Şeyh Naim Kasım'dan hükümete: 'Egemenliğinizden vazgeçme yetkisini size kim verdi?'
Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan’ın İsrail’le yürüttüğü müzakerelere tepki göstererek egemenlikten taviz verilmesini reddetti.
Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ve İmam Cafer es-Sadık’ın (a.s.) veladetleri ile İslam Birliği Haftası vesilesiyle, cuma günü Beyrut’un güney banliyölerindeki Aşura Meydanı’nda düzenlenen merkezi Kutlu Doğum etkinliğinde hitap etti.
Şeyh Kasım, açıklamasında “bölgeyi tahakküm altına almayı ve parçalamayı hedefleyen, İran ve direniş güçlerinin karşı koyduğu saldırgan bir Amerikan-İsrail projesiyle karşı karşıya olduklarını” vurguladı.
“Düşmanın saldırmak için hiçbir fırsatı kaçırmadığını” belirten Şeyh Naim Kasım, buna rağmen hedeflerine ulaşamadığını ve ulaşamayacağını ifade etti.
Filistin, Lübnan, İran, Yemen ve Irak'ta sergilenen “o büyük fedakârlıkların, bölgeyi hedef alan Siyonist-Amerikan projesine set çektiğini” dile getiren Şeyh Kasım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugüne dek çok şey feda ettik, ancak geri adım atmayacağız. Asıl kayıp, pes edip her şeyimizi onların eline teslim ettiğimizde yaşanır.”
Şeyh Kasım, Lübnan yetkililerinin 27 Ekim Anlaşması'ndan dönerek “düşmanla doğrudan masaya oturmak suretiyle ülkeye onursuzluk getiren bir yola saptıklarını” ifade etti.
Hizbullah Genel Sekreteri, “Onurlu direnişçilerin, şehitlerin ve onlarla omuz omuza veren tüm kesimlerin, makam sahiplerinin düşmana verdiği bu tavizlerden beri olduğunun” altını çizdi.
Ardından yetkililere şu soruyu yöneltti:
“Egemenliğinizden vazgeçme yetkisini size kim verdi?”
Lübnan makamlarının yürüttüğü bu müzakerelerin savaşı durdurmadığını, aksine meşrulaştırdığını belirten Şeyh Kasım; bu tablonun “düşmana hiçbir bedel ödetmeden aşağılayıcı bir boyun eğiş anlamına geldiğini” dile getirdi.
Tepkisini şu sözlerle sürdürdü:
“Yürüttüğünüz bu müzakerelerde, sırf koltuklarınızı korumak ve İsrail’in suç ortağı Amerika'ya şirin görünmek uğruna ülkeye ağır bir bedel ödetiyorsunuz.”
Hizbullah Genel Sekreteri, asla savaş taraftarı olmadıklarını, 27 Ekim 2024 Anlaşması'na bağlılıklarının da bunun en somut kanıtı olduğunu yineledi.
Bugün sahada yaşananların karşılıklı bir savaştan ziyade “İsrail'in açıkça sergilediği, kâh tırmanan kâh yatışan pervasız bir saldırganlık olduğunu” belirtti.
Ayrıca “İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki mutabakat zaptı olmasaydı bu saldırganlığın hız kesmeyeceğine” de dikkat çekti.
“İsrail projesinin aslında "Büyük İsrail" hayali olduğunu ve Suriye'de yaşananların da bunun kanıtı niteliği taşıdığını” söyleyen Şeyh Kasım, sahada dimdik ayakta olduklarını ve bu dayatmaları asla kabullenmeyeceklerini vurguladı.
Hizbullah Genel Sekreteri, “Büyük İsrail planını nasıl boşa çıkardıklarını anlatırken, direnişin düşmanın Beyrut’a ulaşmasının, Lübnan’ı zayıflatmasının ve ülke topraklarını işgal ederek burada yerleşim yerleri kurmasının önüne geçtiğini” belirtti.
Bugün “İsrail’in Güney Lübnan’da yeni yerleşimler kurmaya cesaret edememesinin ardında, direnişin yarattığı sarsılmaz iradenin bulunduğunu” ifade etti.
Genel Sekreter, “İsrail’in direnişten, direnişçilerden ve özgürlük uğruna mücadele edenlerden duyduğu korku nedeniyle işgal ettiği toprakların ötesine tek bir sınır dahi çizemediğini” de vurguladı.
Çatışmanın tam ortasında olduklarını ve kararlılıklarından asla ödün vermeyeceklerini ifade eden Şeyh Kasım, yalnızca 27 Ekim 2024 tarihli anlaşmanın 1701 sayılı BMGK kararı çerçevesinde uygulanmasını kabul ettiklerini, bunun dışında hiçbir dayatmayı tanımadıklarını belirtti.
Mevcut çerçeve anlaşmasına “şiddetle karşı çıktıklarını ve iptalini istediklerini; zira bu metnin gayrimeşru, yasa dışı ve onur kırıcı olmasının yanı sıra gasp edilen hakları iade etmeden Lübnan'ın egemenliğini zayıflattığını” dile getirdi.
Şeyh Kasım, “böylesi bir direniş ruhuna sahip olanların, o fedakâr gençlerin ve vatanı uğruna canını dişine takan bir halkın asla yenilmeyeceğinin” altını çizdi.
“Direnişin, halkın, onurlu şehitlerin ve ödenen bu bedellerin karşısında İsrail'in hiçbir kazanım elde edemeyeceğini” belirterek, “Hedeflerimize yürüme kararlılığında adeta birer Kerbela'yız.” ifadelerini kullandı.
“Halkın eşsiz fedakârlıklar sergilediğini” belirten Şeyh Kasım, “onların onurunu korumak, ihtiyaçlarını gidermek ve yıkılanları el birliğiyle yeniden inşa edip onarmak için omuz omuza çalışacaklarını” söyledi.
Konuşmasında İslam birliği konusuna da geniş yer ayıran Şeyh Kasım, “bu birliğin Müslümanlara güç kattığını, özellikle toplumlar ve halklar arasında derin bir dayanışma ve iş birliği zemini oluşturduğunu” vurguladı.
Bu “birliğin asıl gayesinin ümmeti bağımlılıktan ve boyunduruktan kurtarmak; mezhepsel, dini ve siyasi bölünmeleri aşarak bölgemizi lime lime etmeyi hedefleyen Amerikan-İsrail parçalama projelerine karşı etten bir duvar örmek olduğunu” belirtti.
Birliğin aynı zamanda, “iç çekişmeleri bir kenara bırakıp ümmetin asıl düşmanına odaklanmak anlamına geldiğini” de sözlerine ekledi ve devam etti:
“İslam birliğinin iki temel kazanımı vardır: İlk olarak, bizi anlaşmazlıkların önüne geçecek bir kenetlenmeye götürür ve bu birliği ulusal ve insani bir dayanışmaya dönüştürür. İkinci olarak ise, tüm bölgenin kaderini tayin edecek olan Filistin davası etrafında tek yürek olmamızı zorunlu kılar. Bölgemizdeki halkların karşılıklı anlayış zemininde huzura kavuşmasının ve bu kibre artık bir son vermenin vakti çoktan gelmiştir.”
Konuşmasının sonunda İmam Musa es-Sadr'ı vefat yıldönümünde anan Şeyh Kasım, İmam'ın eşsiz bir sembol, bir ilim feneri, örnek bir şahsiyet ve geniş ufuklu bir vizyoner olduğunu, tüm ömrünü adalete ve insanlığa adadığı için bu uğurda can verdiğini dile getirdi.
Son olarak, “Direnişin İmamı Seyyid Musa es-Sadr'ın ve Ümmet Şehitlerinin Efendisi Seyyid Hasan Nasrullah'ın açtığı yoldan sapmadan yürüyeceklerini” bir kez daha teyit etti.
Sözlerini şu kararlı mesajla noktaladı:
“Başımız dik kalacağız ve asla teslim olmayacağız; bırakın ellerinden geleni ardlarına koymasınlar.”
İlgili Haberler
Yaklaşan seçimler İsrail-Lübnan müzakerelerini kilitledi
28 Ağustos 2026 21:09
Lübnan’ın güneyinde İsrail saldırıları sürüyor
28 Ağustos 2026 14:02
Berri: İran vekâlet savaşı yürütmüyor, savaşın merkezinde
27 Ağustos 2026 16:44
İsrail'den Güney Lübnan'a hava ve topçu saldırıları
24 Ağustos 2026 12:11
