Sanaa'nın henüz kullanmadığı askeri seçenekler var
❝Sanaa yönetiminin Krallık ile gerilimi daha da tırmandırmaya hazırlandığını ve ‘ilk aşamada’ henüz kullanmadığı askeri seçeneklere sahip olduğunu açıkça gösteriyor.❞
Sanaa güçleri, Suudi Arabistan'a yönelik askeri tırmanışta deniz ve hava operasyonlarının "ikinci aşamasına" geçiş hazırlıkları kapsamında, son birkaç hafta içinde üç yeni askeri denklem kurduğunu teyit etti.
Bu denklemlerden ilki; güneyden kuzeye doğru Aden Körfezi ile Arap Denizi'nden geçerek Kızıldeniz'e uzanan "ablukaya karşı abluka" stratejisidir.
İkinci denklem; Yemen'in batısından doğusuna kadar nerede olursa olsun tüm Suudi toplanma ve askeri yığınak merkezlerinin doğrudan hedef alınmasını öngörüyor.
Üçüncü denklem ise; Yemen hava sahasının ihlal edilmesine, Suudi Arabistan'ın iç kesimlerindeki stratejik tesisleri vurarak karşılık vermeyi esas alan "caydırıcılık ve doğrudan yanıt" prensibine dayanıyor.
Bu kapsamda Sanaa güçleri, Askeri Sözcü Tuğgeneral Yahya Seri aracılığıyla "birinci aşama" operasyonlarının bilançosunu kamuoyuyla paylaştı.
Sözcü, geçen ayın 20'sinden bu yana Kızıldeniz'de beş, Aden Körfezi ve Arap Denizi'nde ise üç olmak üzere toplam sekiz Suudi petrol tankerini vurduklarını teyit etti.
Bunun yanı sıra, yine Kızıldeniz ve Arap Denizi'nde 48 Suudi petrol tankerinin geçişine engel olduklarını ve bu gemileri rotalarından geri dönmeye mecbur bıraktıklarını vurguladı.
Yayınlanan kısa açıklamaya göre Sanaa güçleri; Suudi topraklarının derinliklerinde balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla bir dizi misilleme operasyonu düzenledi, hedeflerini tam isabetle vurarak Krallığın güney ve doğusundaki çeşitli Suudi Aramco petrol tesislerine ağır hasar verdi.
Sözcü; Yanbu, Necran, Cizan ve Abha'ya yönelik dokuz ayrı saldırı düzenlendiğini, ayrıca Doğu Bölgesi'nden Arap Yarımadası'na uzanan petrol tedarik ağının da vurulduğunu ifade etti.
Bu operasyonların, Sanaa Uluslararası Havalimanı ve Hudeyde Limanı'nı hedef alan Suudi saldırılarına bir misilleme ve ulusal egemenliği koruma ilkesinin bir teyidi olarak yapıldığını belirten Seri, önümüzdeki süreçte Krallığa yönelik çok daha ağır hava darbeleri vuracaklarının sözünü verdi.
Ayrıca Suudi rejimini gelecekteki olası tırmanış adımlarına karşı uyararak, verecekleri yanıtın son derece kapsamlı olacağının altını çizdi.
Seri ayrıca, Taiz'in batısındaki Muha kıyılarında Suudi silahları ve takviye birlikleri taşıyan iki askeri çıkarma gemisinin batırılıp yakıldığını da vurguladı. Kızıldeniz'de korsanlık faaliyetlerinde bulunan ondan fazla savaş gemisi de aynı kaderi paylaştı.
Muha'daki bilgi sahibi kaynaklar ise, Sanaa güçlerinin kentin kıyısındaki deniz üssüne yönelik operasyonlarıyla, bu üssün operasyonel kapasitesini tamamen çökertmeyi başardığını teyit etti.
Suudi ikmal hatları ile askeri yığınak merkezlerinin vurulmasına da değinen Seri; Ruveyk, el-Abr, el-Vedia, Marib ve el-Muha bölgelerinde 14 ayrı askeri operasyon düzenlendiğini bildirdi. Bu operasyonlar neticesinde, aralarında Suudi komutan ve subayların da bulunduğu yüzlerce düşman unsurunun ve destek birliğinin öldüğünü ya da yaralandığını açıkladı.
Sanaa güçlerinin Riyad'a yönelik dört haftalık askeri operasyonların bilançosunu açıklaması, hem yeni bir tırmanış aşamasına hazırlık niteliği taşıyor hem de Yemen'in taleplerindeki artışla eş zamanlı bir döneme denk geliyor.
Seri'nin açıklamalarında öne çıkan yeni talepler arasında; Krallığa yönelik operasyonların durdurulması karşılığında, Yemen halkına yönelik Suudi saldırılarının tamamen bitirilmesi, işgalin her türlü biçiminin ve etkisinin ortadan kaldırılması, Suudi destekli milislere sağlanan mali ve askeri desteğin kesilmesi ile Yemen halkının kaynaklarının yeniden kendi kontrolüne verilmesi yer alıyor.
Yemen'in Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukasının başlarındaki temel talepleri şunlardı: 2023'ün sonlarında imzalanan ve BM'nin arabuluculuğunda oluşturulan "yol haritasının" uygulanması, Yemen üzerindeki deniz ve hava ablukasının kaldırılması, devlet memurlarının maaşlarının 2014 bordroları esas alınarak ödenmesi, cezaevlerindeki tüm mahkum ve tutukluların serbest bırakılarak dosyalarının kapatılması ve Yemen vilayetleri arasındaki kapalı yolların yeniden ulaşıma açılması.
Sanaa'daki gözlemcilere göre bu yeni talepler, Sanaa yönetiminin Krallık ile gerilimi daha da tırmandırmaya hazırlandığını ve "ilk aşamada" henüz kullanmadığı askeri seçeneklere sahip olduğunu açıkça gösteriyor. Bu bağlamda askeri kaynaklar, El-Ahbar gazetesine verdikleri demeçte, yapılan bu ani açıklamanın Suudi Arabistan için çok daha ağır bedelleri olacak yeni bir safhaya işaret ettiğini doğruladı. Aynı kaynaklar, Sanaa'nın askeri seçenekleri arasında savaşın Krallığın güney sınırına taşınmasının ve sınır şeridi boyunca geniş çaplı bir kara harekatı başlatılmasının da bulunduğunu ifade etti.
Son günlerde Ensarullah hareketine yakın bazı liderler, Suudi Arabistan'ın batı kıyısında ve Marib ile El-Cevf vilayetlerinde yürüttüğü askeri yığınak operasyonlarına, Krallığın güney sınır cephelerini ateş çemberine alarak karşılık verilmesi yönünde çağrılarda bulunuyordu.
Çeviri: YDH




