İngiltere-İsrail hattında kriz büyüyor
Gazze savaşı ve işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşim politikaları nedeniyle Londra ile Tel Aviv arasındaki gerilim tırmanırken, İngiltere’nin yeni yaptırımları ve İsrail’in misilleme adımları iki ülke ilişkilerini kopma noktasına taşıyor.
YDH- İngiltere ile İsrail arasındaki ilişkiler, Gazze savaşı, yerleşimci şiddeti ve işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişletilmesi planları nedeniyle daha da geriliyor.
Financial Times’ın aktardığına göre, iki ülke arasındaki görüş ayrılıkları son yılların “en ciddi” diplomatik krizlerinden birine dönüşüyor.
Gazze savaşı ve yerleşim politikaları gerilimi artırıyor
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, geçen ay katıldığı bir podcast yayınında İngiltere’yle alay ederek, “Nükleer silahlara sahip ilk İslam Cumhuriyeti, İslami Britanya Cumhuriyeti olacak” ifadelerini kullandı.
İngiltere Başbakanlık Ofisi bu sözleri “kesinlikle kabul edilemez” olarak nitelendirerek konuyu İsrail tarafına resmen iletti.
Gerilim kısa süre sonra Netanyahu’nun oğlu ve zaman zaman danışmanı olarak görev yapan Yair Netanyahu’nun İngiltere’deki İşçi Partisi hükümetini “antisemitik, komünist ve cihatçı” olarak nitelemesiyle yeniden tırmandı. Yair Netanyahu ayrıca, Arjantin’in Falkland Adaları üzerindeki taleplerine destek verdi.
Financial Times’a göre bu açıklamalar, iki ülke ilişkilerindeki onlarca yıllık gerilemenin benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Eski üst düzey bir İsrailli yetkili, ilişkilerin “giderek daha fazla tırmanabileceğini ve bu kötüleşmeyi durdurabilecek kimsenin bulunmadığını” söyledi.
Gerilim, iki ülke arasında son yıllarda geliştirilen istihbarat ve savunma işbirliğinin yanı sıra yıllık yaklaşık 6,2 milyar sterline ulaşan ticareti de tehdit ediyor.
İngiltere’nin İsrail politikasında değişim
Eski İngiltere Başbakanı Keir Starmer, özellikle İşçi Partisi’nin sol kanadından gelen baskıların ardından Gazze politikasında değişikliğe gitti.
Londra, İsrail’e bazı silah ihracat lisanslarını askıya aldı, yeni bir serbest ticaret anlaşmasına ilişkin müzakereleri durdurdu, bazı İsrailli bakanlara yaptırım uyguladı ve Filistin devletini tanıdı.
İngiltere’nin yeni Dışişleri Bakanı Ed Miliband da Netanyahu hükümetini ve Batı Şeria’da yaklaşık 3 bin konut inşa edilmesini öngören E1 yerleşim planını eleştirdi.
Miliband salı günü Avam Kamarası’nda yaptığı açıklamada, İngiltere’nin “iki devletli çözümün yok edilmesini kabul etmeyeceğini” söyledi ve önümüzdeki haftalarda “kapsamlı bir dizi önlem” açıklayacaklarını belirtti.
İsrail’den “misilleme” hazırlığı
İsrail yönetiminin ise yeni İngiliz yaptırımlarına karşılık vermeyi değerlendirdiği bildiriliyor. Buna göre İsrail, İngiliz yetkilileri Gazze’nin savaş sonrası durumuna ilişkin ABD öncülüğündeki koordinasyon merkezinden çıkarmayı planlıyor.
İsrail bu yıl daha önce İspanya ve Hollanda’nın temsilcilerini benzer şekilde merkezden çıkarmıştı. Hükümetlerinin tutumlarına bağlı olarak Alman ve İtalyan temsilcilerin de hedef alınabileceği belirtiliyor.
Londra yeni yaptırımları değerlendiriyor
İngiltere Başbakanı, aralarında işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşimlerle ticaretin yasaklanmasının da bulunduğu yeni yaptırımlar konusunda karar vermek zorunda.
YouGov anketine göre, İngilizlerin yüzde 50’si yerleşimlerle ticaretin yasaklanmasını desteklerken, yalnızca yüzde 16’sı buna karşı çıkıyor.
İngiltere Başbakanı, İşçi Partisi liderliği için 2015’te yarışırken göreve gelmesi halinde ilk yurtdışı ziyaretini İsrail’e yapacağı sözünü vermişti. Ancak bu yıl İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı partinin yeterince güçlü tepki göstermemesi nedeniyle özür dileyerek farklı bir tutum benimsedi.
Şu ana kadar İngiltere Başbakanı’nın İsrail’e resmi bir ziyareti açıklanmadı. Financial Times, yakın gelecekte böyle bir ziyaretin gerçekleşmesinin de düşük ihtimal olduğunu değerlendiriyor.
İngiliz yaptırımları İsrail’i ticari açıdan etkileyebilir
İki ülke ilişkilerini yakından takip eden kaynaklara göre, kapsamlı yaptırımlar fiilen İsrail’le ticaretin boykot edilmesine kadar varabilir. Ayrıca bu tür adımların ABD’nin boykotlara ilişkin mevzuatıyla çelişme ihtimali bulunuyor.
Öte yandan söz konusu yaptırımların İsrail Başbakanı Netanyahu’nun 27 Ekim’deki seçimler öncesindeki konumunu güçlendirebileceği değerlendiriliyor. Financial Times’a göre yaptırımlar, İsrailli seçmenler arasında “kuşatma zihniyetini” daha da güçlendirebilir.
Eski bir İsrailli yetkili ise başta Avrupa ülkeleri olmak üzere diğer hükümetlerin de Netanyahu yönetiminden rahatsız olduğunu ancak yeni adımlar atmadan önce İsrail seçimlerinin sonuçlanmasını beklediklerini söyledi.
İlgili Haberler
Muhalefetten Netanyahu'nun eşine tazminat davası
01 Eylül 2026 21:45
İsrailli eski generallerden Batı Şeria itirafı: “Etnik temizlik ve Yah…
01 Eylül 2026 10:20
Güney Suriye’de İsrail gerilimi: Halk direniyor, saldırılar artıyor
01 Eylül 2026 10:09
İsrail, Güney Suriye’de yeni "güvenlik düzeni" kuruyor
01 Eylül 2026 10:00
