Adam kaçırma ve tehdidin ardından Venezuela petrolünde ABD hakimiyeti
ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırmasının ve Caracas üzerindeki baskısını artırmasının ardından Trump, Venezuela’nın petrol rezervlerinin büyük bölümünde “ABD kontrolünü” sağlayan anlaşmayı duyurdu.
YDH- ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın petrol kaynakları üzerindeki ABD kontrolünü genişleten anlaşmayı “dünyanın en büyük petrol anlaşması” olarak duyurdu.
Trump, Washington’ın Venezuela’nın 65 milyar varilden fazla kanıtlanmış petrol rezervinin büyük bölümünün kontrolünü ele geçirdiğini açıklarken, anlaşmanın ABD’ye herhangi bir maliyet getirmeyeceğini vurguladı.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’nin Venezuela ile “dünyanın en büyük petrol anlaşmasını” gerçekleştirdiğini belirterek, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savaş Bakanı Pete Hegseth’in Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile yürüttüğü çalışmalar sonucunda petrol rezervlerinin büyük bölümünün “Amerikan kontrolüne” alındığını söyledi.
Trump, anlaşmanın ABD’nin petrol rezervlerini iki kattan fazla artıracağını ve petrol arzını yükselterek Amerikalılar için yakıt fiyatlarını uzun yıllar boyunca düşüreceğini belirtti.
Washington’ın Venezuela petrolü üzerindeki hakimiyetini ekonomik bir kazanım olarak sunan Trump, anlaşmanın aynı zamanda Venezuela’nın ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacağını öne sürdü.
Venezuela’ya 209 milyar dolarlık gelir vaadi
Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez de anlaşmayı “tarihi” olarak nitelendirdi.
Rodriguez, anlaşmanın Caracas’a 209 milyar dolar gelir sağlayacağını belirterek, 17 stratejik petrol sahasının geliştirilmesini, 100 milyar doların üzerinde yatırım yapılmasını ve Venezuela devletine 209 milyar doların üzerinde vergi geliri aktarılmasını öngördüğünü açıkladı.
Rodriguez, anlaşmanın petrol üretimini artıracağını ve enerji sektörünün yeniden inşası için gerekli yatırımların önünü açacağını savundu.
Ancak anlaşmanın merkezinde Venezuela’nın dev petrol rezervlerinin önemli bölümünün “Amerikan kontrolüne” geçirilmesi bulunuyor.
Washington, Venezuela petrolünün satışından elde edilen gelirlerin yönetimi ve petrol ihracatı üzerindeki denetimini daha önce de artırmıştı.
Petrol üzerindeki ABD denetimi genişliyor
ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesi, ülkenin petrol kaynakları üzerindeki kontrolün Washington’a devredilmesiyle sonuçlanan bir sürecin ardından geldi.
3 Ocak’ta ABD’nin Venezuela’daki sivil ve askeri hedeflere düzenlediği saldırının ardından Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores kaçırılarak New York’a götürüldü.
İki gün sonra Rodriguez, Venezuela Ulusal Meclisi önünde yemin ederek geçici devlet başkanlığı görevini üstlendi.
Maduro’nun kaçırılmasının ardından Washington, Venezuela’nın petrol ihracatı ve petrol gelirlerinin yönetimi üzerindeki kontrolünü daha da sıkılaştırdı. Trump rejimi, Venezuela petrolünün ABD gözetiminde satılacağını açıkladı.
Washington daha sonra daha fazla şirket ve petrol tacirinin Venezuela ham petrolünü satın almasına izin verirken, işlemlerin ABD piyasası üzerinden gerçekleştirilmesini şart koştu.
ABD’li petrol şirketleri için Venezuela sahaları
Trump, 9 Ocak’ta Chevron, Exxon, Shell ve ConocoPhillips gibi büyük petrol şirketlerinin temsilcileriyle yaptığı toplantıda Venezuela’nın petrol sektörünün yeniden yapılandırılması için en az 100 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç olduğunu söylemişti.
Yeni anlaşma, Washington’ın Venezuela’daki siyasi müdahalesinin yanı sıra ülkenin enerji kaynakları üzerindeki ekonomik hakimiyetini de kurumsallaştıran bir adım olarak öne çıkıyor.
Trump rejimi anlaşmayı ABD’nin enerji güvenliği ve Venezuela’nın ekonomik toparlanması çerçevesinde sunsa da 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin büyük bölümünün “Amerikan kontrolüne” alınması, Venezuela’nın stratejik enerji kaynakları üzerindeki egemenliği açısından yeni bir tartışma başlatıyor.




