ABD destekli SDG’nin “özerklik” hayali sona erdi
Yaklaşık on yıl boyunca Suriye’nin kuzeydoğusunda ayrı bir güç olarak hareket eden SDG, HTŞ rejimiyle yürütülen entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla bağımsız askeri yapı olma niteliğini kaybetti.
YDH- ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, grubun artık bağımsız bir askeri yapı olmadığını ve “Suriye ordusuna” entegrasyon sürecinin tamamlandığını açıkladı.
Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Abdi, yaklaşık on yıl boyunca Suriye'nin kuzeydoğusunda geniş bir bölgeyi kontrol eden SDG'nin feshedildiğini duyurdu. Böylece Washington'ın IŞİD'e karşı mücadelede başlıca ortaklarından biri olan SDG'nin Suriye'deki fiili özerk güç olarak varlığı sona erdi.
Abdi, SDG'nin lağvedilmesini silahlı mücadeleden yeniden yapılanmaya geçiş olarak nitelendirdi. Örgütün artık “savaş alanından ülke inşasına, silahların belirlediği bir dönemden barışın öne çıktığı bir döneme” geçeceğini söyledi.
Kürtçe eğitim vurgusu
Abdi, Suriye Kürtlerinin onlarca yıldır temel talepleri arasında yer alan Kürtçe eğitim hakkına da değindi. HTŞ rejimi Colani’nin bu hakkı koruma sözü verdiğini belirten Abdi, SDG'nin bu yöndeki kararın yıl içinde hayata geçirilmesi için çalışacağını söyledi.
Konuşmasını Kürtçenin Kurmanci lehçesiyle tamamlayan Abdi, Araplar, Kürtler, Süryaniler, Asuriler ve Türkmenler dahil tüm toplulukların birlikte inşa edeceği, vatandaşlarına eşit hak ve onur sağlayan bir Suriye vizyonunu savundu.
Süreç 2025'te başlamıştı
SDG'nin feshedilmesi, Mart 2025'te Colani ile Mazlum Abdi arasında Şam'da imzalanan sekiz maddelik anlaşmayla başlayan sürecin son aşamasını oluşturdu.
Anlaşma, Kürtleri Suriye devletinin tam vatandaşları olarak tanırken ülke genelinde ateşkes ilan edilmesini ve sınır kapıları, bir havalimanı ile kuzeydoğudaki petrol ve doğal gaz sahalarının Şam yönetimine devredilmesini öngörüyordu.
Ancak görüşmeler 2025 boyunca büyük ölçüde tıkandı. Şam'ın eski Suriye Milli Ordusu unsurları ve diğer silahlı grupları ulusal ordu bünyesine katma kararı, geçmişte Kürt güçleriyle çatışan ve Kürt sivillere yönelik ihlallerle suçlanan bu gruplar nedeniyle Kürt yetkililerin tepkisini çekti.
Hükümet kontrolündeki bölgeler ile SDG'nin yönettiği alanların sınırında zaman zaman çatışmalar yaşandı.
Ocak ayındaki çatışmalar dönüm noktası oldu
Kritik kırılma Ocak 2026'da yaşandı. Deyr Hafir yakınlarında tartışmalı bir kontrol noktası olayı, yoğun çatışmalara ve rejim güçlerinin kapsamlı bir operasyon başlatmasına yol açtı.
Operasyon sonucunda SDG, petrol zengini Rakka ve Deyr ez-Zor vilayetlerindeki kontrolünü kaybetti. SDG saflarındaki Arap savaşçıların da taraf değiştirmesiyle örgütün askeri gücü yaklaşık yarı yarıya azaldı.
IŞİD'e karşı mücadelede bir dönem aldığı doğrudan ABD askeri desteğini artık göremeyen ve dağılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan SDG, ay sonunda ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın arabuluculuğunda hazırlanan 14 maddelik ateşkesi kabul etti.
Anlaşmayla SDG'nin “Suriye ordusuna” entegre olması ve Haseke vilayeti dışındaki kalan topraklarını, sınır kapılarını ve petrol sahalarını HTŞ rejimine devretmesi kararlaştırıldı.
Entegrasyon ilkbahar ve yaz aylarında devam etti. SDG'ye bağlı çok sayıda tugay Suriye ordusuna bağlı birliklere dahil edilirken, Abdi ağustos ortasında Kamışlı'da yaptığı açıklamada sürecin büyük ölçüde tamamlandığını duyurdu. Salı günkü açıklamayla entegrasyon resmileşti.
Washington'ın SDG politikası değişti
2015'te, Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG) merkezli olarak kurulan SDG, IŞİD'e karşı mücadelede Washington'ın sahadaki “en güvenilir” ortaklarından biri haline gelmişti.
SDG'nin Deyr ez-Zor, Haseke ve Rmelan üzerindeki kontrolü, ABD'ye Suriye'nin petrol kaynaklarının büyük bölümünde nüfuz sağlıyordu. Bu durum, Beşşar Esed yönetimini petrol gelirlerinden mahrum bırakırken Washington'a IŞİD'le mücadele döneminin ötesine geçen bir siyasi koz kazandırdı.
Pentagon, IŞİD'le Mücadele Eğitim ve Donatım Fonu üzerinden SDG'ye yılda “yüz milyonlarca” dolarlık destek sağladı.
Ancak Esed yönetiminin devrilmesinin ardından Washington'ın hesabı değişti ve ABD, Colani yönetimiyle ilişkiler geliştirmeye yöneldi. ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack da bu yılın başlarında SDG'nin IŞİD'e karşı öncü kara gücü olarak üstlendiği asli görevin sona erdiğini söylemişti.
Bu yaklaşım, SDG'nin “Suriye ordusuna” entegrasyonuyla sonuçlanan sürecin önünü açan temel gelişmelerden biri oldu.




