Son Dakika
İnşa

POLITICO: İran savaşı Cumhuriyetçilerin seçim hesabını bozuyor

27 Ağustos 2026 17:36 Bu sayfayı yazdır

İran savaşının akaryakıt ve gübre fiyatlarını artırması, hayat pahalılığını seçimin ana gündemlerinden biri haline getirirken, Demokratlar ekonomik baskıyı Trump ve Cumhuriyetçi adaylara karşı kullanmaya hazırlanıyor.

POLITICO: İran savaşı Cumhuriyetçilerin seçim hesabını bozuyor
POLITICO: İran savaşı Cumhuriyetçilerin seçim hesabını bozuyor YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH- ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı savaş kararı, yaklaşan ara seçimlerde dış politika başlığından çok “ekonomik sonuçları” üzerinden Cumhuriyetçilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Demokrat adaylar, İran savaşına destek veren Cumhuriyetçi rakiplerini artan gübre ve akaryakıt fiyatları üzerinden hedef alırken, savaşın Amerikalıların yaşam maliyetini yükselttiği mesajını öne çıkarıyor.

Ohio ve Iowa’da Demokrat adaylar, savaşı destekleyen Cumhuriyetçileri çiftçilerin artan gübre maliyetlerinden sorumlu tutarken, Teksas ve Kuzey Carolina’da benzin fiyatlarındaki yükselişi gündeme getiriyor.

Michigan’daki Demokrat Senato adayı Abdurrahman Muhammed Sayid ise İran savaşının maliyetini eyaletteki yol ve altyapı sorunlarının giderilememesiyle ilişkilendiren bir seçim reklamı yayımladı.

Demokratlar, 2006 ara seçimlerinde Irak savaşına yönelik tepkiyi kullanarak Kongre’de önemli kazanımlar elde etmişti. Parti yönetimi, bu seçim döneminde de benzer bir dalga oluşturmayı hedefliyor. Ancak bu kez savaş karşıtlığının yanı sıra artan ekonomik sıkıntıların da seçmen tepkisini büyütebileceği hesaplanıyor.

Irak’ta görev yapmış ve Missouri’den Cumhuriyetçi Temsilci Ann Wagner’a karşı Demokrat aday olarak yarışan eski asker Fred Wellman, “Savaş başlamadan öncekinden daha kötü durumdayız.” diyerek, çatışmanın müttefiklerle ilişkiler ve ekonomi üzerindeki etkisinin yıllarca süreceğini savundu.

Savaşın faturası seçmenin cebine yansıyor

Ağustos ayında yapılan POLITICO anketine göre, katılımcıların yüzde 61’i İran savaşının aileleri için hayatı daha pahalı hale getirdiğini düşünüyor. Bu oran bir önceki aya göre 4 puan arttı.

Cook Political Report’tan Jessica Taylor, savaş yarın sona erse bile ekonomik etkilerinin kasım ayındaki seçimlere kadar ortadan kalkmayacağını belirterek, ara seçimlerin genellikle dış politika üzerinden şekillenmediğini ancak İran savaşının ekonomi üzerindeki etkileri nedeniyle farklı bir nitelik kazandığını söyledi.

Seçim kampanyalarındaki reklamlar da bu değişimi yansıtıyor. POLITICO’nun AdImpact verilerine dayandırdığı analizine göre, 2024 seçim döneminde Temsilciler Meclisi ve Senato yarışlarında benzin veya benzin fiyatlarından söz eden reklamların yüzde 87’si Cumhuriyetçi adaylara aitti.

Bu yıl ise benzin fiyatlarını konu alan reklamların yaklaşık üçte ikisi Demokrat adaylar tarafından yayımlanıyor ve bunların önemli bir bölümü fiyat artışlarının nedeni olarak İran savaşını gösteriyor.

New York’tan yeniden seçilmek için yarışan ve Irak savaşında görev yapmış Demokrat Temsilci Pat Ryan, seçmenlerin yurtdışında yeni bir savaşı desteklemek yerine hayat pahalılığının düşürülmesini istediğini söyledi.

Cumhuriyetçiler savaşı savunmakta zorlanıyor

Cumhuriyetçi adaylar ise İran’ın nükleer silah edinmesini engellemenin önemini öne çıkaran bir karşı söylem geliştirmeye çalışıyor.

Arizona merkezli Cumhuriyetçi stratejist Barrett Marson, savaşın kendisinin seçmenlerin gündeminde ilk sırada olmadığını, ancak savaşın ekonomik sonuçlarının seçim açısından belirleyici olabileceğini söyledi.

Marson, Cumhuriyetçilerin “savaşın askeri açıdan başarılı geçtiğini ve İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini” vurgulaması gerektiğini savunurken, benzin fiyatlarının önümüzdeki iki buçuk ay içinde düşmesinin Cumhuriyetçilerin elini güçlendirebileceğini kabul etti.

2006’da savaş karşıtı bir söylemle Kongre’ye aday olan eski Demokrat Temsilci Chris Carney ise o dönemle bugünkü durum arasında savaşın süresi ve can kayıpları bakımından farklar bulunduğunu belirtti. Ancak seçmenin temel sorusunun değişmediğini söyledi:

“Savaş başlamadan öncekine kıyasla daha güvende misiniz? Ekonomik olarak daha iyi durumda mısınız?”

Seçim yaklaştıkça savaş karşıtı kampanyalar da yoğunlaşıyor. Sol eğilimli VoteVets adlı siyasi kampanya grubu, bu hafta ülke genelindeki büyük askeri üslerin çevresinde binden fazla reklam panosunda hükümet karşıtı mesajlar yayımladı. Reklamlarda gazilere, sandık başına giderken İran savaşının kendileri için daha yüksek fiyatlar anlamına geldiği hatırlatılıyor.

Emekli Tümgeneral Paul Eaton, İran savaşının küresel ekonomi üzerinde “büyük etkisi” olduğunu belirterek, bunun “ABD’nin girmek zorunda olduğu bir savaş değil, tercih ettiği bir savaş olduğunu” ve maliyetinin doğrudan Amerikalıların üzerine yansıdığını savundu. Eaton, savaşın siyasi sorumluluğunun Cumhuriyetçi Parti’ye ait olduğunu söyledi.

Seçimin ana gündemi: Hayat pahalılığı

Mitt Romney’nin 2012 başkanlık kampanyasında kıdemli danışman olarak görev yapan Kevin Madden de Cumhuriyetçi adayların şu anda savunmada olduğunu kabul etti.

Madden’e göre Cumhuriyetçilerin bu durumu tersine çevirebilmesi için “İran’ın oluşturduğu ulusal güvenlik tehdidini” öne çıkarması ve Demokrat rakiplerini İran’ın nükleer silah edinmesi durumunda nasıl hareket edeceklerini açıklamaya zorlaması gerekiyor.

Ancak Madden de bu stratejinin yeterli olmayabileceğini kabul ediyor. Ona göre seçim atmosferini şu anda belirleyen “bir numaralı mesele” hayat pahalılığı.

POLITICO’nun ağustos anketinde katılımcıların “yüzde 56’sı” ülkenin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin yaşam maliyeti olduğunu söylerken, yüzde 29’u ekonominin kötü durumunu öne çıkardı. Küresel istikrarsızlığı önemli bir sorun olarak görenlerin oranı ise yalnızca “yüzde 17’de” kaldı.

Cook Political Report analisti Taylor, “seçmenin İran’a saldırı düzenlenmesini zorunlu kılan acil bir tehdit algılamadığını belirterek, savaşın kamuoyunda destek görmediğini” ve bunun Trump rejiminin savaşa girme gerekçesini seçmene yeterince anlatamadığını gösterdiğini savundu.

İlgili Haberler