bir dönemde gerçekleşti.

Bu gelişme, Rusya-Ukrayna savaşının etkilerinin Türkiye kıyılarına daha da yaklaştığı bir süreçte yaşandı.

Ankara, 4 Ağustos'ta Rusya'nın Novorossiysk limanı yakınlarında Türk sahipli bir geminin İHA tarafından vurulması ve üç mürettebatın ağır yaralanmasının ardından Rusya ve Ukrayna'yı sivil denizciliğin korunması için derhâl önlem almaya çağırdı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'nın endişelerini hem Moskova'ya hem de Kiev'e iletti.

Türk Dışişleri Bakanlığı, sivil denizciliğin güvenliğinin Ankara için öncelikli bir konu olduğunu defalarca vurguladı.

Bakanlık, haziran ayında Ukrayna'nın Çornomorsk limanı açıklarında Türk sahipli ve Panama bayraklı bir kargo gemisinin İHA saldırısına uğradığını ve gemideki iki Türk vatandaşının yaralandığını açıkladı.

Ankara, bu olayların Türkiye'nin çıkarlarını ve bölgesel güvenliği tehdit ettiğini belirterek gerilimi düşürme çağrısında bulundu.

Düzce yakınlarında bulunan cisim ile son dönemdeki saldırılar arasında şu an için doğrulanmış bir bağlantı bulunmuyor. Ancak son bulgu, giderek istikrarsızlaşan bir denizcilik ortamında ortaya çıktı.

Ankara büyüyen güvenlik riskleriyle karşı karşıya

Türkiye, Karadeniz'de stratejik açıdan hassas bir konumda bulunuyor.

Ankara, 1936 tarihli Montrö Sözleşmesi uyarınca İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerinden Karadeniz ile Akdeniz arasındaki ana deniz erişimini kontrol ediyor.

Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanmasından bu yana Türkiye, stratejik su yolları üzerindeki kontrolünü sürdürürken aynı zamanda Moskova ve Kiev ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.

Ankara, sivil deniz trafiğinin korunması yönündeki çağrılarını sürdürürken, savaşan devletlere ait savaş gemilerinin geçişini kısıtlamak amacıyla 2022 yılında Montrö Sözleşmesi'ni işletti.

Türk yetkililer geçtiğimiz Pazar günü yaptıkları açıklamalarda, Karadeniz'deki son saldırılara rağmen Türk Boğazları üzerinden sağlanan ticari deniz taşımacılığının kesintisiz şekilde devam ettiğini ve yalnızca geçici güvenlik önlemlerinin uygulamaya konduğunu belirtti.

Askerî hareketliliğin ticari nakliye rotalarına ve Türk sahipli gemilere ulaşmasıyla birlikte, yürütülen bu denge politikası giderek daha da zorlaşıyor.

Türkiye'nin kendi Karadeniz kıyısında şüpheli bir İHA'nın bulunması, güvenlik sınamalarına yeni bir boyut ekliyor.

Söz konusu cismin sonuç olarak çatışmayla ilişkisiz olduğu ortaya çıksa dahi gelişme, insansız sistemlerin Karadeniz çevresindeki savaşın giderek daha belirgin bir unsuru hâline geldiği bir döneme denk geliyor.



Makaleler

Güncel