Son Dakika
İnşa

Politico: ABD’nin mühimmat açığı müttefiklerini alarma geçirdi

26 Ağustos 2026 12:42 Bu sayfayı yazdır

İran savaşı ABD’nin mühimmat stoklarını zorlarken, Avustralya başta olmak üzere müttefiklerde silah tedarikinin aksaması endişesi büyüyor.

Politico: ABD’nin mühimmat açığı müttefiklerini alarma geçirdi
Politico: ABD’nin mühimmat açığı müttefiklerini alarma geçirdi YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH- ABD'nin İran'a yönelik savaşında kullandığı yoğun miktardaki mühimmat, Washington'ın silah stokları üzerindeki “baskıyı” artırırken, ABD yapımı silahlara büyük ölçüde bağımlı olan Avustralya'da da “endişeler büyüyor.”

Politico'nun haberine göre, ABD'nin kendi mühimmat stoklarını yeniden doldurma ihtiyacı, Avustralya başta olmak üzere Washington'ın müttefiklerine yönelik silah teslimatlarının gecikmesi riskini artırıyor.

Avustralya'nın savunma planları büyük ölçüde ABD üretimi füze ve mühimmat sistemlerine dayanıyor. Ancak İran savaşı nedeniyle ABD stoklarının “hızla” azalması, Canberra'yı kendi füze üretim kapasitesini geliştirmeye yöneltiyor.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) bir araştırmasına göre, savaşın başlamasından sonraki 39 gün içinde ABD, “binden fazla” Tomahawk füzesi kullandı. Mevcut üretim kapasitesinin tüketilen mühimmatı aynı hızda yerine koymasının “mümkün olmadığı” belirtildi.

CSIS Avustralya Başkanı Charles Edel, İran savaşının ABD mühimmat stokları üzerinde “muazzam bir baskı” oluşturduğunu ve stokların yeniden doldurulması için gereken sürenin uzamasının beklendiğini söyledi.

Edel, bunun Avustralya gibi müttefiklere yapılacak füze teslimatlarında giderek daha fazla gecikme riski oluşturabileceğini ve bu durumun ülkelerin savunmasında boşluklara yol açabileceğini belirtti.

Avustralya'daki muhalefetteki koalisyonun savunma sözcüsü James Paterson ise Ukrayna, Gazze ve İran'daki savaşların küresel ölçekte mühimmat sıkıntısına yol açtığını ve ülkelerin yeniden mühimmat tedarik etmek için “çok uzun bir sırada” beklediğini söyledi.

Paterson, Hint-Pasifik'te yüksek yoğunluklu bir çatışmanın çıkması halinde Avustralya'nın “sınırlı mühimmat ve hava-füze savunma kapasitesi” nedeniyle “ciddi şekilde” savunmasız kalabileceği uyarısında bulundu.

ABD stokları Tayvan senaryosunu da etkileyebilir

ABD'nin İran savaşında kullandığı Tomahawk, JASSM, PrSM, THAAD önleyicileri, Patriot füzeleri ve SM-6 gibi sistemlerin, Çin ile olası bir çatışmada da “kritik öneme” sahip olduğu belirtiliyor.

Habere göre, ABD'nin mühimmat stoklarını yeniden oluşturması “birkaç yıl” sürebilir. Bu süreçte Tayvan çevresinde bir kriz çıkması halinde Washington, kendi üs ve gemilerini savunmak, Çin'in füze sistemleri ve deniz kuvvetlerini hedef almak ve Japonya ile Avustralya gibi müttefiklerine destek sağlamak arasında “zor tercihlerle” karşı karşıya kalabilir.

Eski ABD Pasifik Komutanlığı operasyonlar direktörü Mark Montgomery, Avustralya'nın özellikle denizaltı insansız hava araçları ve benzeri düşük maliyetli “asimetrik silahlar” geliştirmeye yönelmesi gerektiğini söyledi.

Montgomery, bunun Avustralya için ABD ve diğer müttefiklerin de satın alabileceği silahlar geliştirmesi açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu belirtti.

Avustralya ABD silahlarına bağımlı

Avustralya'nın yaklaşık 220 Amerikan yapımı Tomahawk füzesi siparişi bulunuyor. Ülkenin savunma tedarik sistemi de büyük ölçüde ABD üretimi silahlara dayanıyor.

Canberra ayrıca, 6 Ağustos'ta uzun menzilli AIM-260 JATM füzelerinin satın alınması için 736 milyon dolarlık bir anlaşma açıkladı. ABD'nin Avustralya'ya 450'ye kadar bu füzeden satışına onay verdiği, ancak ilk siparişin yaklaşık 90 füze olmasının beklendiği bildirildi. Söz konusu füzelerin teslimatının ise 2033'ten önce başlaması beklenmiyor.

Canberra yerli üretimi hızlandırıyor

Avustralya, mühimmat stoklarındaki açığı kapatmak amacıyla 2029'a kadar iki yeni güdümlü füze fabrikası ve 2030'a kadar uzun menzilli topçu mühimmatı üretim tesisi kurmayı planlıyor.

Kongsberg Defence Australia da Newcastle yakınlarında füze üretim ve bakım tesisi kuruyor. Şirketin deniz saldırı füzesi ve müşterek taarruz füzesinin 2027 sonuna kadar üretime girmesi hedefleniyor.

CSIS'ten Edel, İran savaşının Avustralya'nın yerli silah üretimine yönelik planlarının önemini ortaya koyduğunu belirterek, daha önce yıllara yayılan üretim artışının artık çok daha hızlı gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Deniz güvenliği uzmanı Jennifer Parker ise bir ülkenin savaş için kritik mühimmat üretiminde tamamen başka bir ülkeye bağımlı olması halinde, kriz sırasında o ülkenin doğal olarak kendi ihtiyaçlarına öncelik vereceği uyarısında bulundu.

Bu durumun, İran savaşının yalnızca ABD'nin mühimmat stokları üzerinde değil, Washington'ın Hint-Pasifik'teki müttefiklerinin savunma planları üzerinde de baskı oluşturduğunu gösterdiği değerlendiriliyor.

İlgili Haberler